|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 16 MART 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Statlarımızın hali malum. Ne kadar ipini kopartan varsa, tribünlere hakim olmuş durumda.. Tribünlerde, bir avuç bile olmayan aklıyla kendini ispat etmeye çalışan mı, "hiç değilse bu işi yapayım" diye boş gezen mi, aldığı uyuşturucunun tesiriyle saçma sapan sözler sarf edip, her üç kelimesinden ikisinde küfür etmeyi kendine yakıştıran mı, eline geçirdiği bıçak veya benzeri aletle "erkekliğini" ispata çalışan mı, velhasıl her türlü "pisliğin" içindekilerin barındığı tribünlere ailelerin gelmemesinden yakınıp, duruyoruz. Allah için söyleyin, bu çirkin görüntüye kim ailesini sokar İtin kopuğun içine ailesini sokacakların da aklından şüphe ederim. Spor kültüründen nasiplenemeyenlerin sözlerinin geçtiği ve egemen olduğu tribünlerimizin hali bu manzarayı ortaya koyunca, "sahadaki futbol çok mu iyi" diye soracak olursanız, onunda adını koyayım: Rezalet... Böylesine çirkinliklerin bir araya geldiği görüntüyü ortadan kaldırmak için herkes bir şeyler söylüyor, ancak bu "kepazeliği" bıçak gibi kesecek kararlar bir türlü alınmıyor.. Hemen hemen her hafta bir "rezalet" ve "çirkinliklerin" sergilendiği bu görüntüyü, sütunlarımıza veya ekranlarımıza sık sık getiriyoruz.. Tribünden kaçanların bu sorununu çözmediğimiz sürece, "çirkinlik" hep "büyüyerek" karşımızda olacak. Bunun son örneği Şükrü Saraçoğlu stadı.. Halen ülkemizin en modern statlarından biri olan Şükrü Saraçoğlu stadının bile geçen hafta dolmaması bunun son örneği... Oysa, Fenerbahçe, Şampiyonluk yolunda avantaj sağlamak için sahaya çıkacaktı.. Sonunda bu avantaj sağlandı ve Fenerbahçe yeniden Lider oldu.. Ama, dediğim gibi, tribünlerde yer yer boşluk vardı... FIFA'nın yaptığı araştırmaya göre, İngiltere'de tribünlerin doluluk oranı yüzde 94 olurken, bu rakam ülkemizde ancak yüzde 35 civarında bulunuyor.. Bu aradaki büyük farkın sebeplerini araştırırken, hep "çözümü" göz ardı ettik. Sporun ve bilhassa futbolun güzel görüntülerinden daha çok çirkinliklerini gündeme getirenlerin hakim olduğu bu durum, en büyük zararı da futbolumuza veriyor.. Bir dönem elde ettiğimiz "Dünya üçüncülüğü" konusundaki mirasımız tükendiği gibi, eldeki avuçtaki sermayeyi de yiyip bitirmek üzereyiz. Bu konuda aklımızı başımıza almaz ve tedbirlerini en kısa zamanda, gündeme getirmezsek, "yarın" olduğunda "bugünü" çok ararız..
|
![]()
| ||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Kültür |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |