T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 7 HAZİRAN 2006 ÇARŞAMBA | ||
|
|
Adapazarı'nda organize suç örgütü kurmaya çalışan beş kişi yakalandığında, takvimler 6 Ocak gününü gösteriyordu ve öyle sanıyorum ki aramızdan hiç kimse, yeni girdiğimiz 2006 yılının, çeteler açısından bu kadar bereketli geçeceğini tahmin etmemişti. Üç gün sonra Adana'da "Kaplan Çetesi Operasyonu" yapıldı. 18 kişi gözaltına alındı. Suçları halkın huzur ve güvenliğini bozmak, zorla çek-senet tahsil etmek, adam kaçırmak, silahla tehdit etmek, okul servislerinden haraç almak olarak sıralanıyordu. Böylece çete avı bir bakıma sürek avına dönüşmüş oluyordu. Çetelerin çökertilme periyodu da yaklaşık olarak ortaya çıkmış sayılırdı: Üç-üç buçuk gün. Aradan geçen beş ay içinde 43 çete çökertildi. Gözaltına alınanların sayısı binlerle ifade ediliyor.
22 Ocak günü Gebze'de AK Parti İlçe Başkanı Mehmet Ali Okur'a yapılan silahlı saldırıyla ilgili olarak düzenlenen operasyonda 16 kişi gözaltına alındı. Kapıkule'de "Avcı" adıyla büyük çaplı bir operasyon yapıldığını duyduğumuzda, 23 Ocak gününü gösteriyordu takvimler. Aradan beş gün geçmişti ki bu defa Ege'den başgösterdi bir çete. Kendilerine "Ahtapot 2 Çetesi" ismini uygun gören 62 kişi yakalandı. Suçları esnafı haraca bağlamak, zorla çek ve senet imzalatmak, kumar oynatarak borçlandırmak, hırsızlık, çalıntı oto ticareti yapmak, huzur ve güvenliği bozmak, esnafın dükkân ve otomobillerini gasp etmek, tarihi eser kaçakçılığı şeklinde uzun bir liste oluştursa da bence bu çete üyelerinin cezalarında bir miktar indirim uygulanması yerinde olur. Çünkü çete elemanları her şeyi devletten beklememiş, kendi çetelerinin adını kendileri bulmuş ve bir bakıma polise yardımcı olmuşlardır. Her üç günde bir çete çökertme operasyonu yapan polis ekiplerinin her operasyona ayrı bir isim vermek için ne kadar kafa patlattığını bir düşünün. Polisler operasyona isim bulmakla mı uğraşacaklar, çeteyi mi çökertecekler? İster istemez verim düşer. Neyse...
14 Şubat'a geldiğimizde Yeşil kod adıyla bilinen ve hayatta olup olmadığına dair elimizde herhangi bir bilgi bulunmayan Mahmut Yıldırım'ın oğlunun da aralarında bulunduğu 15 kişi yine aynı suçtan, haraç toplamak ve çete oluşturmaktan gözaltına alındı. Ertesi gün meşhur "Sauna Çetesi" patlak verdi. Polis bu defa kafa karıştırıcı bir yöntem uyguladı. Operasyona seçtiği isim yüzünden karıştı kafalar. Kısaca "Sauna Operasyonu" demek varken, tuttular adını "Küre Operasyonu" koydular. Gözaltına alınan 14 kişi arasında eski Emniyet Genel Müdür Vekili, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda görevli bir yüzbaşı ve İbrahim Tatlıses'in korumaları da bulunuyordu. Çete üyelerinin, saunaya gizli kamera yerleştirdikleri ve elde ettikleri görüntülerle, aralarında milletvekilleri ve bürokratların bulunduğu üst düzey görevlilere şantaj yaptıkları ileri sürüldü. Sanıkların üzerinden çıkan sahte kimlikler "Polat Alemdar" ve "Kemal Tahir" adına düzenlenmişti. İşin içine sanat girmiş sayılırdı.
Çok geçmeden Samsun'da ve Bursa'da birer operasyon yapıldı. Bursa'daki "Çağrı Operasyonu" sırasında 32 kişi gözaltına alındı. Bunlar arasında İl Jandarma Alay Komutanı albay, bir uzman çavuş, bir emniyet amiri ve üç polis memuru da bulunuyordu. Bunlar tabii hep münferit olaylardı. Münferit olaylar halen devam ediyor... Kaplan, Kapıkule Avcı, Ahtapot 2, Sauna yani Küre, Çağrı, Kantar, Danıştay derken, Atabeyler'e kadar geldik. Sırada neler var, çıktıkça göreceğiz. Münferit münferit ortaya çıkacaklar ve günün birinde "Ferit Münferit" adlı vatandaş da yakalanacak. Çeteler geçiyor allı yeşilli... Çeteler geçiyor dümenleri Lazlı, Kürtlü, Çerkezli... Çeteler subaylı, astsubaylı, emniyet amirli, cilveli, nazlı...
|
![]()
| ||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |