|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 13 NİSAN 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
"Batı medeniyeti İslam'dan üstündür. Batı kendi medeniyetine duyduğu güvenle teröre karşı savaş başlatmalı. Bu bir başka medeniyetle, bin dört yüz yıl öncesine takılıp kalmış İslam'la savaşmaya kadar gitse bile...." Askeri ve ekonomik güçle dünyayı dize getirmeye, 21. yüzyılı kıyamete kadar sürecek Amerikan hegemonyasını tesis etmeye, yeryüzünün bütün zenginliklerini talan etmeye, başka medeniyetlere hayat hakkı tanımamaya şartlanmış Anglo-Amerikan ittifakının sadık hizmetçisi Silvio Berlusconi böyle söylemişti. ABD Başkanı George Bush'un 11 Eylül'deki saldırılarının hemen ardından "Haçlı Seferi" başlattıklarını ilan etmesinden cesaret alarak, ülkesini "terörle mücadele" adı altında sürdürülen yeni emperyal dalganın cephe ülkesine dönüştüren, gizli cezaevleri ve işkence uçuşları için ülkesini CIA'nın örtülü operasyonlarına açan, İtalya'nın büyük kentlerinde masum insanların kaçırılmasına aracılık eden ya da göz yuman, Irak'tan sonra İran ve Suriye'ye yönelik saldırı projelerine gönülden destek veren neoliberal arsızlığın şımarık çocuğu, iktidarını kaybetti. Merkez sol ittifakın adayı Romano Prodi ipi göğüsledi. Amerika Tony Blair'den sonraki en sadık destekçisini kaybetti. Küresel işgal cephesi, güçlü İtalya kalesini kaybetti. İspanya'da olduğu gibi. 2004'teki Madrid saldırılarının ardından, bir diğer sadık müttefik İspanya Başbakan Jose Maria Aznar'ın Halkçı Parti'si hezimete uğramıştı. Seçimi kazanan Sosyalist İşçi Partisi lideri Jose Luis Rodriguez Zapatero, Irak'taki askerleri çekeceğini açıkladı ve çekti. Bununla da kalmayıp Irak işgaline ve ABD dış politikasına yönelik ağır suçlamalarda bulundu. İşgal kararı, ABD, İngiltere, İspanya ve Portekiz gibi dört sömürgeci ülke "21. yüzyılın Yaltası" olarak nitelenen "Azor Zirvesi"nde alındı. Ancak hem İspanya hem de Portekiz, bu zirveden hiç de hayır görmedi. ABD ise, İspanya'nın ardından gelebilecek fireleri engellemeye çalıştı. Bush yönetimi, İspanya'nın yeni yönetimini Irak'tan asker çekmemesi için uyarırken adeta tehdit etti. 2 Nisan'da Irak'taki askerlerine geri dön emri veren hazırlanan Zapatero'ya, bu tavrının terörü cesaretlendirdiğini, El Kaide'nin zafer ilanı olduğunu söyledi. Irak'taki Amerikalı askeri yetkililer "zaten İspanya askerine ihtiyacımız yoktu" demek zorunda kaldılar. Amerikan basını İspanya'yı kınadı. Hollanda'dan da askerlerini çekmemesini isteyen Bush, Madrid'deki saldırıların ABD desteğini cezalandırma amacı taşımadığını iddia ederek, Türkiye ve Suudi Arabistan'daki saldırıları örnek gösterip müttefiklerinin yaşadığı korkuyu gidermeye çalıştı. Bazı küçük ülkeler dışında işgal koalisyonuna katılan ülkelerden bir çoğu çekildi. Amerikan saldırganlığına karşı Latin Amerika ülkelerinin çoğu sol partileri iktidara getirdi. Dünya genelinde Amerikan karşıtlığı zirveye vururken, Bush yönetiminin dostları birer birer ekipten ayrılmak zorunda kaldı. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra en uzun süre başbakan olan Berlusconi, Şubat sonunda son kez Başbakan olarak Washington ziyaret etti. Durumu kurtarmak için Irak'taki 2 bin 900 askeri yıl sonunda geri çekme sözü verdi. Ama bu bile yeterli olmadı. Prodi, "en kısa sürede" askerleri çekeceğini açıkladı. Prodi'nin başbakanlığında İtalya'nın ABD'den uzaklaşıp Avrupa'ya yoğunlaşması, transatlantik ilişkilere Washington'ın çıkarlarına göre değil, eşit ve dengeli bakması bekleniyor. Zaten zorluklar yaşanan ABD-Avrupa ilişkilerine yeni zorluklar eklenecek. İtalya, AB içinde güçlenirken ABD ile ilişkileri zayıflayacak. 40 yıldır aranan ünlü Sicilyalı mafya babası Bernardo Provenzano, Berlusconi'nin kaybettiğinin kesinleşmesinden birkaç dakika sonra yakalandı. Bu, Berlusconi'nin ilişkileri hakkında derin soruşturma sürecinin başlayabileceğine işaret ediyor. ABD ile bağlantılarının gizli yönleri de deşifre edilecek demektir. Seçimlerin en net sonucu, Bush'un küresel ve Ortadoğu hesapları için ikinci önemli müttefikini kaybetmesi oldu. Geriye sadece Tony Blair kaldı. Hem de, Washington'un yeni bir maceraya atılmasının arefesinde. İran, sekizinci nükleer güç olduğunu ilan etti. Uranyum zenginleştirdiğini, artık nükleer teknolojiye sahip olduğunu duyurdu. Bütün bölgesel denklem bozuldu. Bundan sonra ABD ve İngiltere'nin durumu çok daha zor olacak.
|
| ||||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |