T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 15 NİSAN 2006 CUMARTESİ
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Fadime ÖZKAN

İntizar!

6 yaşındaki Alihan ile 5 yaşındaki kardeşi Buğrahan'ın yeşil kartlı oldukları gerekçesiyle hastaneye alınmayıp bir gün arayla öldüğü; Ermeni yönetmen Atom Egoyan'ın tartışmalı filmi Ararat'ın Türk izleyicisinin yoğun isteğiyle Kanal Türk televizyonunda yayınlandığı; magazin basınının açıldığı günden bu yana kapısında yattığı ama kaçak duvarın bir aileyi öldürmesinin ardından semtine uğramadığı 'in' eğlence mekanı 'kaçak Reina'nın nihayet ve lütfen yıkıldığı; küllerinden diriltilen PKK terör ateşinin ülkenin dört bir yanını dağladığı; şehit yakınlarının "vatan sağ olsun" diyerek ağladığı; Meclis Şemdinli Araştırma Komisyonu'nun bir yerlere toslayıp "at izi it izine karışmıştır. Sisten göz gözü görmüyor" sonucuna vardığı; Cumhurbaşkanı Sezer'in Harp Akademilerindeki konuşmasında "Bireyin inanç ve ibadet yaşamına, kamu düzenini, güvenini ve çıkarlarını korumak amacıyla sınırlamalar konulabilir" dediği; yıllık 500 milyon dolarla Filistin'in en büyük mali destekçisi AB'nin, Hamas yönetimindeki Filistin'e yardımlarını askıya aldığı; Coca Cola'nın Kuzey Irak'ta üretime geçeceğini açıkladığı; Irak Savaşı'na katılmayı reddeden İngiliz askeri hekim Malcolm Kendall-Smith'in sekiz ay hapis cezasına çarptırıldığı bir haftaydı sonunu getirdiğimiz.

Rastgele yapılmış şu küçücük döküm bile insanı çileden çıkarmaya yeterli, değil mi? Durum korkunç derecede acıklı ama 'adaletin bu mu dünya!' demeyi bıraktıracak, sarsacak, sorup sorgulatıp 'dur bi dakka!' dedirtecek ve kişinin kendine saygısını; İnsan'a imanını, hukuka, adalete, gerçeğe ve doğruya inancını tazelemeye kışkırtacak güçte.

Soralım o zaman!

Dünya tatlısı iki masumun ölüm nedeni babalarının parasız olmasında mıdır, hayatta kalma bedelinin ancak sahip olunan nakitle sınırlı olduğu bir sistemin işliyor olmasında mı?

Reina'nın dibinde oturuyor olsalar da, içeride neler olduğunu ancak magazin programlarından öğrenen, belki de tek eğlenceleri bu olan 'kapıcı' ailesinin gerçek ölüm nedeni nedir?

Zenginler yoksullara ne borçludur? Ekonomik işgal, askeri işgalden daha mı az önemlidir? Üç beş kıtayı birden 'zincir'leyen şirketlerin arkasında nasıl bir düzen vardır ve mesela Hilton dendiğinde niye akla sadece gazetelerde çarşaf çarşaf resimleri basılan 'torun' Paris Hilton gelmektedir? Adı Zemzem Cola da olsa, Cola Turca da olsa sadece colalardan birini seçebiliyor olmak bir özgürlük müdür? Köleleştiren sistem bizi özgürleştirebilir mi? Özgürlük bahşedilebilir mi? Bahşedilen gasp edilebilir değil midir?

Geçmişle ve gerçekle yüzleşmeye enerji ve cesaret bulamamızın nedeni; Ermeni soykırım tezini destekleyen her işe sadece diş gıcırdatıyor olmamız olabilir mi? Öyleyse, son romanı Baba ve Piç'te 1915'te yaşananları üç kuşak aracılığıyla bir roman kurgusu içinde anlatan Elif Şafak'ın düzenlediği kokteylin medya zirvesi şeklinde gerçekleşmesine rağmen yazarla yapılan röportajların dışında, roman üzerine medyada neden hiç 'dişe dokunur eleştiri' yayınlanmamıştır?

Altı ay önce Şemdinli'de patlayan bombaların deştiği gerçek nedir? Bu pus neyin nesidir?

Terörü bir yöntem olarak kullandığı bilinen İsrail devletine kimse bir şey yapamazken demokratik tercihlerini kullanan bir halk neden cezalandırılmaktadır? Daha önce İsrail'in Filistin'de yaptıklarına 'devlet terörü' ifadesini kullandığı için köşeye sıkıştırılan Başbakan Erdoğan'ın Filistin'e uygulanan ambargoyu eleştirip herkese sabır tavsiye etmesi ne anlama gelmektedir?

İstanbul Film Festivali'nde gösterilen ve toprakları işgal edilen, kuşatılan, mülteci kamplarına sürülen Filistinlilerin yıllardır nasıl beklediğini anlatan filmin adını aldığını İntizar / Bekleyiş kelimesinin halk dilinde beklemekten çok bedduaya yakın olmasının anlamı nedir? 2004 Mart'ında İsrail tarafından şehit edilen Şeyh Ahmet Yasin'in "Gücümüz dağıldı. Birliğimiz bozuldu. Yollarımız ayrıldı. Halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini sana şikayet ediyoruz!" duası beddua anlamı da taşıyor mu?

Şimdi karar verelim: Olup bitenleri unutalım mı, hatırlayıp utanalım ve artık uslanalım mı?

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi