T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
P O L İ T İ K A 9 MART 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

İran'dan Türkiye'ye Nükleer teklif

İran Büyükelçisi Devletabadi, Türkiye'ye güvendiklerini belirterek, 'nükleer zenginleştirme' ve 'nükleer yakıt geliştirme' işlemlerinden birini Türkiye'de yapmayı teklif etti ve Türk vekil ve gazetecileri nükleer tesislere davet etti

ABD ve AB'nin atom bombası yapımında kullanılabilen 'uranyum zenginleştirme' çalışmalarını durdurmak istediği, Moskova'nın da bu işlemleri Rus topraklarında yapma teklifinde bulunduğu İran'dan Türkiye'ye sürpriz bir teklif geldi. İran, Hamas-İsrail, Irak'taki gruplar ve karikatür krizinde Doğu ile Batı arasında önemli görevler üstlenen Türkiye'ye yeni bir savaşa neden olabilecek 'nükleer çalışmaları'nı Türk topraklarında yapmayı önerdi. İran'ın Ankara Büyükelçisi Firuz Devletabadi, geçen Pazartesi günü 'istişarelerde bulunmak' üzere Tahran'a gitmeden önce The New Anatolian gazetesine çok önemli açıklamalarda bulundu. Devletabadi İran'ın nükleer zenginleştirme ve nükleer enerji yakıtı geliştirme projelerinin Türk topraklarında yapılması düşüncesini ortaya attı.

TÜRK ŞİRKETLERİNE YATIRIM ÇAĞRISI

Büyükelçi Devletabadi, 'İran'ın nükleer programı hakkında uluslararası toplumda güven oluşturması için ne yapılması gerektiği ve Türkiye'nin bunda rolü olup olmayacağı' sorusuna şu yanıtı verdi:

"Uluslararası anlaşmaların bir parçasıyız ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz. Biz şu anda güven oluşturmak için getirilen bazı önerilerin daha sonra tartışılabileceğini düşünüyoruz. Türkiye'ye daha çok güveniyoruz. Bu önerileri bir paketin parçası olarak tartışabiliriz. Bildiğiniz gibi, tartışma nükleer zenginleştirme, nükleer yakıt geliştirmeyi içeriyor, ancak onunla sınırlı değil. Eğer bunlardan biri Türk topraklarında olursa, o bizim için daha iyi olur. Konunun teknik ve hukuki yönleri var ve ilerde uzmanlar tarafından ayrıntılarıyla tartışılabilir. Ancak biz Türkiye'nin bu sürece dahil olmasını tartışmaya hazırız. Aynı zamanda Türk tarafını ve firmalarını İran'daki nükleer projelerimize girmeye çağırıyoruz."

TÜRK VEKİLLERE NÜKLEER DAVET

Müttefiklerinin Türkiye'yi İran'ın nükleer programına "çok yumuşak tavır göstermekle" eleştirdiklerinin anımsatılması üzerine Büyükelçi Devletabadi, "Türkiye'nin şu ana değin gösterdiği politika kabul edilebilir niteliktedir" yanıtını verdi. Devletabadi, nükleer programlarının daha saydam olması önerilerine şöyle karşılık verdi:

"Nükleer programımızla ilgili olabilecek en fazla saydamlığı sağladık. Türk tarafına çağrıda bulunuyoruz, diplomatlar, parlamenterler, sivil toplum örgütleri ve medya mensupları gelsinler ve bizim nükleer tesislerimizi ziyaret etsinler. Şu anda Türk parlamenterlerden olası bir ziyaret bekliyoruz."

İRAN TÜRKİYE'YE TEHDİT DEĞİLDİR

Tahran'ın nükleer programın Türkiye için bir tehdit oluşturmayacağı yönünde garantileri bulunup bulunmadığına ilişkin bir soruya ise Devletabadi şu yanıtı verdi:

"İran'ın nükleer programının askeri bir boyutu yok. Ülkelerimiz 2004 yılında, Başbakan Erdoğan'ın ziyareti sırasında çok önemli bir güvenlik anlaşması imzaladı. Türkiye-İran sınırı geçen 1000 yıldan beri değişmeden kaldı. Atatürk zamanında İran bazı jeopolitik nitelikli sınır değişiklikleri yapılmasına razı oldu ki bu düzenlemeler Türkiye'yi Kafkaslar ve Orta Asya'ya açtı. En az onun kadar önemli olan PKK'ya karşı mücadelemizi unutmayın. Biz İranlılar PKK'ya karşı mücadelemizde şehitler verdik. Tüm bunlardan sonra bana dünyada bu kadar güçlü bağları olan başka iki ülke söyleyebilir misiniz? Bunlar Türkiye ve İran'ın birbirleri için tehdit olmadığını gösterir. Türkiye için bundan daha iyi garanti olur mu?"

Irak konusunda tam görüş birliğindeyiz

Devletabadi, nükleer teknolojiye karşı çıkışta İslam dünyasının güçlenmesini istememe niyetinin olduğunu iddia ederken, "Nükleer teknoloji enerji, sağlık ve hatta tarım alanında giderek daha önemli hale geliyor. Onlar bizim bu teknolojiye ulaşmamızı engelliyorlar" dedi.

Firuz Devletabadi, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün söylediği iddia edilen, ancak daha sonra yalanlanan "ABD Irak'tan çıkarsa Türkiye İran etkisine girebilir" yönündeki sözler konusundaki görüşünü de açıkladı. Bu sözlerin Gül tarafından yalanlandığını kaydeden Devletabadi, Türkiye ile Irak'ın bütünlüğü, temsilde demokratik yaklaşım gibi konularda görüş birliği içinde olduklarını belirtirken, "Biz yabancı birliklerin Irak'tan çekilmesini istiyoruz ve Türkiye, bunu bazı çekincelerle destekliyor. Tüm bunlardan sonra 'Irak konusunda İran ve Türkiye arasında' bir görüş farklılığından nasıl sözedilebilir" dedi.


Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi