T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 7 HAZİRAN 2006 ÇARŞAMBA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Mehmet OCAKTAN

Aman halının altını kaldırmayın, çeteler gözükmesin...

Son günlerde yaşadığımız 'komplo maskaralığı', bu ülke insanlarının uzaktan da olsa ruhen ve zihnen, 'çete' ve 'mafyoz' ilişkilere karşı bir zaafı olduğunu ortaya çıkarmış oldu. Evet, ülkede hangi taşı kaldırsak ülkenin 'istikrar'ına, toplumsal barışına karşı bir 'komplo maskaralığı' çıkıyor. Her 'komplo'nun ardından, 'bu kadarı da olmaz' diye isyan ediyoruz ve üstelik bu durum kanımıza dokunuyor. Ne yapalım ki, toprağımız müsait...

Doğrusu bir bakıma da çok iyi oldu. Çünkü 'merkez medya'nın bazı yazarları, çeteleri ortaya çıkarmanın 'komplo maskaralığı' olduğuna inanıyor. Bir bakıma güvenlik güçlerine denmek isteniyor ki: "ne diye fazla derinlere inip de ortalığı karıştırıyorsunuz, halının altını kaldırmayın ve bırakın çeteler gözükmesin."

Öyle ya, ne olmuş yani, çeteler bizim çetelerimiz. Tek yaptıkları, 'vatan-millet' için insanları katletmek, malları gasbetmek... Üstelik bu 'cici çeteler', ulvi bir 'dava' için çeteleşiyorlar...

Hele son 'Atabeyler' gerilla grubunu ortaya çıkaranlar çok ama çok ayıp bir iş yapmışlar. Çünkü bu arkadaşlar, ordunun mühimmatını çalıp PKK'ya karşı mücadele etmek üzere eğitim çalışması yapıyorlarmış!.. 'Ulvi idealler' adına hazırlık yapan, canla başla eğitim çalışmasına katılan 'cici çeteleri'mizi ortaya çıkarmak, olsa olsa bir 'komplo maskaralığı' olabilir...

Şimdi sıkı durun, basınımızın bazı 'güzide' yazarlarına göre, ordu mallarını çalarak Ankara'nın arka sokaklarındaki evlerde bomba ve silah depolayan, bazı siyasilere karşı krokili planlar hazırlayan 'vatansever çeteler'in ortaya çıkarılmasıyla, "hepimizi enayi yerine koyan salakça bir oyun" oynanmış. Üstelik bütün bunlar, hepimizi "kahkahadan kırıp geçirecek bir senaryo"ymuş...

Allahaşkına neresi 'komik' bu olayın? Acaba bazı 'andıç kuşları' için, askeriyenin depolarından silah ve mühimmat çalarak 'çete' kurmak çok mu kahkahalarla gülünecek bir olaydır...

Son olayların en komik olmayan tarafı ise, "kargaların bile güleceği bu oyunlara bakıp kamplara" ayrılmamızmış... Bu nasıl bir zihin karmaşasıdır ki, hem 'çeteler'in ortaya çıkarılmasını 'komik' bulacaksınız, hem de bu komedi yüzünden toplumun kamplara ayrıldığını söyleyeceksiniz.

Ordudan çaldıkları silahlar ve bombalarla dolaşanlar 'piknik yapmak' üzere bir araya gelmediklerine göre, bunların bir amacı olmalı. Ayrıca bütün dünya ve biz de biliyoruz ki, eli silahlı çetelerin esas amacı, ülkede huzursuzluk çıkarmak, toplumu kamplara ayırmak ve 'toplumsal kutuplaşma'yı azdırmaktır. 'Andıç kuşları'nın bize yutturmaya çalıştığı gibi, 'kargaların bile güleceği' bir komedi oyunu falan değil.

İşte bu zihinsel çarpıklık günlerce, Danıştay'a yapılan menfur saldırının 'manyak' bir katilin tek başına gerçekleştirdiği bireysel bir eylem olduğuna ikna etmeye uğraştı.

Ortada tutuklu sanıklar, organize eylemler zinciri, zırhlı evler, karanlık bir intihar girişimi, saatlerce yapılan telefon görüşmeleri, Susurluk'tan tanıdığımız akrabalar ve bolca "ulusalcı ittifak" malzemesi, çok sayıda silah, ordu malı bombalar, terör için kullanılan birden fazla araba ve güçlü bir dayanışma halkası apaçık ortada dururken, bazı 'andıç kuşları', bütün bunları 'çete' ve 'örgüt' olarak tanımlamanın dezenformasyon olduğunu yazıp çizdiler.

Kimbilir belki, Danıştay'a yapılan saldırıyla ilgili 'çete' oluşumlarını da çok komik bulmuşlardır.

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi