|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 13 NİSAN 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Rahmetli Sakıp Sabancı'nın hayırla yadedildiği bugünlerde Büyük Sabancı Hacı Ömer'in bana söylediklerini hatırladım.. 12 Aralık 1965 tarihli Son Havadis gazetesinde yayınlanan mulâkat esasında kendisine başarı ve mutluluk hakkındaki fikrini sormuştum.. bana yekden: "gardaşım, dedi, ben okumuş bir adam değilim, bunu sen onlarla konuşsan daha iyi olmaz mı?" ona şöyle cevap verdiğimi hatırlıyorum: "-ben mektepten değil, hayattan diploma almış bir kimseyle konuşmaya geldim.." Emirgân'daki meşhur köşkün bahçesinde cereyan eden muhavere şu sözlerle başladı ve öylece devam etti: "Hayatın gayesi çalışmak bu suretle hem kendine hem memlekete faydalı olmaktır.. bir insan mesleğinde çalışacak, büyüyecek.. yaldızlı sözlerle süslemeye hâcet yok.. bunu böyle bellemek lâzımdır" dedi: "-Şu halde sizce çalışmak ve para kazanmak saadet için lüzûmlu en mühim nokta?" "-Evet!.. bende tam altı çeşit hastalık var.. böyle olduğu halde yarın gene Adana'ya gideceğim.. çalışmadan duramam.. çalışmak kanıma işlemiştir.. çalışan kazanır, çalışan rahat eder." "-Çok mu çalışmalı, yoksa usulüne göre mi çalışmalı?" "-Biz hem çok çalışmalıyız, hem de akıllıca çalışmalıyız" ve ilave etti: "-Bizde herkes işin kolay tarafına kaçmak istiyor.. zahmet çekmeden zengin olmanın yollarını arıyor.. ya zengin bir ailenin kızını almak yahut birden zengin eden bir iş bulmak istiyor.. böyle şey yoktur.. terlemeden para kazanılmaz.. Ben işe 85 krş.'a amelelik yaparak başladım.. yıllarca didinerek bu hâle geldim." "-Sizce dünyaya gelmekten maksat para kazanmak için çalışmak mıdır?" "-Hayır aslında dünyaya gelmekten maksat; birinci olarak iyiliktir.. hem kendine hem diğer insanlara iyilik yapabilmek için de para kazanmak lâzımdır.. para kazanmak için de çalışmak icab eder." "-Para kazanmak, iyilik etmek.. daha başka?" "-İyilik etmek dedim.. insan iyiliği de kendine zararı olmadan yapmalıdır.. bu da önemli bir husustur.." devam etti. "-Sonra insanlara karşı toleranslı olmalıdır.. affedici olmalıdır.." "-Her insana iyilik etmeli midir? Yani kötü insana da iyilik etmeli mi?" "-Bence kötü insanları da iyilikle ıslah etmelidir.." "-Çalışmayı ve başarmayı temin eden en önemli prensipler hakkında başka söyleyeceğiniz var mı?" "-Evvelâ dürüst olmalı, insanın ahmağı hilekârıdır.. sonra mâkul yollardan gitmeli.. ondan sonra çalışmalı.. ondan sonra çok kazanıp az harcamalı.. sonra hiç bir güçlükten yılmamalı.. bunun başka sırrı yoktur." "-Bir iş adamı olarak iktisadî kalkınmamız için ne düşünüyorsunuz?" "-Başta çok çalışmak.. Almanlar gibi.. ziraî istihsali artırmalıyız.. sanayii kuvvetlendirip, ziraî mahsülleri değerlendirmeliyiz.. istihsali çoğaltırken en ucuza mal edip dünya piyasasına uydurmak suretiyle dışarıya çok satıp az almak imkânını bulmalıyız.. gidecek yol budur.. hülâsa: MİLLETÇE ELELE VERİP ÇALIŞMALIYIZ..." Sabancı efsanesinin yaratıcısı bana kırkbir yıl evvel aynen böyle söyledi..
|
![]()
| ||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |