T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 2 MART 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Bugünkü Yeni Şafak
  Son Dakika
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Akif EMRE

Irak üstüne jeo-sekter stratejiler

Öncelikle şunu tespit etmek durumundayız; İslam tarihinde, Avrupa'da olduğu türden bir mezhep çatışması yaşamamıştır. Ne tarihsel olarak ne de kültürel olarak Ortadoğu'da mezhep çatışmasının temeli yoktur, zaman zaman ortaya çıkan çatışmalar arızidir. Bunun en somut örneği bizzat mezhep çatışmasının körüklenmeye başladığı Irak'tır. Tarihsel olarak Şiiliğin merkezi olan bölgede Sünni ve Şiilerin içiçeliği mezhep savaşı anlamında bir çatışmanın gerekçesi olmamıştır. Bu anlamda sekter ve etnik ayrım/çatışma modern hastalık olarak bölgenin yeni tanıştığı, tarihine ve toplumsal dokusuna yabancı yönelimlerdir.

İster Sünni-Şii temelli bir sekter çatışma ister Arap-Kürt-Türk temelli bir etnik çatışmayı stratejik koz olarak kullanabilecek güçleri analiz etmeden niçin ve kim tarafından çıkarıldığı sorusuna cevap vermek mümkün değil. Ayrıca hem etnik ve hem sekter temelli çatışmanın çıkması her ne kadar kargaşa demekse de öngörülen sonuçları bakımından etnik ve sekter karakterli çatışmalar ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Dikkat edilirse Irak'ta, şu anda sekter/mezhebe dayalı bir çatışma tahrik edilirken etnik temelli bir çatışma çıkmış değil. Bu çerçevede tamamen muhtemel senaryolar üzerinde düşünmekte yarar var.

1- Irak'ın Şii karakterli bir yapı kazanmasından rahatsız olan Zerkavi grubu gibi yabancı savaşçıların Şiileri hedef alması mümkündür. Ancak bunların asıl amacı, Şiileri din dışı-düşman gören din anlayışlarından çok Amerika'yı Irak'ta başarısız kılacak ortamın oluşması için hedef seçebilirler. Amerika'yı bataklığa çekmek için onunla işbirliği yapan Şiilere mezhep çatışmasına yol açacak bir saldırıda bulunmaları muhtemeldir.

2- Irak'ın parçalanmasına yol açacak gelişmeden en fazla memnun olacak ülke İsrail'dir. Sekter ve etnik çatışma İsrail'in bölgede öne çıkmasını sağlayacak stratejik avantaj sağlayacaktır.

3- Amerika, İran etkisindeki Şii unsurların öne çıkmasından rahatsız olmuştur. Daha çok dini önderliğin etkisinde bir Şii siyasi yapılanma Irak'ın yeniden yapılanmasına damgasını vuracak olması öngörülmeyen bir durumdur. Şii ağırlıklı bir Irak bölgede yeni bir Şii jeostratejik hattın ortaya çıkması anlamına gelecektir. İran, Irak, Lübnan, Suriye'deki Nusayri azınlık yönetimi, Körfez bölgesindeki önemli orandaki Şii yoğunluk bir araya geldiğinde petrol bölgelerinin Şii siyasetine teslim edilmesi anlamına gelmektedir. Bu da ister istemez İran'ı bölgede ve dünya petrol siyasetinde çok öne çıkaracak bir gelişme demektir. Petrol kuşağının radikalleşme ihtimali olan Şii etkisine girmesinden en çok rahatsızlık duyacak olan Amerika'dır.

4- Bölge ülkelerini doğrudan etkileyecek bu gelişme, Suudi Arabistan açısından ayrı bir anlam ifade etmektedir. Hem iç siyasi dengeler açısından hem de devletin resmi dini tutumu nedeniyle Irak'ta oluşan Şii ağırlıklı yeni yapılanmadan rahatsızlık duymaması düşünülemez.

5- ABD'nin tüm Sünnileri Baascı sayarak dışlamasının hata olduğunu yeni fark ettiği anlaşılıyor. Bu noktada altı çizilmesi gereken husus şudur; Saddam yönetimi Sünni bir yönetim değildi, Şiilikle alakası olmadığı gibi Sünni İslam anlayışı ile de alakası yoktu. Olsa olsa laik, Stalinist bir despotizmi. ABD'nin Sünni grupları sürece dahil etme girişimleri ile Şii hakimiyetini sarsacak sekter çatışmanın alevlenmesi arasındaki zamanlamaya dikkat...

6- Şu soru olup bitenlerin anlaşılmasında önemlidir: Şii-Sünni çatışması bir anda yükselirken, en az onun kadar hassas başka bir gerilim alanı olan etnik farklılık nasıl oluyor çatışmaya dönüşmüyor? Amerika'yla işbirliği konusunda Şiilerden daha ileri giden, adeta İsrail'in stratejik müttefiki olan Kuzey Irak'taki oluşumun Arap-Kürt çatışmasına yol açmaması nasıl açıklanabilir?

7- Irak'ta, Amerika ile küresel rekabet içinde olan ama onunla doğrudan hesaplaşmaktan (şimdilik) kaçan güç/ler de çatışmaktadır. Her birinin farklı stratejileri vardır. Ve ABD ıraklıların canı ve kanı pahasına böylesi bir mücadele alanı oluşturmuştur.

8- Sonuç olarak, Irak'ta yükselen mezhep çatışması ABD açısından Şii etkisini zayıflatmakla sınırlı kalması istenecektir; Zerkavi türü marjinal gruplar ise Amerika'yı bataklığa çekecek her türlü çatışmayı tahrik edebilirler.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi