T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 7 HAZİRAN 2006 ÇARŞAMBA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Resul TOSUN

İsrail-Filistin ziyareti

Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet Sezer İsrail ve Filistin'e gidiyor. İyi de ediyor. Politikalarını beğenmesek de eleştirsek de İsrail ile köklü devlet geleneği olan bir ülke olarak ilişkilerimizin ölçülü ve dengeli biçimde devam etmesi isabetlidir. Elbette ki İsrail'in işgal politikasını, Filistinlilere uyguladığı hayat hakkı tanımama politikasını kesinlikle tasvip etmeyiz. Ama bölgenin en köklü devletlerinden biri olarak devletlerarası ilişkilerin devam etmesi gayet tabiidir.

Tıpkı Rusya'yla devam ettiği gibi. Rusya'nın da birçok politikasını tasvip etmeyiz, hatta tarihi olayların akışına baktığımızda en çok savaştığımız ülke-ler arasında olduğunu görürüz. Buna rağmen devlet geleneği, ilişkilerin kesilmesini gerektirmez. Devletler yeri gelir savaşır yeri gelir barışır, yeri gelir karşılıklı anlaşmalar imzalar ticaret yapar, turistik organizasyonlar düzenler ama ilişkiler kopmaz/kopmamalıdır.

58 yıl önce kurulmuş bir devlet olarak Türkiye ile doğrudan sorun yaşamamış İsrail ile Türkiye'nin ilişkilerini sürdürmesi de devletlerarası ilişkiler göz önünde bulundurulduğunda gayet normaldir.

Bizim millet ve devlet olarak İsrail'e karşı tavır alışımız hep bölge politikaları ve Filistin halkına yapılan muamele sebebiyle olmuştur. Yetmişli yıllarda Filistin'in resmi büyükelçiliğine izin veren ilk devletin Türkiye olduğu düşünülürse iktidarda hangi siyasi parti bulunursa bulunsun devletimizin Filistin halkına gösterdiği yakın ilgi gayet iyi anlaşılacaktır.

Milletimiz zaten Filistin halkının hep yanında durmuştur.

Gerek siyasi hareketler içinde gerek düşünce bazında İsrail karşıtlığı diye adlandırılan yaklaşımlar da aslında siyonizme karşı koyulan tepkilerdir. Dünya siyonizmine karşı olmak Yahudi düşmanlığı anlamına gelmez. Aksine emperyalizme, kapitalizme ve işgale karşı gelmek anlamını taşır. İsrail de siyonizme hizmet ettiği sürece, siyonizme alet olduğu sürece gereken tepkiyi elbette ki görecektir.

Kuruluşundan günümüze kadar geçirdiği süreçte İsrail'in takip ettiği politikalar maalesef bölgeyi rahatlatan değil sürekli huzursuzluğa sevk eden politikalar olmuştur. Büyük İsrail projesini adım adım uygulamaya koymak için fiilen toprak işgal etmiş hak ihlallerinde bulunmuş, mülteci kamplarında hafızalardan hâlâ silinmemiş, katliamlar yapmış ve hakkında verilen 75 adet BM kararını uygulamamıştır.

Bu politikalar tasvip edilemez. Yahudileri İspanya'daki katliamlardan kurtararak 500 yıl şefkatle bağrında barındırmış olan Türkiye de hem devlet olarak hem millet olarak bu politikaları tasvip etmemiştir/edemez.

Bütün bunlara rağmen devletlerarası ilişkiler özellikle bu küreselleşme sürecinde koparılamaz/koparılmamalıdır. İlişkilerin sürdürülmesi bölge yararına olduğu gibi aynı zamanda Filistin halkının da yararınadır.

O sebeple Sayın Cumhurbaşkanımız'ın İsrail ve Filistin ziyareti olumlu bir adımdır. Sayın Sezer başından beri Filistin halkına kol kanat germiş bir Cumhurbaşkanı olmuştur. Filistin halkının seçtiği hükümet mensuplarıyla görüşmeyeceği haberlerinin öne çıkmasında bence garipsenecek bir nokta yoktur. Sayın Sezer'in kendi ülkesindeki seçilmiş hükümete karşı tavrı da pek farklı değildir! Önemli olan Türkiye-İsrail ve Türkiye-Filistin arasındaki ilişkilerdir. Sayın Sezer Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'la görüşeceği için Filistin hükümetiyle görüşmemesine kafayı takmamak gerekir.

Ben Sayın Cumhurbaşkanı'ndan İsrail Meclis Başkanı'yla görüştüğünde "TBMM İnsan Haklarının İnceleme Komisyonu'nun, büyükelçinize yaptığı İsrail cezaevlerini ziyaret talebine neden iki senedir cevap vermiyorsunuz?" diye sormasını beklerim.

Bir de Filistin tarafına geçtiğinde Filistinlilerin bulunduğu herhangi bir ortama -kahvehane hastane, okul v.b.- habersiz ziyarette bulunup onları dinlemesidir. Filistin halkının gerçek durumunu öğrenmesi için yeterlidir.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi