|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| S O N D A K İ K A | 10 HAZİRAN 2006 CUMARTESİ | ||
|
|
Talat: Rumlar çözümsüzlüğü kalıcı hale getiriyor
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi'nin önerdiği teknik komitelerin oluşturulmasını daha ilk günden gerekli ve yararlı gördüklerini ifade ederek, "Teknik komiteleri ister görünüp küçücük sorunlar etrafında fırtınalar koparıp komitelerin oluşmasını engelleyen Rum tarafının bu tutumunun BM tarafından ortaya konmasını istiyoruz" dedi.
Talat, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde yaptığı açıklamada, Kıbrıs sorununun çok yeni bir süreç yaşadığını belirterek, bu sürecin özellikle Kıbrıs Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle aslında bir çözüm yolu arayışı biçiminde geliştiğini söyledi. Almanya'nın bu görüşmeyi gerçekleştirmesi ve görüşme konusunda istekli olmasını da buna bağladığını kaydeden Talat, şöyle dedi: "Almanya gelecek yıldan itibaren ilk 6'lık dönemde AB dönem başkanıdır. Ayrıca BM Güvenlik Konseyi başkanlığını devralıyor. Almanya, BM'nin yeni oluşumunda Güvenlik Konseyi daimi üyeliğine de adaydır. Dolayısıyla Kıbrıs sorunuyla daha fazla ilgilenmeye, Kıbrıs sorununu daha iyi anlamaya, belki yardımcı olabilirse çözüm yollarını zorlamaya niyetlenmektedir. Bu bağlamda gerçekleşen görüşme son derece yararlı olmuştur. Biz açık ve net olarak tutumumuzu ortaya koyduk. Kıbrıs sorununun çözümünü istediğimizi, Kıbrıs'ın birleştirilmesi için kararlılığımızın devam ettiğini, Kıbrıs Türk halkı bakımından Kıbrıs sorunun çözümünü temel parametrelerinin BM'nin, Güvenlik Konseyinin saptadığı parametreler ve onun en son şekli olan Annan Planı zemininde devam ettiğini açıklıkla ortaya koyduk." Talat, "görüşmelerde Türkiye'nin AB sürecinde limanlarını Kıbrıs bandıralı gemilere, havaalanlarını Kıbrıs uçaklarına açması konusu dahil olmak üzere bütün bu konuları değerlendirdiklerini ve Kıbrıs Türk tarafı açısından bakış açılarını ortaya koyduklarını" ifade etti. Almanya'nın Kıbrıs konusuyla ilgili ne düşündüğünü yorumlayamayacağını kaydeden Talat, "Bundan sonraki dönemde Avrupa'nın, AB'nin lider ülkesi Almanya'nın da Kıbrıs konusuyla daha fazla ilgilendiği günleri göreceğiz. Böyle tahmin ediyorum" diye konuştu. Kıbrıs Türk tarafı olarak son derece açık ve net bir politika yürüttüklerini anlatan Talat, "Bu politika dünyanın arzuladığı, bugüne kadar arzuladığını ifade ettiği Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik politikadır. Bu politikayı anlatıyoruz ve anlaşılıyor" dedi. Rum tarafının yürüttüğü politikanın ise çözümsüzlüğü ve bölünmeyi kalıcı haline getiren politikalar olduğunu belirten Talat, AB avantajlarını kullanan Rum tarafının bu politikaları sonsuza dek yürütemeyeceğini anlaması gerektiğini söyledi. Berlin'de özellikle bir konunun altını çizdiğini ifade eden Talat, günlük yaşamın her alanında iki toplum arasındaki ilişkilerin rahat yürütülebilmesi için gerekli bütün açılımları yaptıklarını ve yapmaya devam ettiklerini bildirdi. Kıbrıs Türk tarafının başından beri oluşturulmasından yana olduğu teknik komitelerin oluşturulmasında Kıbrıs Rum tarafının ayak sürmesini ve bunun yarattığı sıkıntıyı iki halkın da yaşadığını anlatan Talat, şöyle devam etti: "Suç olaylarında suçluların iki taraf arasında hareket ederek cezadan kurtulmaları kabul edilebilecek bir durum değildir. Bunun dışında çeşitli çevre, sağlık ve ekonomik ilişkilerin yaşandığı sıkıntılara varıncaya kadar birçok sorunla karşı karşıyayız. Bu sorunların çözümü için BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi'nin önerdiği teknik komitelerin oluşturulmasını ilk günden hem de yazılı olarak kabul etmiş taraf olarak Rum tarafının oyalama taktiğinden artık bıkmış, usanmış durumdayız. Teknik komiteleri ister görünüp küçücük sorunlar etrafında fırtınalar koparıp komitelerin oluşmasını engelleyen Rum tarafının bu tutumunun BM tarafından ortaya konmasını istiyoruz. Kıbrıs'a döndükten sonra bunun gerçekleşmesini BM'den açık ve net olarak talep edeceğim. Biz teknik komitelere varız, yarın hemen başlayabiliriz. Teknik komitelerin oluşturulması için illa bir ortak metin üzerinde anlaşmaya gerek yoktur. Çünkü teknik komiteler metinleri görüşecek değildir. Teknik komiteler, günlük, pratik konuları görüşecek ve iki toplumun ilişkilerini iyileştirecektir. Bu iyileşme sağlandıkça ve iki toplum birbirine yakınlaştıkça çözüm görüşmelerinin başlama olasılığı da kolaylaşacaktır." BM Genel Sekreteri Annan'ın "adım adım çözüm" diye nitelediği müzakerelerin başlayabilmesi için teknik komiteleri gerekli gördüklerin vurgulayan Talat, "Teknik komitelerin bir an önce başlaması hedefindeyiz. Eğer başlamıyorsa da bu oyunu, bu entrikayı daha fazla oynama niyetinde değiliz. BM teşhisini koysun, açıklamasını yapsın. Kim teknik komitelerin oluşmasından ve çalışmasından yanadır, kim değildir, bunu açıkça ortaya koysun" dedi.
|
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |