|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| S O N D A K İ K A | 10 HAZİRAN 2006 CUMARTESİ | ||
|
|
Gül: Ege, dostluk denizi olacak
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, "Beklentimiz, Türkiye, Yunanistan ve kapsamlı çözüm sağlanmış Kıbrıs'ın örnek bir işbirliği içinde bölgemizde barış ve istikrarın, kalkınma ve refahın sembolü haline gelmesidir" dedi.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni'den sonra bir konuşma yapan Gül, Bakoyanni'yi İstanbul'da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, Yunanistan'ın Türkiye'nin komşusu olduğunu ve bu medya konferansına Yunanistan'dan 100'e yakın medya mensubunun katıldığını söyledi. "BU BULUŞMA, DİYALOĞUN KANITI" Bu toplantı sonrasında Bakoyanni ile bir araya geleceklerini, Türkiye ile Yunanistan ilişkilerini görüşecek, iki ülke arasındaki problemleri cesaretle konuşup çözüm için gayret sarf edeceklerini dile getiren Gül, şunları kaydetti: "Bunda basının desteği çok önemli. Sizlerden beklentimiz, neler yapabilirsiniz, sizler nasıl hükümetlere destek verirsiniz? İki ülkenin dostluğunun gelişmesine nasıl katkıda bulunursunuz? Bunlara değineceksiniz. Türk ve Yunan basın mensuplarını bir araya getirerek karşılıklı anlayışın pekişmesine ve dostlukların ilerlemesine olanak sağlayan bu buluşma, aynı zamanda son 7 yıldır iki ülke arasındaki ilişkilere damgasını vuran diyalog sürecinin başarısının bir kanıtıdır." "FARKLILIKLAR, HOŞGÖRÜ POTASINDA ERİSİN" Gül, Ege'nin iki kanadındaki ülkelerin basın mensupları arasındaki dostluğun yanlış algılama ve önyargıların aşılmasına hizmet edeceğine inandığını belirterek, farklılıkların karşılıklı anlayış ve hoşgörü potası içinde giderilmesi gerektiğine inandıklarını söyledi. Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türk-Yunan ilişkilerinin ulaştığı aşama ve olgunluk düzeyi, sorunların diyalog, temas ve işbirliği yoluyla halledilmesi imkanını vermektedir. Türk ve Yunan halkları yeni sorunlar istemediği gibi halihazır sorunların da çözümlenmesini bizden beklemektedir. Türk-Yunan ilişkileri, özlü bir içeriğe ve geleceğe sahiptir. Bölge barışının da önemli bir unsurudur. Türkiye ile Yunanistan arasında geliştirilecek işbirliği ve ortaklık ilişkisi, Balkanlara, Karadenize, Akdenize ve bizi çevreleyen tüm coğrafyaya olumlu yansımalarda buluncaktır. Ege, mutlaka bizleri birleştiren, dostluk ve barış denizi olacaktır. Beklentimiz, Türkiye, Yunanistan ve kapsamlı çözüm sağlanmış Kıbrıs'ın örnek bir işbirliği içinde bölgemizde barış ve istikrarın, kalkınma ve refahın sembolü haline gelmesidir. Bu işbirliği, ihtilaflar ve çatışmalardan yorgun düşmüş yakın çevremize de yansıyacaktır." "MEDYA AÇIK FİKİRLİ OLMALI" Gül, iki ülke halkları arasında anlayışın pekiştirilmesi ve dostluğun güçlendirilmesinde medyaya büyük sorumluluklar düştüğünü ifade ederek, iki ülke bakanlarının bir araya geldiklerinde resmi görüşleri konuşup anlattıklarını, medyanınsa daha açık fikirli, daha rahat, daha çeşitli düşünüp sorunların çözümünde daha yaratıcı olabileceğini, bu nedenle bu platforma büyük önem verdiklerini anlattı. Medyanın 21. yüzyılda kamuoyunu yönlendirmede büyük güce sahip olduğunu, ülkeleri birbirinden uzaklaştırabildiği gibi hatta birbirine düşman edebildiği gibi halkların yakınlıklarını ve ortak değerlerini keşfetmesinde de etkin bir rol oynayabildiğini söyledi. Abdullah Gül, geleceği siyasetçilerden çok medyanın yönledirdiğini belirterek, medyanın siyasetçi ve hükümetleri dostluk açısından teşvik edebildiği gibi onların cesaretlerini kırabileceğini de kaydetti. Salonda bulunan medya mensuplarına da seslenen Gül, "Biz sizlerden kaleminizi, uluslarımızı yakınlaştırmak amacıyla kullanmanızı istiyoruz" dedi. "KUŞKULARI KIRMAYA DEVAM ETMELİYİZ" Her iki ülkede 1999 yılında meydana gelen üzücü depremlerin ardından iki ülke halklarının birbirlerine olan sevgilerini açıkça ortaya koyduklarını kaydeden Gül, iki halkın birbirini daha iyi anlamasına da bu ilişkilerin yardımcı olduğunu hatırlattı. Gül, açılışta konuşan Yunanlı gazeteci Kolioponos'un ifade ettiği gibi Atina ile İstanbul arasında bir saatlik uçuş mesafesi bulunduğunu, buna rağmen her iki ülke basının birbirinden uzunca bir süre habersiz kaldığını söyledi. İki ülke basınının attığı güven artırıcı adımların, sorunların cesaretle ele alınmasına katkıda bulunduğunu da ifade eden Abdullah Gül, iki ülkenin turizm işbirliğinde de yaşadığı gelişmelerin, halkların hükümetlerden beklentilerinin bir kanıtını oluşturduğunu vurguladı. Gül, "Halklarımız arasındaki temasları teşvik etmeliyiz. Önyargıları, kuşkuları kırmaya devam etmeliyiz. Zaman zaman ortaya çıkan farklı algılamaları ortak çabalarla gidermeliyiz. Uluslarımızı 21. yüzyılda dostluk ve işbirlği zemininde el ele yürümeye hazırlamamız gerekir" şeklinde konuştu. BARDAĞIN BOŞ TARAFINI DOLDURMA GAYRETİ Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Gül, iki ülkenin 2 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmi bulunduğunu, başta iki ülke başbakanlarının temelini attığı Karacabey-Gümülcine doğalgaz boru hattı olmak üzere enerji alanında başlatılan işbirliğinin bölgesel istikrar ve barışa potansiyel katkıları da gözönüne serdiğini anlattı. İki ülkenin imzaladığı 29 anlaşma ve protokolün uygulanmasında önemli mesafe alındığını, son dönemde Yunanistan sermayesinin Türk bankacılık sektörüne yaptığı yatırım miktarına da işaret eden Gül, bunun iki ülke özel sektörünün işbirliğini gösterdiğini bildirdi. Türkiye ile Yunanistan'ın NATO, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü ve Türkiye'nin AB üyeliği yolunda yakın işbirliği içinde bulunduğu kaydeden Gül, "Bardağın dolu tarafını görmek bizi asla rehavete sevketmeyecek. Daha çok şeyler yapmamız gerektiğinin bilincindeyiz" dedi. "KIŞKIRTICI VE TAHRİK EDİCİ OLMAYAN YAYINLAR OLMALI" Bardağın boş olan tarafını doldurma gayreti içinde olmak gerektiğini vurgulayan Abdullah Gül, medyanın da desteğiyle iki ülke arasında sabır ve sağduyu içinde çözüm bulunamayacak konu olmadığına inandığını ifade etti. Hükümetin, iki ülke halklarının, işadamlarının çeşitli kamuoyu ve meslek gruplarının beklentilerini kendine görev edinerek işbirliğini sürdürmek, sorunları diyalog yoluyla çözmek kararlılığını devam ettirdiğini belirten Gül, şunları söyledi: "Bütün bu çabalar da iki ülke medyalarına düşen görev, populist olmayan, kışkırtıcı, tahrik edici olmayan, yapıcı ve objektif bir tutum benimsemesidir. Bu hepimizi etkileyecektir. Gelecek nesillerin hazırlanması sizin elinizde olacak. Bu platforma çok önem veriyoruz ve güçlendirmek için de burada bulunduk."
|
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |