T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 13 NİSAN 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Mehmet ŞEKER

Bombanın patladığı akşam

Bizim Ali neredeyse altı aydan beri arabasını satmak için uğraşıyordu. Aslında bu yolda pek çaba harcadığı söylenemez; dilindeydi hep.

Satacağım, satıyorum derken bir akşamüstü telefon etti ve sattığını söyledi.

Taliplerden biriyle sonunda üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar, arabasıyla vedalaşmış.

Aradığında yoldaydım. "Fatih'te buluşalım" dedi.

Yenisini alana kadar akşamları görüşeceğiz demektir.

*

Fatih Camii'nin türbe kapısı civarında buluştuğumuz sırada, uzaklardan bir patlama sesi duyuldu.

Ne olduğunu üç beş dakika sonra gelen telefonla öğrendik.

Kocamustafapaşa'da otobüs duraklarının bulunduğu ufak meydandaki çöp bidonuna konulan bomba patlamış... Bir ölü, 14 yaralı.

*

Ali arabasını o gün satmasaydı, muhtemelen onlardan biri de ben olacaktım.

Telefonla aramayacak, Fatih'e çağırmayacaktı.

Ben de Paşa'da yürüyecek, pasajın önünde simit satan adamın yanından geçerek Sümbül Efendi'ye doğru gidecektim. Planım o şekildeydi.

Sonra aynı yerden dönerek durağın yanında bir çay içmeyi düşünüyordum.

Dakikası bile tutuyor; ya giderken ya dönerken patlayacaktı çöp bidonundaki bomba.

Daha yapacak işlerimiz varmış demek.

*

Terör örgütü otobüsleri yakarak, kalabalık meydanlarda bombalar patlatarak varlığını sürdürmeye çalışıyor.

Hiçbir suçu günahı olmayan insanlar ölecek, böylece terör örgütü yaşayacak.

Sözüm ona mücadele veriyorlar.

Yoksul Güneydoğu'nun kalkınması, ilerlemesi için; bağımsız devlet kurulması için Kuzeybatı'da masum insanların ölmesi gerekiyor!

Mantığa bakın!

*

Hâkim ve savcıların otobüsüne bomba konulacak... Turistik bölgelerde minibüsler havaya uçurulacak... Vitrinler kırılacak... Çocuklar polise taş atacaklar... Molotoflar havada uçuşacak... Arabalar yakılacak... C4'ler, A4'ler hazırlanacak... Askerler, polisler ve yoldan geçenler öldürülecek...

Nedir, "Kürtlerin haklarını savunuyoruz. Kürdistan'ı kuracağız."

*

İyi de azizim, bomba attığınız "ücra ve fakir İstanbul Kocamustâpaşa"da oturanların üçte biri Güneydoğulu.

Patlamada yaralananların da bazıları son on-on beş yılda oradan göç etmiş olanlar muhakkak.

Kimi öldürüp kimi özgürleştiriyorsun?

O zaman ABD'nin Irak'ta giriştiği 'özgürleştirme' faaliyetine de kafanız yatıyordur sizin.

Ayrıca terör eylemleri sonunda kurulmuş bir devlet biliyor musunuz?

*

Tam da haklar ve özgürlükler konusunda önemli ölçüde ilerleme kaydedildiği sırada, terör örgütünün eylemlere yeniden başlaması, bırakın devleti, bu kafayla turşu bile kurulamayacağının işaretidir.

İşin sevindirici yanı şudur: Büyük çoğunlukla Güneydoğu halkı terör olaylarına iyi bakmıyor.

Bölünmeden yana olanlar çok küçük bir kesim.

Ve Diyarbakır'da aklı başında, yaşananları sağlıklı bir şekilde değerlendirebilen, iyi niyetli ve birikimli bir vali var.

Yalnız bir de endişe taşıyorum... Dilerim ki Vali Efkan Ala'nın ismi, Diyarbakır'da bir liseye yahut caddeye verilmez; Gaffar Okkan gibi.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi