T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
E K O N O M İ 15 NİSAN 2006 CUMARTESİ
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Karadelik tarih oluyor

TBMM'de birinci bölümü kabul edilen Sosyal Güvenlik Reformu Tasarısı, emeklilik tazminatlarını fona, sağlık hizmetlerini de sigortaya bağlayarak sistemi en büyük mali yükten kurtarıyor

Bugüne kadar sosyal güvenlik sisteminde kara deliği oluşturan sağlık harcamaları Sosyal Güvenlik Reformu Tasarısı ile sigortaya bağlanarak, ödenen primlerin emekli maaşlarına ve sosyal hizmetlere yönlendirilmesi sağlanacak. Kıdem tazminatları için de özel bir fon oluşturularak, işveren üzerindeki yük azaltılacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, önceki gün Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı'nı tek çatı altında birleştiren kanunun kabul edilmesiyle reformun ilk ayağının tamamlandığını belirterek, gelecek hafta da Genel Sağlık Sigortası ve Emeklilik Sigortası'na ilişkin kanunu parlamentodan çıkaracaklarını söyledi.

KIDEM TAZMİNATLARI İÇİN FON

Başesgioğlu, kıdem tazminatlarının da hem işveren hem de sistem üzerinde yük olduğuna işaret ederek, bu konuda önceki hükümet döneminde akademisyenler tarafından hazırlanan "Kıdem Tazminatı Fonu Tasarısı"nı benimsediklerini söyledi. Fonun devlete yeni bir kara delik oluşturmaması için sağlıklı bir finans yapısına kavuşturulmasına önem verdiklerini belirten Başesgioğlu, alınacak prim oranlarını buna göre belirleyeceklerini bildirdi.

SOSYAL TARAFLARIN KATKISI

Başesgioğlu, Sosyal Güvenlik Reformu Tasarısı'nın hazırlanması sırasında sosyal taraflardan iletilen önerilerden yaklaşık yüzde 65'inin karşılandığını vurgulayarak, "Ancak tüm taleplerin karşılanması mümkün değil. Önemli parametrelerdeki değişlikleri içeren itirazların kabulü halinde bu tasarının içi boşalmış olur. O zaman 3,5 yıldır biz toplumu ve kamuoyunu boşa oyalamış oluruz" dedi. Bakan Başesgioğlu, Türkiye'nin genç nüfusunun prim ödeme potansiyeline de dikkat çekerek, hükümetin nitelikli işgücüne önem verdiğini ve eğitim-istihdam ilişkisini kurmaya çalıştığını bildirdi. Başesgioğlu, eğitimli işgücünün hem yüksek prim ödeyeceğine, hem de yüksek katma değer üreteceğine işaret etti.

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink ise, doğru politika değişiklikleri yapılması durumunda, Türkiye'nin, hem kısa vadede ve hem de gelecek 5 ile 10 yıl içinde daha fazla istihdam sağlayabileceğini söyledi.

BABACAN: AB GIPTA EDİYOR

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan da, şu anda Meclis'te görüşülmekte olan Sosyal Güvenlik Reformu'nun gerçek anlamda bir devrim olduğunu vurgulayarak, AB'den ABD'ye tüm ülkelerin bu reforma gıpta ile baktıklarını söyledi. Babacan, Türkiye'de daha genç bir nüfusun bulunduğunu, bu çerçevede nüfusun ileride daha çok prim ödeme potansiyelinin olduğunu, AB'de ise nüfusun yaşlı olması nedeniyle, ülkelerin sosyal güvenlikte daha sert tedbirler aldıklarını anlattı. Babacan, yapısal reformlar istihdamı artırma merkezinde ele aldıklarını da söyledi.

  • ANKARA

    Uslu: Önemli bir adım

    Hak-İş Başkanı Salım Uslu: "Bu reform paketi ileriye doğru atılmış önemli bir adımdır. 29 maddede yaptığımız itirazlarımız Sayın Bakan'ın da olumlu yaklaşımları sonucu 5'e düştü. Prim gün sayısı, aylık bağlama, güncelleme katsayısı, fiili hizmet zammının genişletilmesi ve emekli aylıklarının arttırılması gibi konulardaki itirazlarımız sürüyor. Bunlar da aşılmaz sorunlar değil."

    Aksu: Tasarı olumlu

    Memur-Sen Başkanı Ahmet Aksu: "Bu kanunu genel anlamda olumlu buluyoruz. Bununla birlikte prim iş gününün yükseltilmesi, emeklilik yaşının kademeli de olsa arttırılması gibi konularda endişelerimiz var. Sağlık Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yönetim ve denetiminde sendikaların da yer almasını istiyoruz."

    DİSK: IMF destekli yasa

    DİSK Ankara Bölge Başkanı Tayfun Görgün: "Bu yasa Türkiye'de hazırlanmış bir yasa değil. Dünya Bankası ve IMF'nin gelişmekte olan ülkelere dayattığı yasaların bir kopyası. Bu yasa ile devletin sağlığa ve sosyal güvenliğe ayırdığı pay çok daha azalıyor. İnsanların sosyal güvenlik şemsiyesi altında olmasını imkansız hale getiriyor. Kayıt dışı ekonomiyi adeta teşvik edecek, prim kaybı olacak. Özel sigortacılık alanına yöneliş olacak."

    Sosyal güvenlik bütçeyi deldi

    Maliye Bakanlığı verilerine göre, 2005 yılında bütçesinde sosyal güvenlik kurumlarına ayrılan pay 23.753 milyar YTL oldu. Ocak-aralık döneminde bu tutar 1,76 milyar YTL aşıldı. Geçen yıl Emekli Sandığı'na yapılan transferler 8.889 milyar YTL, Bağ-Kur'a yapılan transferler 6.863 milyar YTL, SSK'ya transferler 7.507 milyar YTL ve İşsizlik Sigortası Fonu'na transferler 503 milyon YTL oldu. Bütçede Emekli Sandığı için 8.889 milyar YTL, Bağ-Kur için 5.993 milyar YTL, SSK için 6.592 milyar YTL ve İşsizlik Sigortası Fonu için de 524 milyon YTL ödenek ayrılmıştı.

    Bütçeden sağlık harcamaları için yapılan aktarmalar 4 milyar YTL'yi buldu. Buna göre, yeşil kart için 2,95 milyar YTL, ilaç alımları için 2,053 milyar YTL, tedavi ve sağlık malzemesi için 2,46milyar YTL para aktarıldı.

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  •    İş'in Sırrı

    ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi