|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 2 MART 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Biz dokuz yıl önceki 28 Şubat darbesiyle, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'la uğraşırken, Irak iç savaşın eşiğine geldi. Irak'ta yaşananlar, vicdan sahibi her insanı üzecek boyutta. Herkesin gündemi kendine diyerek kenara çekilemiyoruz. Bir hafta içinde ölenlerin sayısı 1500'e ulaştı.
Irak Başbakanı İbrahim Caferi Ankara'ya geldi, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile görüştü. Devlet Başkanı Celal Talabani'nin bu ziyarete kızması bir tarafa, Türkiye'nin yanı başında olan bitenlere seyirci kalması beklenemez elbette. Irak'taki yangın, ortak sorumluluğumuz çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir konu.
Başbakan Erdoğan, "Irak'ta şiddetin durması ve çatışmaların bitmesini şiddetle arzu ediyoruz" şeklinde bir açıklama yaptı. Bu cümlede yer alan 'şiddet' kelimesinin, birincisi ile ikincisi arasında her bakımdan çok fark var. Sakın aynı anlamda sanmayın.
DARBENİN YIL DÖNÜMÜ
Bir aile büyüğümüz, yıllar önce 29 Şubat tarihinde vefat etmişti. Şubat dört yılda bir 29 çektiğinden, sonraki yıllarda ölüm yıl dönümü ya bir gün önce 28 Şubat'a yahut bir gün sonra 1 Mart'a denk geliyor. Rahmetli, bir devlet büyüğü olmadığı ve törenle anılmadığı için problem olmuyor.
Aynı şekilde 28 Şubat Kararlarının alındığı MGK toplantısı da böyle bir artık yılda Şubat ayının son gününe rastlasaydı keşke. O zaman dört yılda bir anardık belki. Ve Demirel de her yıl konuşmak zorunda kalmazdı.
YENİ OPERASYONLAR
Küre operasyonunun gerisi gelecek gibi görünüyor. Bendeniz yeni operasyonlar bekliyorum. Mesela: Koni operasyonu... Silindir operasyonu... Böylece yer altında ve yer üstünde faaliyette olan nice çete çökertilebilecektir.
EL SIKMA MESELESİ
Başbakan Erdoğan, Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez'le karşılaştığında elini sıkmadı. Solundakiyle tokalaştı... Sağındakiyle tokalaştı fakat onu es geçti. Sebep, Çömez'in Kemal Unakıtan'a mektup yazarak istifasını istemesi. Parti yönetimi ise Çömez'in istifa etmesini bekliyor. Vaktimiz varsa olayların ne şekilde gelişeceğini görürüz.
Ben de bugünlerde Başbakan Erdoğan, Ahmet Hakan ile karşılaşırsa elini sıkacak mı diye merak ediyorum. Malum, o da köşesinde yazdığı "Kemal Abi'ye açık mektup"lar ve "Kemal Abi'ye tavsiye" yazılarıyla Unakıtan'ın istifa etmesini isteyenlerden.
İYİ GÜNLER
Bir arkadaş televizyonda yaptığı başarılı programlardan tanıdığımız, son zamanlarda Yakın Plan'ı hazırlayıp sunan Oğuz Haksever ile karşılaşmış. Selam, sabah... Hal-hatır... Sohbet... Sohbetin tam orta yerinde Haksever'in ne dediğini tahmin edemezsiniz: "İyi günler..." Bu sözden sonra ayrılmamış ve sohbete devam etmişler.
ÇAMURDAN KAÇILMAZ
Dün, yoldaki çukurda biriken çamurlu suyu üzerime boca eden bir taksiden bahsetmiş ve bunun acısını çıkartacağımı yazmıştım. Yaya olarak rastlayacağım ilk taksiciyi aynı yöntemle ıslatmayı kuruyordum. Akşam dönüşünde aynı şeyin tekrar başıma gelmemesi için, tedbirli davranmaya karar verdim. Eve başka yoldan gitmeyi planladım.
Ne çare, sonuç değişmedi. Fakat bu defa bir taksi değil, yanımdan hızla geçen bir özel otomobil çamur sıçrattı. Anlaşılan çamurdan kaçış yok. Hangi yolu seçersem seçeyim, üzerime çamur sıçratacak bir araç çıkacak.
Allah aşkına bana bir akıl verin. Şimdi de özel araçlara mı düşman olmalıyım? Nedir bu üstüme başıma gelenler? Siz böyle bir durumda karşılaştığınızda ne yapıyorsunuz? Cadde ve sokaklarımız neden çukurdan geçilmiyor? Yağışlı havada çukurdan kaçmanın yöntemi nedir?
|
![]()
| ||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |