T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 21 MART 2006 SALI
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Mustafa KUTLU

İşte bu..!

Nedir o? Lige gelen heyecan. Evet, uzun bir süre kış uykusuna dalan süper ligimiz, cemrelerin düşmesi ile patlayan tomurcuklar gibi birden hareketlendi.

Daha düne kadar pek çok yorumcu Fenerbahçe'yi kastederek "Şampiyon belli" deyip duruyorlardı. Aslında ne Fenerbahçe'nin oynadığı futbol, ne arada beliren puan farkı böyle bir hükme varmak için müsait değildi. Ama nedense o günlerde futbol medyasında böyle bir "peşin hüküm" yerleşmişti.

Bunun belki şöyle bir sebebi olabilirdi.

Hani Galatasaray ve Beşiktaş ağır malî ve idarî problemler altında eziliyor, Trabzon'un ne yapacağı belli değildi ya; işte bu görünen köye bakarak erken kararlar verilmişti. Yani açıkcası dere görünmeden paçalar sıvanmıştı.

Ama kazın ayağı böyle değil.

Uzun yıllardan beri raslanmadık bir lig manzarası ile karşı karşıyayız.

Tepede iki takım nefes kesen bir yarış içindeler. Arkalarından gelen Kayseri, Beşiktaş ve Trabzon UEFA için aynı şansı taşıyorlar. Ve manzaranın en ilginç yanı bunların altında yaşananlar. Neredeyse 9-10 takım düşme hattında. Kimin başına ne gelecek bugünden tahmin etmek mümkün değil.

İşte bütün bu bilinmeyenler lige umulmadık bir heyecan getirdi.

Şu G.Saray-Erciyes maçına bakın.

Belki futbol kalitesi açısından fazla zengin değil ama, son onbeş dakikada yaşanan heyecan üst seviyede. Erciyes mânasız defans hatalarından yedi golleri.

Galatasaray bir sürü fırsatı harcadı.

Yürekleri ağıza getiren son dakikalarda yüzde yüz bir penaltı verilmedi. Eğer Galatasaray bu maçta puan kaybına uğrasaydı, ortalık komplo teorisine, kayırma dedikodusuna bulanacaktı.

Ve belki de bu hakem hataları sarı kırmızılı takımı yarıştan koparacaktı.

F.Bahçe bu hafta çekinerek gittiği Ankara'dan sevinçle döndü. Kötü bir maç oynadı, ama 4 gol attı. Bunun tek sorumlusu bence Hikmet Hoca. Karaman savunma saplantısı yerine hücum fikrini koysa idi -Hani en iyi savunma hücumdur derler- Fenerbahçe zorlanacaktı. Zaten zorlandı da. Yine duran toplar imdada yetişti.

Beşiktaş-Kayseri maçı ise belki fazla gol ile süslenmedi ama müthiş bir mücadeleye sahne oldu. Erciyes ile Kayseri'nin süper lige renk katttıkları su götürmez.

Trabzon cephesinde bir Yattara rüzgarı daha esti. Bu futbolcu gününde olduğu zaman futbol âşıklarına unutulmaz sahneler sunuyor.

Sonuç olarak futbola küskün gönüller son haftaların maçları ile yeniden ayaklandı, yeniden heyecanlandı. Biz de bu sebeple yazımızın başlığını "İşte bu!..." diye tesbit ettik.


Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi