T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
S O N   D A K İ K A 2 MART 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

'Çiller, Erdoğan'ı DYP'ye davet etti'

DYP eski Genel Başkanı Tansu Çiller'in, bir dönem danışmanlığını yapan Memduh Bayraktaroğlu siyasal anılarını kitaplaştırdı. Bayraktaroğlu Çiller'in, dönemin DYP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci aracılığı ile Başbakan Erdoğan'ı, DYP'ye davet ettiğini ancak, Erdoğan'ın, teklifi kabul etmediğini öne sürdü.

DYP eski Genel Başkanı Tansu Çiller'in, bir dönem danışmanlığını yapan Memduh Bayraktaroğlu siyasal yaşamını kitaplaştırdı. Bayraktaroğlu, Çiller'in, dönemin DYP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci aracılığı ile Başbakan Erdoğan'ı, DYP'ye davet ettiğini ancak, Erdoğan'ın, teklifi kabul etmediğini öne sürdü.

Eski başbakanlardan Tansu Çiller'in bir dönem danışmanlığını yapan Memduh Bayraktaroğlu, o döneme ilişkin anılarını "Çillerli Yıllarım-Please don't let me be misunderstood" adlı bir kitapta topladı.

Önümüzdeki günlerde piyasaya çıkacak kitabında Bayraktaroğlu, Başbakan Erdoğan'dan, Kemal Derviş'e ilişkin çeşitli iddialara yer verdi.

ERDOĞAN'A EKİNCİ'YLE DAVET

3 Kasım 2002 seçimlerine girerken, Kemal Derviş, Mehmet Ağar, Cem Uzan, Veli Andaç Durak, Sabahattin Cevheri ve İlhan Kesici gibi isimlerin DYP'ye davet edilmesini önerdiğini ifade eden Bayraktaroğlu, kitabında konuyla ilgili şunları anlatıyor:

"...Henüz çiçeği burnunda bir danışmandım. 'Recep Tayyip Erdoğan'a telefon edin ve buluşma teklif ederek onu DYP'ye davet edin. Erdoğan her ne kadar sivri bir tipse de, DYP'Ye büyük oy getirir. Dahası, onu yeni kurulacak bir partiye de kaptırmamış oluruz. RP'ye giden eski AP ve DYP oylarını geri getiririz. Bu arada siyaset yasağı olduğu için potansiyel tehlike olma ihtimali de yok' diye bir rapor yazdım..."

Bayraktaroğlu, Çiller'in Erdoğan'ı aramadığını ancak, dönemin DYP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci'yi Erdoğan'ın partiye katılması için görevlendirdiğini belirtti. Bayraktaroğlu, "Elbette ki Erdoğan 'Hayır' cevabını vermişti... Oysa Erdoğan'ı, Ekinci'ye davet ettirmek 'Partiye seni istemiyoruz' demenin dolambaçlı bir şekilde söylenmesinden başka bir şey değildi" dedi.

"ÇİLLER DERVİŞ'İ İSTİYORDU"

Bayraktaroğlu, hazırladığı raporunda Kemal Derviş'le ilgili, "...Keşke Türkiye'ye getirilip de 5 Nisan benzeri programını açıklayınca destek verseydik ama henüz geç değil. Elbetteki teklifimizi kabul etmeyecektir fakat biz yine de kamuoyunun da duyacağı şekilde teklifimizi yapalım. Kemal Derviş DYP'ye gelirse 5 ek puan getirir ve gelmezse bile IMF ve Dünya Bankası gibi etkin çevrelerle birlikte TÜSİAD'ın da gönlünü almış oluruz..." görüşlerine yer verdiğini, Çiller'in de Derviş'i istediğini öne sürdü. Bayraktaroğlu, "Tansu Hanım, Derviş konusunda benimle aynı görüşteydi ama yanında ekonomi kurmayı olarak yer alan Ufuk Söylemez başta olmak üzere, Can Yeşilada, Oğuz Tezmen ve birkaç isim Derviş'in adını bile andırmıyorlardı" diye belirtti.

"AĞAR'IN ADINI BİLE ANMAK İSTEMİYORLARDI"

Bayraktaroğlu, Cem Uzan için Özer Çiller ve Ufuk Söylemez'in "taa en baştan" tavır aldıklarını belirtirken, şöyle devam etti:

"...Çillerler ailece Mehmet Ağar'ın adını bile anmak istemiyorlardı. Ama Tansu Hanım İlhan Kesici için bir şey söylemedi. Belli ki arkadaşlarla görüşecekti.

Aynı gün öğleden sonra Hasan Ekinci beni telefonla aradı. 'Kardeşim. Sayın Genel Başkan'ın kafasını karıştırıyorsun. Sen işine bak' diye ters bir şekilde konuştu.

'Neden? Ne oldu?'

'Kardeşim nereden çıkarıyorsun İlhan Kesici'yi. Adamın kayınbiraderi banka soymuş sen gelmişsin adamı liste başı tavsiye ediyorsun. Mehmet Ağar da bu milletten öyle bir ders alacak ki göreceksin. Elazığ'da rezil olacak. Kemal Derviş kendi hükümetini mahvetti bizi de mi mahvetsin' diye cevap verdi..."

"PLEASE DON'T LET ME BE MİSUNDERSTOOD..."

Bir dönem orkestra solistliği yapan Bayraktaroğlu kitabında özyaşamından renkli anılara da yer verdi. Bayraktaroğlu kitabını, "60'lı yılların sonunda, sahnede söylemekten en çok hoşlandığım şarkılardan biri The Animals'ın 'Lord, please don't let me be misunderstood' parçasıydı. Yani 'Tanrım, lütfen yanlış anlaşılmama izin verme'... Yıllar sonra aynı duayı (ve şarkıyı da) bu kadar çok tekrarlayacağım aklımın ucundan bile geçmezdi" diye bitirdi.

  • ANKARA (ANKA)

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  •  ANKET

    ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi