T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 13 MAYIS 2006 CUMARTESİ
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Kürşat BUMİN

Tasarı'ya devam...

Tasarı'nın en fazla polemiğe neden olan 6. maddesinin son fıkrasına ilişkin görüşümü de açıklayacaktım.

Bilindiği gibi söz konusu fıkraya CHP Başkanı "Öcalan'a af yolu açılıyor" diyerek şiddetle itiraz etmiş, hükümet de bu suçlamayı aynı şiddetle iade etmişti... Böylece, Öcalan'ın affına kimin daha çok karşı olduğu yönünde ilginç bir yarışa daha şahit olmuştuk.

Ancak, işin bu tatsız tuzsuz polemik faslı bir yana, 6. maddenin son fıkrası -gerçekten de- problemli bir fıkradır. Biliyorsunuz, ülkenin birçok cezacısı bu fıkranın Baykal'ın yorumuna izin veren yapıda olmadığını açıkladı. Bu açıklama-görüşlerin ikisine özellikle dikkat çekmek istiyorum:

Bunlardan birincisi Sami Selçuk'a aitti. Selçuk, konuya ilişkin şu açıklamayı yapıyordu: "Böyle bir şey söz konusu değil. Öcalan eski TCK'nın 125. (yeni TCK'nın 302.) maddesine göre hüküm giydi. (...) Söz konusu 221. maddenin 125. (302.) maddeye uygulanması olanaksız. Yalnızca 220. maddeyle ilgili. Öcalan özel-genel hüküm ilişkisi içinde 3713 sayılı TMY'nın özel hükmü olan 3. maddesi kanalıyla 125. (302) maddeye göre hüküm giymedi. Bunu her hukukçu bilir. Değerli Baykal'a ayrıntılar keşke anlatılabilseydi. Hukukçuları kendisini yanıltmışlar. Ülke boş yere enerji ve zaman yitirdi."

Aktaracağım ikinci görüş ise Emekli Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet Gündel'e ait. Gündel, Radikal'de (29 Nisan) yayımlanan yazısında söz konusu Tasarı'yı hazırlayanların "terör örgütü" ile "silahlı örgütü" birbirine karıştırdıklarını söylüyordu. Dolayısıyla, PKK gibi "silahlı örgüt"ler hakkındaki suçlar ve cezalar Terörle Mücadele Kanunu'nda değil, TCK'da düzenlenmişti. Buradan hareketle, Gündel de, Tasarı'nın 6. maddesinin son fıkrasının genel olarak PKK, özel olarak ise Öcalan'ı kapsayıcı nitelikte olmadığını ileri sürmekteydi. Gündel'in Tasarı'nın 6. maddesine yönelttiği şu eleştiriyi de hatırlatmak isterim: "Tasarının madde gerekçesine bakıldığında, silahlı örgütlerle ilgili olan TCK'nın 314. maddesine sadece ceza yönünden değil suç unsurları ve diğer hususlar bakımından da görderme yapıldığı ifade edilmektedir. Hem göndermeden bahsediliyor hem de gönderme yapılan yerlerde bulunan (TCK'nın 220/son ve 221. maddelerindeki 'örgütün ve amacının propagandası' suçları ve 'etkin pişmanlık') hükümlerine maddede tekrar yer veriliyor."

Görüyorsunuz, mesele çok karmaşık bir nitelik kazandı; bu durumda işin içinden nasıl çıkabiliriz?

Birinci olarak şu soruya cevap bulmamız gerekiyor: Tasarı'nın 6. maddesinin son fıkrası Öcalan'ı kapsıyor mu? İkinci olarak da şu soruya: Söz konusu fıkrayı Tasarı'ya kim koydurdu? İkinci soruya cevap aramaktan vaçgeçmek en iyi seçim olsa gerek, çünkü (bildiğiniz gibi) Adalet Bakanı bu fıkranın sahibini açıklamayacaklarını çoktan açıkladı bile... (Aslına bakacak olursanız, sonuç olarak bir Yasa'dan söz ediyorsak bu tür "devlet sırları"na hiç mi hiç yer yoktur.)

Birinci sorunun cevabına gelince: 6. maddenin kimleri kapsadığına ilişkin benim görüşüm biraz önce aktardığım cezacıların görüşlerinden farklı. Ben (cezacı olmadığım için) tamamen Tasarı'nın mantıksal yapısından hareketle (ve Gündel'den aktardığım son satırların da yardımıyla) 6. maddenin son fıkrasının elinin epeyce uzun olduğunu sanıyorum! Niçin böyle düşündüğümü de özetle açıklıyorum:

1-Tasarı'nın 1. maddesi ayrıca "örgüt tanımlaması" yapmayıp bu tanım için TCK'nın 220. maddesine görderme yapmıştır. (Bkz. "Madde gerekçeleri") 2- Tasarı'nın 6. maddesi Terörle Mücadele Kanunu'nun 1. maddesinde belirtilen amaçlar doğrultusunda suç işlemek üzere terör örgütü kuranların ve yönetenlerinTCK'nın 314. maddesine göre ("Silahlı örgüt" başlıklı) cezalandırılacağını bildirmektedir.. 3- TCK'nın 314. maddesinin 3. fıkrası ise şöyledir: "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır." 4- "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" fiili TCK 220'nin konusudur. 5- TCK'nın 221. maddesi ise "Etkin pişmanlık" başlığı altında "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu"na karışanlara uygulanacak "pişmanlık" indirimlerini düzenlemektedir. 6- Sonuç: Tasarı'nın bu mantıksal yapısı gereği, Tasarı'nın 6. maddesinin son fıkrası Baykal'ın iddiasını doğrular niteliktedir!

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi