T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 9 MART 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Haldun DOMAÇ

Taktik savaşı

Kupanın ilk maçında Fenerbahçe kontrollü bir oyun anlayışı ve kadro yapısıyla sahaya çıkarken, Galatasaray ofansif ağırlıklı bir futbol düşünceyle maça başladı. Gerets, derbide riskleri göze alıp, 3 forvet oyuncusu , Ümit-Necati ve Hakan Şükür'ü aynı anda sahaya sürürken, oyun üstünlüğünü de elinde bulundurmayı düşündü. Nitekim ilk 45 dakikada üstün görünen taraf Galatasaray'dı. Bir anlamda Galatasaray evinde, Fenerbahçe deplasmanda oynuyor gibiydi. Bunda Daum'un savunma güvenliğini önde tutmasının payı büyüktü. Daum Nobre'yi kesip, Deniz'le orta alanı güçlendirmeyi planladı. Daum'un bir karşı hamlesi de Önder'i sağa çekip, Servet'i savunmanın göbeğinde Luciano'nun yanında görevlendirmesiydi. Böylece Galatasaray'ın güçlü forvetinin karşısına fizik gücü yüksek bir savunma güvenliği oluşturma yoluna gitti.

Maçın ilk yarısında Daum'un planı başarılı oldu. Çünkü top daha çok Galatasaray'da olmasına karşın, Fenerbahçe kale önü tehlikeleri açısından daha etkiliydi. Bu yarıda Galatasaray Hakan Şükür'le tek pozisyon yakalarken, Fenerbahçe özellikle duran toplar ve Anelka'nın savunma arasındaki koşularıyla önemli üç pozisyon üretti. Fenerbahçe'nin topluca üzerine gelen rakibi karşısında daha etkili olamamasının nedeni Deniz'in orta alanda top kullanma becerisinin az olmasıydı. Appiah'ın da sağ kanatta görev yapması nedeniyle bu bölgede kazanılan toplar, erken kaybedildi.

Oyunun ikinci yarısında iki takımında oyun anlayışında değişiklik yoktu. Ancak Galatasaray, ofansif kadrosunun verdiği avantajı Hakan Şükür-Ümit Karan işbirliğiyle gole çevirince, tüm hesaplar altüst oldu. Çünkü Fenerbahçe'ye artık gol lazımdı ve yeniden hassas kadro yapısına dönmek gerekiyordu. Daum da öyle yaptı ve Deniz-Nobre değişikliğine gitti. Sarı-lacivertli takım Nobre-Anelka çift forvetine dönünce, orta alan güvenliği yok oldu ve iki taraf içinde net pozisyonlar oluşmaya başladı. Son 15 dakikalık bu bölümde Kaleci Volkan etkili kurtarışlarıyla oyuna ağırlık koyarken, Fenerbahçe her zamanki gibi duran topla gelen bir Alex golüyle sahadan galip ayrılmayı bildi. Maçta dikkat çeken birkaç notu da yazının sonuna ekleyelim. Fenerbahçe'nin çok hassas bir kadrosu var, ofansif oynayınca savunmasını kapatamıyor bu bir. Dün gece ekstra hırs ve motivasyonları vardı bu iki. Hatta Alex'i bile koşarken, mücadele ederken gördük. İki ayaklı bir maç olmasına rağmen iki takımda iştahlı ve mücadele gücü yüksek bir futbol oynadı bu üç. Sonuçta kazanan Fenerbahçe oldu ama sadece bir adım attı.



Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi