T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 13 MAYIS 2006 CUMARTESİ | ||
|
|
Benim gibilerin akıllarının kolay almayacağı bir manzara: En merkezi meydanlardan birinde, o görkemli kıyafetleri ve heybetli duruşlarıyla Mehteran Bölüğü yeri göğü inleten gösteriler yapıyor... Göktürkler, Uygurlar, Peçenekler'in adlarının geçtiği, bin atlı akınlarda çocuklar gibi şen olduğumuz dönemleri akla getiren, Barbaros'un seferden döndüğünü ilân eden topları hatırlatan marşlar... Aklımızın kolay almamasının sebebi bu gösterinin yeri. Burası, Suriye'nin başkenti Şam'ın en merkezî meydanı... Hani, bir süre öncesine kadar Abdullah Öcalan'ı topraklarında barındıran, Hatay'ı haritasında kendi kenti olarak tanıtan Suriye... Bazı Arap aydınlarının "Bizi geri bıraktırdılar" iddiasının muhatabı Osmanlı Devleti'nin alâmet-i fârikası olan Mehteran Bölüğü, burada, hayretten gözleri dört açılmış Şamlılara konser veriyor... Burayı biraz daha yakından tanıyanların hayrete düşmesi için sebep çok... Ancak, herkesin bildiği bir gerçek de ortada: Türkiye ile Suriye'de bugün yönetimde bulunanlar, yaşananları geride bırakmayı kafaya koymuş görünüyorlar... Türkiye'den gelenlerin Suriye'ye önceden alınmış vizeleri olmadan girebilmesi bile yeterince şaşırtıcı... Hareket etmeden önce görüştüğüm Hüsnü Mahalli, "Başka her şey bir tarafa, Emine Erdoğan ile Esma Beşşar arasındaki dostluk devam ettikçe daha şaşırtıcı çok şeye kendini hazırla" dedi bana. Kendisi burada yok, ama Mahalli'nin sözünü ettiği 'yakın dostluk' kendini her düzeyde hissettiriyor... İstanbul Belediyesi "Şam'da İstanbul Kültür Günleri" başlığı altında altı günlük bir programla burada. Gülsin Onay piyano, Zara ve Ahmet Özhan Türk halk ve sanat müziği konserleri veriyorlar... Göksel Baktagir ve arkadaşları Türk sanat müziğinin en seçkin örneklerini sunuyor... Türkiye'nin kültürel birikimi, çağdaş değerleri sergileniyor... Şâir padişahların eserlerinin Arapçaları hazırlanmış... Türk ressamlarının soyut eserlerinden oluşan bir sergi yanında, fotoğraf, ebru ve minyatür sanatının son örnekleri de sanatsever Suriyelilerin ilgisini bekliyor... Bu arada, Aşçılar Derneği'nin de onlara bir sürprizi olacak...
İlgi hayli fazla. Açılışta, Suriye'nin kalburüstü simaları Türk sanatının değişik örneklerini görmek için gelmişti. Şam valisi, Baas Partisi'nin yönetim kadrosu, değişik bakanlıkların temsilcileri... Açılış için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da Şam'a gelmişti; ilgiyle dinlenen bir konuşma yaptı. Eş zamanlı başka bir etkinliğe katıldığım için kaçırdığıma çok üzüldüğüm bir olay da, 'İki kültür arasındaki ortak noktalar' başlıklı paneldi. Prof. İlber Ortaylı da bekleniyordu, ama rahatsızlığı sebebiyle gelemedi. Prof. Ahmet Akgündüz ile Doç. İhsan Fazlıoğlu ile Suriyeli profesörler Mustafa al-Hatib ve Abdurrahman Bitar çok önemli noktalara temas edilen konuşmalar yapmışlar... Şam için özel konular seçilmiş fotoğraf sergileri için; Topkapı Sarayı'nda bulunan Kutsal Emanetler ile Hicaz Demiryolu konulu fotoğraflar ilginç mekânlarda sergilendi. Kutsal Emanetler Emevi Camii'nin avlusunda, Demiryolu Sergisi ise şimdi kullanılmayan Şam İstasyonu'nda... El işleri ürünlerine düşkün Şamlı hanımlar, Türkiye'deki hemcinslerinin el emeği göz nuru eserlerini Mezze semtindeki sergi salonunda geziyorlar... Cuma namazı için Emevi Camii'ne gidenleri bir başka sürpriz bekliyordu: Camiye giden bütün yollar Türk bayraklarıyla süslenmişti; câmiyle irtibatlı bütün caddelerde Türk bayraklarından geçilmiyordu. Caminin hemen önündeki genişletilmiş alanda kurulan sergide, Suriyeliler, Mukaddes Emanetler fotoğraflarını merakla izlediler... Sergiler İstanbul'a dönük geniş bir ilgi doğurmayı amaçlasa bile, bir haftayı bulacak etkinlikler Türkiye'ye olan merakı ayağa kaldıracağa benziyor. Suriye televizyonu, gazeteler, bu vesileyle ülkelerine gelen sanatçılarla mülâkatlar yapıyor, Türkiye'yi gündemde tutuyorlar... Sanatçılarımız Suriye'yi terk ettiklerinde arkalarında uzun yıllar zihinlerden silinmeyecek bir Türkiye imajı bırakacaklar... Etkinliklere katılan Türkiye'den gelmiş sanatçılar, bürokratlar, yazarlar ve gazeteciler için ise, damaklarda Suriye mutfağının tadı kalacak gibi... Önceki yıllarda olmadığı kadar çok sayıda yeni lokanta açılmış Şam ve etrafında. İlk gece hayli zahmeti göze alarak 'Fica' diye içinde çağlayanlar çağıldayan, sular geçen bir kasabaya gittik. İkinci gün ise, Şam merkezindeki Midhat Paşa Caddesi üzerinde bulunan, eski bir Osmanlı Hanı'ndan çevrilmiş 'Havalî Lokantası'ndaydık... Şam'da Türkiye'nin izleri kalıcı olacağa benziyor.
|
![]()
| ||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |