|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 9 MART 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Kupanın ilk maçında Fenerbahçe kontrollü bir oyun anlayışı ve kadro yapısıyla sahaya çıkarken, Galatasaray ofansif ağırlıklı bir futbol düşünceyle maça başladı. Gerets, derbide riskleri göze alıp, 3 forvet oyuncusu , Ümit-Necati ve Hakan Şükür'ü aynı anda sahaya sürürken, oyun üstünlüğünü de elinde bulundurmayı düşündü. Nitekim ilk 45 dakikada üstün görünen taraf Galatasaray'dı. Bir anlamda Galatasaray evinde, Fenerbahçe deplasmanda oynuyor gibiydi. Bunda Daum'un savunma güvenliğini önde tutmasının payı büyüktü. Daum Nobre'yi kesip, Deniz'le orta alanı güçlendirmeyi planladı. Daum'un bir karşı hamlesi de Önder'i sağa çekip, Servet'i savunmanın göbeğinde Luciano'nun yanında görevlendirmesiydi. Böylece Galatasaray'ın güçlü forvetinin karşısına fizik gücü yüksek bir savunma güvenliği oluşturma yoluna gitti. Maçın ilk yarısında Daum'un planı başarılı oldu. Çünkü top daha çok Galatasaray'da olmasına karşın, Fenerbahçe kale önü tehlikeleri açısından daha etkiliydi. Bu yarıda Galatasaray Hakan Şükür'le tek pozisyon yakalarken, Fenerbahçe özellikle duran toplar ve Anelka'nın savunma arasındaki koşularıyla önemli üç pozisyon üretti. Fenerbahçe'nin topluca üzerine gelen rakibi karşısında daha etkili olamamasının nedeni Deniz'in orta alanda top kullanma becerisinin az olmasıydı. Appiah'ın da sağ kanatta görev yapması nedeniyle bu bölgede kazanılan toplar, erken kaybedildi. Oyunun ikinci yarısında iki takımında oyun anlayışında değişiklik yoktu. Ancak Galatasaray, ofansif kadrosunun verdiği avantajı Hakan Şükür-Ümit Karan işbirliğiyle gole çevirince, tüm hesaplar altüst oldu. Çünkü Fenerbahçe'ye artık gol lazımdı ve yeniden hassas kadro yapısına dönmek gerekiyordu. Daum da öyle yaptı ve Deniz-Nobre değişikliğine gitti. Sarı-lacivertli takım Nobre-Anelka çift forvetine dönünce, orta alan güvenliği yok oldu ve iki taraf içinde net pozisyonlar oluşmaya başladı. Son 15 dakikalık bu bölümde Kaleci Volkan etkili kurtarışlarıyla oyuna ağırlık koyarken, Fenerbahçe her zamanki gibi duran topla gelen bir Alex golüyle sahadan galip ayrılmayı bildi. Maçta dikkat çeken birkaç notu da yazının sonuna ekleyelim. Fenerbahçe'nin çok hassas bir kadrosu var, ofansif oynayınca savunmasını kapatamıyor bu bir. Dün gece ekstra hırs ve motivasyonları vardı bu iki. Hatta Alex'i bile koşarken, mücadele ederken gördük. İki ayaklı bir maç olmasına rağmen iki takımda iştahlı ve mücadele gücü yüksek bir futbol oynadı bu üç. Sonuçta kazanan Fenerbahçe oldu ama sadece bir adım attı.
|
![]()
| ||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Kültür |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |