|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 30 MART 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Ak Partililer, özellikle örgütte görev alanlar, milletvekilleri, bakanlar, parti yöneticileri kızıyorlar, ama ne yapalım bu onların kaderi: Yalnız medya değil, halk da onlara farklı bir ölçü uyguluyor. 'Çifte standart' ise 'çifte standart', 'haksızlık' sayıyorlarsa 'haksızlık', ama kaderleri bu: Ak Parti'den 'temiz toplum' idealine uygun davranış bekliyor halkımız; başka politikacılarda olağan gördüğü, önemsemediği davranış tarzlarını Ak Partililere yakıştıramıyor... Nicedir Ak Parti çevrelerinden yakınma sesleri geliyor: "Ne yani, babası bakan-milletvekili oldu diye çocuklar iş yapmayacak mı?" ile başlayıp parti örgütünde görev alanların ihalelere katılmalarında ne gibi bir mahzur bulunduğu sorusuyla devam eden yakınmalar bunlar... Başka partililere uygulanmayan titizlikte ölçülere muhatap edilmek, belli ki, Ak Partilileri rahatsız ediyor. Hatay ilinde olanı okuyorsunuz. İldeki ihaleler yerel firmalarca üstlenilmiş; firmaların bir bölümü bir Ak Parti milletvekilinin yakını kişilere, diğerleri ise DYP'li bir milletvekilinin yakınlarına aitmiş... AKP milletvekiliyle ilgili bölüm, 'Ali Dibo' başlığı altında, günlerdir gazetelerde tefrika ediliyor; Yeni Şafak olmasa konuyu medya gündemine taşıyan DYP'li milletvekilinin mârifetleri hiç bilinmeyecek... Buradan Ak Partililerin çıkardığı sonuç, medyanın Ak Parti söz konusu olduğunda farklı ve ayrımcı bir tavır benimsediği oluyor... Çıkartılan sonuç yanlış değil de eksik. Medyada köşeleri tutanlar ile Ak Parti yöneticileri arasında bir kan uyuşmazlığı bulunuyor ve medya iktidara gelmesini hiç arzulamadığı Ak Parti'yi yerin dibine batırmak için fırsat kolluyor. Ancak unutulmaması gereken bir gerçek de şu: Farklı ölçüyü, 'çifte standardı' yalnız medya uygulamıyor, halk da başka partilerden beklemediği özveriyi Ak Parti'de ve Ak Partililerde arıyor... Başka partiler mensuplarında gördüğünde önemsemediği küçük sapmaları, halk, Ak Partili biri yaptığında affetmiyor... Hazin, ama gerçek. Şu ölçüye ne dersiniz: "Yönetim (yerel veya genel fark etmez) çıkardığı yasalar veya verdiği kararlarla yönetim kademelerinde görev alanların ya da yakınları ile yandaşlarının zenginleşmesine vesile olamaz..." Beş para etmeyen bir arazinin tek bir kararla trilyonluk değerlere ulaşabildiği, KDV oranındaki birkaç puanlık bir değişimin firmaları iflâsa sürükleyebildiği veya ihya edebildiği bir ülkede, iktidara erişmiş bir siyasî partinin mensuplarını 'rant'tan mahrum edecek keskin bir ölçü bu. Hiç kuşku duyulmasın: Türk kamuoyu Ak Parti'den böylesine acımasız bir özverili davranış tarzı bekliyor. Bazıları haksızlık olarak görebilir, ancak gerçekten âdil davranılacak ise, hiç istisna tanımadan uygulanması gereken bu ve benzeri ölçülerdir. Maksat, akrabaya ulufe dağıtmaksa, Ak Parti yönetimi, çok daha mütevazı iddialarla toplum karşısına çıkmalı, "Bizim de diğerlerinden bir farkımız yok" mesajını vermeliydi. Alın size bir ölçü daha: "Bırakın ilçe, il, genel merkez yönetiminde görevlilerin, partiye kaydı bulunan kişilerin bile ihalelere girmesi engellenmelidir..." Müteahhit ihale kovalasın, ama partileri âlet ederek yapmasın bunu. Ak Parti'nin her düzeydeki yöneticilerinin kendileri ve akrabaları hükümetin aldığı kararlardan olumlu biçimde etkilenecek iş alanlarından uzak durmalıdır. Göreve tâlip olacaklar, görevlerinin kendileri ve aileleri için fedakârlık anlamını taşıyacağını bilmeli; zenginleşmek isteyenler ile yakınları siyasete hiç yaklaşmamalıdır. Elbette bunlar çok titiz ölçüler; Ak Parti yöneticileri toplumun kendilerinden daha da büyük titizlik beklediğini bilmeli...
|
![]()
![]()
| |||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |