|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 30 MART 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Avrupa Birliği bize sürekli ev ödevi vererek Giriş sınavını uzatıyor. Bir taraftan da, 11 Eylül 2001'den önce kullanılan üslûbun yerini, kabul etme niyetleri olmadığını gösteren davranış ve sözler alıyor. Biz de acele çiziktirdiğimiz ödevlerimizi sallayarak bağırıyoruz: -İşte bütün ödevlerimizi yaptık, mızıkçılık etmeyin de artık kaydımızı yapıverin! Alınacağımızdan ümîdi kesenler, "bu kadar emek ve zaman harcadık, bazı ulusal egemenlik haklarımızdan feragat ettik, artık almayacaklarına göre, bari biz de uyum yasalarını yürürlükten kaldırıp eski günlerimize dönelim!" demeye başladılar. Oysa "uyum yasaları" ile getirilenler; esasen bir Hukuk Devleti'nde "getirilmesi gerekenler" ise bunları ilga etmek bir yana, bu yolda ilerleyerek, dışdan gelen yol göstermeler veya dayatmalar ile değil, kendi bilinçli seçimimiz ile Hukuk Devleti'ni tam olarak hâkim kılmamız gerekir. Bu iş için "muhtaç olduğumuz kuvvet", taşıma sular ile değirmen döndürmeye çalışarak elde edilemez. Toplumumuzdaki bilinç ve irade, aynı yöne akan güçlü ve gür bir nehir halini almalıdır. Hangi yöne? Hukuk Devleti yönüne! Hangi Hukuk Devleti? Tabiî Hukuk'un belirlediği, belirttiği Hukuk Devleti! Hangi Tabiî Hukuk? "Güçlü'nün Hukuku" "bilimsel" anlayışı ile ifsad edilmemiş, katışıksız, duru su ile simgelenebilen, toplumlar için âb-ı hayat hükmünde olan Tabiî Hukuk! AB'ne giriş sürecinde ve "hemen şimdi" aklımızı ve irademizi başımıza ve elimize almalıyız. Bu girişi -maazallah- Birinci Dünya Savaşı'na, daha önce Kırım Savaşı'na, yahut Kore Savaşı'na girişe benzetmeyelim! Canavar, Troya atı konumuna getirerek kullandığı "Birleşik Krallık" ve içten çökertme yöntemleri ile esasen AB'ni de ifsad etmiş ise, bu kuruluşun dümenini elinde tutanlar, gidişlerinin kötü yönde olduğunu görüp de bizi yardıma çağırırlarsa ve biz de bu çağırma sırasında "kendisi muhtâc-ı himmet bir dede / Nerde kaldı gayrıya himmet ede?" konumundan kurtulmuş isek o zaman girelim! Birinci Dünya Savaşı'na girişde, "bindik bir alâmete / gidiyoruz kıyamete!" türküsünü çağırmaya bile fırsat bulamadan, "anî bir üzüntüyle bu rüyadan uyandık." Şimdi de, AB otobüsü durağımızda hiçbir zaman durmayıp "yer yok!" diye gaza basıyorsa, zinhar, "-ancak Bop yolu'ndan Avrupa otobüsüne aktarma yapabilirsin. Esasen AB otobüsleri bizim holdingimize bağlı!" diyerek önümüzde duran alâmetlere binmeyelim! Aklımızı başımıza ve irademizi elimize alır da "hâl-i perîşan"ımızı düzeltir, demokratik ve sosyal Hukuk Devleti'ni kuşa benzetmeden kurarsak, bizim AB'ne "ev ödevi" vermeye hakkımız ve yüzümüz olur: Önce siz de bizim gibi demokratik ve Sosyal Hukuk Devletinizi sağlam kaya üzerinde kurun, gözünüzdeki merteği çıkarın, İsa'nın Dağ Vaazi'ni temel alın, sonra sizinle AB'ne üyeliğimizi tartışabiliriz, şimdilik bu ödevinizi tamamladığınızı görmedikçe, üzgünüz, fakat adaylığımızı askıya almak zorundayız!" Şimdi "gerçekçi dostlar" beni hayalperestlikle itham edeceklerdir. Fakat, gerek naz eden AB'nin bugünkü hal-i perîşanı, gerek niyaz eden bizlerin hâl-i pür-melâli ile, hele küresel emperyalizmin engelleyici iradesi ile, beş on yıl içinde AB'ne gireceğimizi ummak gerçekçilik midir? Üstelik, ben bu işlerden pek anlamam, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Enver Duran'ın söylediğine göre, daha binmediğimiz ve bu gidişle binemeyeceğimiz otobüse, geçen yıl 250 milyon Euro duhuliye ücreti ödemişiz ve 2007'de bu adaylık taksiti 1 milyar Euro'ya yükselecekmiş! Hafıza-i beşer nisyân ile mâlûldür amma, yanlış hatırlamıyorsam, biz bu duhuliye ücretini "Gümrük Birliği"ne girerek esasen ödememiş mi idik? Küresel emperyalizm canavarının engelleyici iradesi iki yönlü oyunlara girişerek AB üyeliğimiz ihtimalini gitgide devreden çıkarıyor: "Avrupa'dan kop! / İşte sana Bop!" Bir kez daha tekrarlıyorum: Bu kızgınlıkla, Hukuk Devleti olma yönündeki doğru ve iyi girişimlerimizi tersine çevirip "AB'den gelen görücüler gitti, biz bize kaldık, dizimizi dövecek yerde bari kızımızı dövelim!" kışkırtmalarına sakın kapılmayalım! Hak bellediğimiz yolu bulalım ve gerekiyorsa yalnız gidelim!
|
![]()
![]()
| |||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |