|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| S O N D A K İ K A | 17 MAYIS 2006 ÇARŞAMBA | ||
|
|
Unakıtan: Endişeye gerek yok
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, "Mali piyasalarda son yaşanan gelişmeler analiz edildiğinde, dışsal gelişmeler, sebepler daha fazla ağırlık kazandı" dedi.
Bu gelişmeler analiz edildiğinde, dışsal gelişmelerin, sebeplerin daha fazla ağırlık kazandığını ifade eden Bakan Unakıtan, ABD'de faiz oranlarının yükseltildiği, Avrupa Merkez Bankası'nın faiz artırımı hazırlığı içinde olduğunun tahmin edildiği ve Japonya Merkez Bankası'nın da faiz artırma beklentisine girildiğini ve bu arada altın fiyatlarının, petrol fiyatlarının arttığını, bilhassa dışarıdaki bu piyasalarda, gelişmekte olan piyasalardan gelişen piyasalara doğru bir para akımının başladığını söyledi. Gelişmekte olan piyasaların tamamında bu dalgalanmaların başladığını ifade eden Unakıtan, şöyle devam etti: "Sadece Türkiye'de değil, Brezilya'da da Rusya'da da diğer gelişmekte olan ülkelerin borsalarında da düşüşler olmuş, para birimlerinde kayıplar meydana gelmiş... Bu Türkiye'de de oldu, Türkiye'de biraz daha fazla oldu. Bunun nedeni de bir takım içsel sebepler de buna eklendi. Bunlar, geçen ay enflasyon beklentilerden biraz daha fazla çıktı, sürekli olarak Türkiye'deki cari açığın yüksek seyretmesine fazla eleştiri konusu oldu ve bir de sosyal güvenlik yasaları Cumhurbaşkanlığı tarafından veto edildi. Bu arada bir de vergilerle ilgili bazı belirsizliklerin olduğu öne sürüldü. Bütün bu sebepler birleşince o dalgalanmayı piyasalar yaşamış oldu." "BUNLARIN HEPSİ GEÇİCİ, DERİNDEN ETKİLEMEZ" Unakıtan, dalgalı kur sisteminin olduğu ülkelerde bu tür dalgalanmaların her zaman yaşandığını, Türkiye'nin artık eski Türkiye olmadığını, Türkiye'de bir takım yapısal reformlar yapıldıkça, Türkiye'nin global ekonomi ile daha fazla entegre olduğunu bildirdi. Dış dünya ile daha fazla entegre olunmasının neticesi olarak Türkiye'nin bundan sonra dışarıdaki gelişmelerden çok etkileneceğini kaydeden Unakıtan, "Buna artık herkesin alışması lazım" dedi. Unakıtan, şunları söyledi: "Dışarıda dolar mı yükseldi, buna göre hareket edecekler, faizler mi yükseldi buna göre piyasalar da etkilenecek ama bu etkiler (fazla mı, az mı olur) diye düşündüğümüzde, Türkiye'de hiç kimse her hangi bir paniğe kapılmasın, endişeye hiç gerek yok, çünkü Türkiye'deki ekonomi artık eski ekonomi değil... Türkiye'de bir taraftan ekonomi güçlendirilmiştir, finansal durum güçlü hale gelmiştir, enflasyon düşmüştür, diğer taraftan bu başarıların kalıcı olması için gerekli yapısal reformlar yapılıyor, yapılmaya da devam edecek. Eğer Türkiye'yi biz ne kadar küresel ekonomi ile iyi entegre edersek, Türkiye'de bunlardan katiyen korkmamamız lazım. Bunların hepsi geçicidir ve Türkiye ekonomisini derinden etkileyecek konular değildir." Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, finansal araçların vergilendirilmesinde herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığını, aynen devam edeceğini, buna ilişkin tebliğin ise konuşmasının ardından internet sayfasında yayımlanacağını açıkladı. Unakıtan bu sözleriyle, özellikle yabancı yatırımcıları rahatlatmaya dönük mesaj vermiş oldu. Unakıtan, finansal araçların vergilendirilmesine dönük yapılanları hatırlattı. Bu kapsamda vergilendirmenin eskiden çok karmaşık olduğunu, yapılan düzenlemelerle sistemi basitleştirdiklerini, mükelleflerin beyanname verme külfetlerinin ortadan kaldırıldığını, vergilendirmeyle ilgili belirsizliklerin giderildiğini ve eşitsizliğin kaldırıldığına işaret eden Unakıtan, böylelikle farklı uygulamalara son verildiğini, vergi tabanı genişletilerek piyasanın bütünüyle kayıt altına alındığını belirtti. "BEN İNANIYORUM Kİ ENFLASYONDA HEDEFİMİZİ TUTTURACAĞIZ" Unakıtan Türkiye'de bağımsız bir Merkez Bankası olduğunu ve para politikalarının artık kurumsallaştığını, bu durumun şahsa bağlı olmadığını, belli kaideleri bulunduğunu söyledi. Türkiye'de dalgalı kur sisteminin bulunduğunu ve dalgalı kur sisteminin bu tür giriş- çıkışların, ani çıkışların sigortası olduğuna işaret eden Unakıtan, şöyle devam etti: "Girerken kolay olur ama çıkarken kolay olmaz. Piyasalar hemen tepki verir, piyasalar tepki verdiği zaman da girmenin çıkmanın maliyetinin ne olacağını iyi hesaplamak lazım. Biz her zaman söylemişizdir, evet Türkiye'ye sıcak para da girer, soğuk para da girer, hepsi girer. (Bunun için önlem al), hayır arkadaş. Türkiye'ye para girişlerinde herhangi bir kısıtlamamız yok, mümkün değil, olmayacaktır. Fakat Türkiye'ye para getirip de tekrar gitmek isteyenlerin hesaplarını iyi yapması lazım. O hesaplara göre çıkmanın da bir maliyeti olduğunu, şimdi olduğu gibi her zaman görürler." Unakıtan, Türkiye'de kalıcı bir mali disiplinin sağlandığını ifade ederken, bir ülkenin bütçesinde mali disiplin varsa ve bütçesi sağlam bir bütçe ise kimsenin korkmasına, endişelenmesine gerek olmadığını söyledi. Türkiye'nin bütçesinin böyle bir bütçe olduğunu ifade eden Unakıtan, 4-5 sene önce bütçenin açıklarla malul olan bir bütçe olduğunu, GSMH'ya göre bütçe açığının yüzde 16,5'lara kadar yükseldiğini hatırlattı ve "Ama şimdi öyle Türkiye yok. Maastricht kriterleri yüzde 3 diyor, yüzde 3'ün altında olması lazım bütçe açıklarının diyor. Bizde yüzde 2'ye indi. Bu sene daha da aza inecek" diye konuştu. "MALİ DİSİPLİN, KALICI HALE GELDİ" Unakıtan, mali disiplinin Türkiye'de kalıcı hale geldiğine işaret ederek, "Bundan dolayı kimsenin korkmasına, bu tür dalgalanmalarda endişeye kapılmasına gerek yok" dedi. Türkiye'de yapısal reformların yapıldığını ve yapılmaya devam ettiğini kaydeden Unakıtan, bunun önemli olduğunu, elde edilen başarıların kalıcı olabilmesi için bu reformlar şart olduğunu söyledi. Unakıtan, Türkiye'nin bunu yapma kararlılığını her zaman gösterdiğini, hükümetin bu yapısal reformlara aynen devam edeceğini de belirtti. Dışarıdaki gelişmelere birşey yapmanın mümkün olmadığını anlatan Unakıtan, kendilerinin Türkiye ile ilgili kararları vereceklerini söyledi. "ENFLASYONDA HEDEFİMİZİ TUTTURACAĞIZ" 2004, 2005 ve 2006'da da aynı şeylerin söylendiğini ifade eden Unakıtan, Nisan ayında çıkan enflasyona bakıldığında mevsimsel bazı artışların ve petroldeki artışların söz konusu olduğunu, bunlar arındırıldığında korkulacak birşey olmadığını söyledi. Unakıtan, "Ben inanıyorum ki enflasyonda hedefimizi tutturacağız. Zaten MB'nın esas görevi fiyat istikrarını sağlamaktır. Türkiye'de bu gayet açık ve şefaf bir şekilde işliyor" diye konuştu. "CARİ AÇIKTA ENDİŞE EDİLECEK BİR DURUM YOK" "Cari açık çok fazla, bu cari açık sürdürülemez, bu cari açık başımıza dert açar, 2000 yılında da böyle oldu, başımıza neler geldi" yönündeki söylemleri de değerlendiren Unakıtan, cari açıkta endişe edilecek bir durum olmadığını söyledi. 2000 yılı ile 2005 yılı karşılaştırıldığında, söz konusu yıllar arasında alaka olmadığını belirten Unakıtan, şöyle konuştu: "2000'de doğrudan yabancı sermaye, 1 milyar doların altında 982 milyon dolar olmuş. 2005 yılında 9 milyar 681 milyon dolar olmuş. Aradaki fark çok fazla. Portföy yatırımlarına baktığınızda birinde 1 milyar 615 milyon dolar, diğerinde 14 milyar 670 milyon dolar. Bütün bu giren çıkan dövizlere baktığınızda, biz 2005 yılında Merkez Bankası rezervlerini 17 milyar 847 milyon dolar arttırmışız. Burada cari açık endişe edilecek bir problem değil. Bundan dolayı artık hiçkimse aman cari açık var, Türkiye'yi eski şartlarına göre değerlendirerek konuşmasın. Cari açıktan dolayı Türkiye bir problem yaşamıyor." "ANA MESELE, İHRACATIN ARTIRILMASI" Cari açığın azaltılmasının elbette daha iyi olacağını, bunun için yapısal bazı değişikliklerin yapılması gerektiğini ve üzerinde çalışıldığını anlatan Unakıtan, ana meselenin ihracatın arttırılması olduğunu, ihracatın arttırılması için hükümete ve özel sektöre düşen görevler olduğunu söyledi. Hükümete düşen görevlerin girdi maliyetleri ve vergilerin düşürülmesi olduğunu kaydeden Unakıtan, Kurumlar vergisini düşürdüklerini, şimdi de istihdamın üzerindeki vergi yüklerinin azalması için gayret ettiklerini söyledi. Unakıtan, Türk ürünlerinin kalitesi ile verimliliğin arttırılması ve teknolojik altyapının kuvvetlendirilerek katma değeri daha yüksek ürünlerin ihraç edilmeye başlanması gerektiğine de işaret ederek, "Türkiye kabuk değiştiriyor ve Türkiye bu meseleleri de halledecektir. Kalıcı olarak ihracatın arttırılması suretiyle cari açığın düşürülmesi gerekiyor. Şu durumda Türkiye'de cari açıktan dolayı endişe edilecek bir durum yok" dedi.
|
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |