T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 30 MART 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Davut DURSUN

Kamuoyu ve Türk dış politikası

Kamuoyu eğilimleriyle hükümetlerin dış politika tercihleri arasında her zaman birebir örtüşme olmamakla birlikte karar alıcıların toplumun eğilimlerini gözetmeleri hususunda hassasiyet gösterdikleri gözleniyor. Demokratik toplumlarda toplumun beklenti ve isteklerinin sadece iç politik tercihlerde değil aynı zamanda dış politika tercihlerinde de önemsenmesi ve gözetilmesi gerekiyor. Neticede toplum tarafından benimsenmeyen yahut toplumun destek vermediği bir tercihin başarı şansı çok sınırlı kalmaktadır.

Türkiye'ye getirirsek dış politika tercihlerinin toplumun eğilimleriyle ne kadar örtüştüğü önemli bir merak konusudur. Hatırlanacağı gibi meşhur 1 Mart tezkeresinin Meclis'te reddedilmesi etrafında ciddi tartışmalar yapılmıştı. Söz konusu reddedişte toplumun eğilimi belirmiş ve hükümet de buna uymak durumunda kalmıştı.

Önümde Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Prof. Dr. İhsan Dağı, Dr. İbrahim Dalmış ve Dr. Ertan Aydın tarafından gerçekleştirilen Türk Dış Politikası araştırması var. Araştırmacılar dış politika konularında kamuoyunun ne tür eğilimlere sahip olduğunu belirlemeye çalışmışlar. Şubat ayının son haftasında 2639 kişi ile yüz yüze görüşmeler yoluyla gerçekleştirilen araştırmanın neticeleri oldukça ilgi çekici.

Araştırmada Avrupa Birliği üyeliğine yönelik toplumsal destek düzeyi, Kuzey Irak'taki gelişmeler, dünya ve bölge barışının önündeki engeller, Filistin ve İsrail anlaşmazlığında Türkiye'den beklentiler, karikatür krizi ve tepkisel şiddet eylemleri ile Kurtlar Vadisi Irak filminin Amerika Birleşik Devletleri karşıtlığı gibi konularda deneklere belli sorular sorulmuş ve alınan cevapların değerlendirilmesiyle rapor oluşturulmuş.

Araştırmada elde edilen veriler belirtilen konularda kamuoyunun eğiliminin ne olduğunu ortaya koymaktadır. Buna göre kamuoyunun yüzde 61.9'u Avrupa Birliği'ne üyelik konusunda bir referandum yapılması halinde olumlu oy vereceğini belirtmektedir. Yüzde 30.7 ise bu konuda olumsuz kanaate sahiptir. Avrupa Birliği konusunu takip edenlerin hatırlayacağı gibi Türk toplumunun AB konusundaki olumlu tutumu yüzde yetmişler seviyesinde seyretmekteydi. Son dönemlerde bu konudaki desteğin gerilemeye başladığı görülüyor. Muhtemelen bunda Kıbrıs konusundaki gelişmelerin etkisi vardır.

Türk toplumu Kuzey Irak'taki siyasi oluşumun Türkiye'nin bütünlüğü için bir tehdit oluşturduğunu düşünmektedir (yüzde 59.2). Bilindiği gibi Irak'ta kabul edilen yeni anayasaya göre Kuzey Irak'ta federe devletin de ötesinde bir siyasi yapılanma gerçekleşmiş ve bunun bağımsız devletleşme yolunda ciddi bir adım olduğu değerlendirilmiştir. Böyle bir durumun Türkiye'nin bütünlüğü açısından sorun teşkil edeceğinin düşünülmesi anlamsız değildir.

İlgi çekici bir başka veri İran'ın nükleer çalışmalarının enerji üretmek amacıyla yürütüldüğünün düşünülmemesidir. Toplumun yüzde 57.7'si İran'ın açıklamalarını doğru bulmamaktadır. Bununla birlikte İran'ın nükleer silah yapımına karşı Türkiye'nin ABD ile birlikte hareket etmesine de karşı çıkılmakta ve toplumun yüzde 69.3 gibi çok büyük bir kısmı ABD ile işbirliğine olumsuz bakmaktadır. Bundan dolayı ABD'nin İran'a karşı askeri müdahalede bulunmasına toplumun yüzde 79.2'si karşı çıkmaktadır. Toplumun yüzde 67.2'sinin Türkiye'nin nükleer enerji çalışmalarına başlaması gerektiğini söylemesi dikkat çekicidir.

ABD'nin Ortadoğu politikasına destek vermenin Türkiye'nin çıkarına olmadığını düşünen Türk toplumu (yüzde 65.6) dünya barışı için en büyük tehdidin ABD (yüzde 74.2) ve İsrail'den (yüzde 7.9) geldiğine inanmaktadır. Yine Ortadoğu barışının önündeki en büyük engel olarak da İsrail (yüzde 40.0) ve ABD (yüzde 34.5)'yi görmektedir.

Danimarka'da yayınlanan Hz. Muhammed ile ilgili karikatürlerin protesto edilmesinde Müslümanların şiddete başvurmalarının toplumun yüzde 70.1 tarafından onaylanmaması ve sadece beşte birlik bir kitle tarafından olumlu bulunması önemlidir. İslam dünyasının hemen her yerinde kitlesel tepkilere yol açan karikatür krizi Türkiye'de de etkisini göstermiş ve protesto edilmişti. Ancak toplum şiddeti tasvip etmemektedir. Yine toplumun yüzde 91.9'nun Danimarka başbakanının özür dilemesi gerektiğini düşünmesi not edilmesi gereken bir veridir. Bu karikatürlerin Hıristiyan dünyasının İslam'a bakışını yansıttığını düşünenlerin oranı yarıya düşmekte ve bu yönde düşünmeyenlerin oranı ise yüzde 37.6 olarak belirmektedir. Deneklerin yarısından çoğunun (yüzde 56.1) İslam'la Hıristiyan Batı arasında bir medeniyetler savaşı olduğunu düşünmesi Türk toplumunun Batı'ya karşı olan güvensizliğinin ifadesi olarak kabul edilmelidir.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi