|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 13 NİSAN 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
AB jürisinin İstanbul'u 2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti seçmesi üzerine yapılan açıklamalar, bu şehrin, Türkiye için olduğu kadar Avrupa için de ne anlam ifade ettiği konusunda yeniden düşünmenin bir var oluş meselesi olduğunu ihtar ediyor adeta. Her ne kadar girişimi yürüten STK temsilcilerinden en tepedeki resmi yetkililere kadar herkes, İstanbul'un Kültür Başkenti olması durumunda tarihi mirasın korunmasına, turizme yapacağı katkılara değinseler de yüzleşmek zorunda olduğumuz husus; şehir ve medeniyet ekseninde, bizim için İstanbul'un anlamıdır. Avrupa Birliği açısından şehir, 'Avrupa toplum modeli'nin uygulama alanı olarak temel politikaları arasındadır. Bu açıdan bakınca Avrupa toplum modeli ve bu toplum modelini besleyen uygarlık projesi olarak AB ve daha genel anlamda Avrupa'nın kültürel değerleri ile şehir ilişkisini kurmadan İstanbul'a biçilen anlam anlamlandırılamaz.. Sorun, kaç turistin geleceği gibi pragmatik söyleme indirgemeden, kendimizle yüzleşmemizi gerektiren, tarihi derinlik isteyen bir duruşla İstanbul'un anlamlandırılması sorunudur. Tarihi derinlikte kaybolmak yerine, sondan başlayarak, mesela Avrupa Kültür Başkenti olmanın Avrupa açısından ne anlam ifade ettiği sorusunu sormak bile pekçok konuyu aydınlatabilir. Bu noktada önemli sorunun, 'Kültür Başkenti' olmakla 'Avrupa Kültür Başkenti' olmak ayrımının ne olduğudur. Yani Avrupa kültürünün başkenti mi seçiliyor yoksa farklı da olsa kültürel derinliği olan bir şehir mi aranmaktadır? Bu zamana kadar Kültür Başkenti seçilen şehirlere bakıldığında, doğal olarak Avrupa kültür mirasını taşıyan, temsil eden şehirler seçildi. Avrupa toplum modelinin hayata geçirildiği mekan olarak şehirlerin seçiminde bu kültürel derinliğin aranmaması çelişki olurdu. İşi daha da kolaylaştırmak için, İstanbul'un hangi özelliklerinden dolayı Avrupa Kültür Başkenti olmayı hakettiği sorusuna, aday olmak için başvuran girişimin nasıl bir cevap verdiğine bakalım. "İstanbul'un 2010 AKB adaylığı çerçevesinde AB Komisyonu'na sunulan dosyada, ünlü filozof Aristo'nun evrenin dört temel unsuru olarak gösterdiği toprak, su, hava ve ateş düşüncesinden esinlendi. Dosyada kullanılan benzetmede toprağı İstanbul'un kültürel zenginliğini yansıtan tarihi eserler, suyu İstanbul Boğazı ve Haliç, havayı minareleriyle çan kuleleriyle dini zenginlik ve hoşgörü, ateşi de gençlik, teknoloji ve modern sanatlar temsil etti." İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti müracaatında Egemen Bağış'ın yaptığı bu açıklama Avrupa medeniyeti ile kurulan ilişki dolayısıyla İstanbul'un, hangi kültür ve medeniyet havzası referans alınarak anlamlandırıldığını gösterir. Varloş imkanını Helenik gelenekle meşrulaştıran bir şehrin farklı ve özgün kültürel (şehir) özelliğinden dolayı değil Avrupa kültür/üne izafe edilmesinden dolayı kültür başkenti unvanı veriliyor. Zaten İstanbul adına yapılan müracaat dosyasının ayrıntılarına bir göz atanlar bir Osmanlı/İslam şehri İstanbul'un yerine hangi sıfatların öne çıkartıldığını görerek hükümet ve STK'ların medeniyet algısını ve bilinç kaymasının boyutlarını dehşetle göreceklerdir. İstanbul, Osmanlı fethinden önce de vardı; pagan Roma'dan Hristiyan Bizans'a uzanan çizgide bir miras devraldık. İslam medeniyetinin kendinden önceki tarih ve medeniyetleri dışlamayan, kuşatıcı özelliği İstanbul için de geçerlidir. Osmanlılar fetihle birlikte yeni bir İstanbul kurdular. Kendinden önceki medeniyet ve birikimi yok saymadan, imha etmeden dönüştürmesini bildiler. Köhne bir Bizans şehrinden yeni ve farklı bir medeniyet kurdular. Bugün İstanbul diye bir şehir varsa o da Osmanlı sayesindedir ve tarihin tanık olduğu bu en muhteşem şehre karakterini veren de Osmanlı medeniyeti olmuştur. Avrupa Kültür Başkenti olmayı parmak hesabıyla turist saymaya indirgeyerek İstanbul'a, İstanbul'un tarihi mirasına sahip çıkılmaz. İstanbul'un temsil ettiği medeniyeti yok sayarak, inkar ederek ödüllendirmek onun tarihi misyonunu inkar etmek demektir. AB, Kültür Başkenti olarak İslam şehri İstanbul'u değil, Helenik İstanbul'u görmek istemiştir.
|
![]()
| ||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |