T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
S O N   D A K İ K A 17 MAYIS 2006 ÇARŞAMBA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Bugünkü Yeni Şafak
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv
  Favorilere Ekle
  Giriş sayfası yap

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Mumcu: Saldırıdan siyasi fayda umanları lânetliyoruz

ANAVATAN Genel Başkanı Erkan Mumcu, Danıştay'daki silahlı saldırı olayından hiç kimsenin yararlanmaya ve bunu bir fırsat olarak görmeye kalkışmaması gerektiğini belirterek, "Hepimizin iktidar, muhalefet, siyaset, devlet bir ağızdan konuşmamızın zamanıdır" dedi.

Erkan Mumcu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Mumcu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesini ziyaret ederek, yaralıların durumu hakkında bilgi aldı. Hastaneden ayrılırken gazetecilere açıklamalarda bulunan Mumcu, durumu kritik olan Danıştay 2. Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'e acil şifa diledi ve Özbilgin'in, giriştiği hayat mücadelesinden başarıyla çıkmasını temenni etti.

Mumcu, "Aksi halde sadece bir hakimi kaybetmiş olmakla kalmayız, toplumsal sağduyuyu yaralayacak başka süreçlerin de önü açılmış olur" dedi.

Bugünden sonra konuşacak herkesin çok dikkatli olması gerektiğini belirten Mumcu, hiç kimsenin böyle bir durumdan yararlanmaya, bunu bir fırsat olarak görmeye kalkışmaması gerektiğini vurguladı.

Mumcu, "Hepimizin iktidar, muhalefet, siyaset, devlet bir ağızdan konuşmamızın zamanıdır. Millete sağduyulu sözler söylemenin zamanıdır. Milleti korkuya ve endişeye, paniğe sürüklemek isteyen bu eylemin amacına hizmet edebilecek her türlü tutumdan mutlaka kaçınmak lazımdır" diye konuştu.

Türkiye'nin bu gibi provokasyonlarla geçmişte de karşı karşıya kaldığını söyleyen Mumcu, bu provokasyonların toplumsal hafızada yaralayıcı izler bıraktığını, toplumu kutuplaştırıcı, kamplaştırıcı etkiler doğurduğunu söyledi.

"TÜRKİYE'NİN HUZURUNA SALDIRI"

Bu tecrübelerden geçmiş bir ülke olarak bu defa bu tuzağa düşülmemesi gerektiğini vurgulayan Mumcu, şöyle konuştu:

"Şunu unutmayalım ki bu saldırı sadece merminin isabet ettiği insanlara yöneltilmiş bir saldırı değildir. Bu saldırı Türkiye'nin huzuruna, hukukun üstünlüğüne yöneltilmiş bir saldırıdır. Bir kuruma, bir heyete yapılan bir saldırı olması dolayısıyla devletin bütünlüğüne yapılmış bir saldırıdır ama bu durum karşısında yapmamız gereken şey birbirimize düşmek, birimizin diğerini suçlaması değil, güç birliği, ağız birliği, dayanışma içinde olmaktır. Neyin etrafında dayanışma? Hiç şüphesiz hukukun üstünlüğü, milletin kardeşliği, Cumhuriyetin değerleri ilkesi etrafında birleşme ve dayanışma... Bugün birleşme günüdür; aklıselim, sağduyu günüdür. Bugün fırsatçılara dikkat etme, fırsatçılara fırsat vermeme günüdür."

"Olayda hükümetin sorumluluğu bulunduğunu düşünüp düşünmediğinin" sorulması üzerine Mumcu, "Bu konudaki düşüncelerimin tamamını söylemek istemiyorum. Çünkü, biraz önce söylediğim sözlerle çelişmek de istemem. Bizim bugün suçlu aramamızın zamanı değil. Bizim bugün bu eylemin yöneldiği amacı anlayıp ona fırsat vermememizin zamanıdır" dedi.

Hükümet'in, ülkeyi yönetme yetkilerinden kaynaklanan sorumlulukları taşıdığını ifade eden Mumcu, "Bu sorumluluğunu ne kadar yerine getirdiğinin ya da getirmediğinin hesabını verecektir ama bu sonraki meseledir. Bu, bugünkü mesele değildir. Bugün önemli olan toplumu bir infial duygusuna sevk etmemektir. Bugün önemli olan birlik ve beraberliğin, kardeşliğin ve ülkenin gücüne olan inancın bizi selamete götüreceğine inanmanın zamanıdır" diye konuştu.

"EYLEMDEN SİYASİ FAYDA UMANLARI LANETLİYORUZ"

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, Danıştay'daki silahlı saldırıyı, "terör eylemi" olarak nitelendirerek, bu eylem üzerinden siyasi çıkar umanları, nefretle kınadıklarını ve lanetlediklerini söyledi.

Mumcu, partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada ise Danıştay'daki saldırının, "apaçık bir terör eylemi" olduğunu söyledi.

Hiç kimsenin, bunun, "müstakil, münferit ve bir meczubun işi olduğunu" söylemeye kalkmaması gerektiğini ifade eden Mumcu, "Bu eylemi gerçekleştiren kişinin meczup olduğu gerçeği önümüze konabilir. Bu hiçbir şeyi değiştirmez" dedi.

Mumcu, "bu gibi eylemlerin gözettiği hedefin, namlunun yöneldiği kişi veya kişiler olmadığını" vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Bu gibi eylemlerin hedefi, doğrudan doğruya toplumsal sağduyudur, milletin huzurudur. Bu eylemlerle yapılmak istenen şey, milleti bir korku, panik ve yılgınlık havası içine sürüklemektir, bu eylem üzerinden koparılacak fırtına, tartışmayla milleti daha derin kamplaşmaların içine sürüklemektir. Sonuçları bakımından, yol açtığı süreçler bakımından bu eylem hiçbir şekilde münferit ve müstakil bir eylem değildir."

"TAHRİK EDİCİ AÇIKLAMALAR"

Mumcu, toplumsal sağduyunun korunması, kışkırtıcılıktan uzak durulması ve kamplaşmayı, milletin zihnindeki bölünme korkularını kışkırtan açıklamalardan uzak durulmasını istedi.

Kışkırtma, kamplaştırma ve milleti bölme girişimlerinin; "milletin arasına çeşitli konular üzerinden ırk, kavim, mezhep, din, laiklik, insanların değerleri üzerinden derin nifak tohumları ekme girişimi" olduğunu belirten Mumcu, hiç kimsenin, bu olayın arkasından yürütülen tartışmalarda, bu nifak tohumlarının ekilebilmesine yol açacak beyanlarda bulunma keyfiliğine soyunmaması gerektiğini vurguladı.

Mumcu, şu andan itibaren; iktidarı ve muhalefetiyle devletin, milletin birliğini, ülkenin huzurunu korumaya dönük kesin bir kararlılık ve işbirliği olduğunun gösterilmesi gerektiğine işaret etti.

Bu kamplaştırmadan, kutuplaştırmadan medet umanların, olayı kendilerine göre yorumlayacağını, işlerine geldiği şekilde tahrik edici açıklamalarda bulunmaya devam edeceğini ifade eden Mumcu, şunları söyledi:

"Ama bize düşen, ülkenin birliği, bütünlüğü, milletin kardeşliğini gözeten herkese düşen şey, sağduyuyu, soğukkanlılığı muhafaza etmektir. Bu eylemin savunulacak bir tarafı yoktur. Bu eylemi, eylemi gerçekleştirenleri, arkasında duranları ve bu eylemden fırsat kollayanları nefretle kınıyor, lanetliyoruz. Sadece bu eylemi planlayanlar, gerçekleştirenleri değil, bu eylem üzerinden kendilerine siyasi fayda umanları da nefretle kınıyor, lanetliyoruz."

  • ANKARA (A.A)

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  • ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi