T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 30 MART 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Mehmet ŞEKER

OGS

Geçen yıl mıydı, daha önceki mi; zaman hızla geçtiği için tam hatırlamıyorum, Ziraat Bankası Genel Müdürü aracına OGS almaya niyetlenmişti de neredeyse 30 çeşit evrak istenince tepesi atmış ve bu işlemi kolaylaştırmak gerektiğine karar vermişti.

Otomatik Geçiş Sistemi OGS'ye sahip araçlar köprü ve otoyol gişelerinden beklemeksizin geçip giderken, biz fukara takımı ille para ödeyeceğiz diye uzun kuyruklar oluşturmaktaydık.

Hâlbuki hızla geçmenin yanında bir de indirimden yararlanma gibi avantajı bulunuyor o sistemin.

Biz, vınlayıp gidenlerden daha mı zenginiz?

Hayır.

Sonunda iş zora bindi.

Köprü ve otoyollarda otomatik geçişe ağırlık vermek için parayla geçiş gişelerini azaltma kararı alındı, işlemler kolaylaştırıldı.

Böylece biz de OGS sahibi olduk.

TAKOZ KADAR

Olduk ama şimdi aldı beni bir düşünce.

Araçların ön camına takılan bu alet neden bu kadar büyük?

Neredeyse kamyon takozu ebadında...

Yokuşta kaldın, fren balataları zayıf diyelim; koy onu tekenin önüne, santim kaymasın.

Öylesine kocaman bir aleti aynanın arkasına gizlemek için uğraşıyoruz.

Kredi kartı büyüklüğünde ve cama tam yapışan cinsten bir şey olsaydı yeter de artardı bile.

Artar diyoruz çünkü pul büyüklüğünde yapmak da mümkün.

HIRSIZA KARŞI ÖNLEM

Cama yapışmasının önemi şurada:

Pek tekin olmayan bir semte gittiniz farz edelim.

Güvenli bir kapalı otopark bulamadığınız için, rastladığınız yere park ettiniz.

Biri gelip camı kırabilir mi?

Kırabilir.

OGS'nizi alıp kaçabilir mi?

Kaçabilir.

Ondan sonra ister yarı fiyatına satar, ister kendi kullanır.

Orası, alıp kaçanın keyfine kalmış.

Aletin ederi 45 YTL.

Bir de hesabına yatırılmış olan miktar var.

Bitene kadar kullanır.

Cama yapışınca sökülemeyecek türden olsa, bu risk ortadan kalkar.

FİYAT YÜKSEK

Daha sağlama almak isterseniz, o takoza benzeyen aleti isteyene ücretsiz verirsiniz.

Nasılsa her geçişte bankadaki hesaptan otomatik düşecek.

Maddi karşılığı bulunmayınca kimse çalmaya tenezzül etmez.

Ayrıca o alete 45 YTL değer biçilmesi de uygun gelmedi gözüme.

Etse etse 15 eder ki ondan ötesi vatandaş adına zarar ziyan.

TEKNOLOJİ YETERLİ

Bir adım daha ileri düşünelim ve şöyle söyleyelim:

Aynı işi cep telefonlarıyla bile halletmek mümkün olabilir.

Gişeden geçiş sırasında cep telefonunu göstermenin yeterli geleceği bir sistem kurulabilir.

Kırk türlü marifeti var cep telefonlarının.

İnternete bağlanıyor, fotoğraf çekiyor, vs.

Cep telefonuyla uzaktan bomba bile patlatılabilirken, bir gişe geçişinin mümkün olmayacağına kimse inandıramaz beni.

Yeter ki böyle bir sistemin uygulanmasına karar verilsin.

Muhtaç olduğumuz teknoloji ülkemizde mevcuttur.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi