|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 15 NİSAN 2006 CUMARTESİ | ||
|
|
Finansbank'ın National Bank of Greece (NBG) adlı Yunan bankasına satılmasıyla ilgili yazılarımın kendi üzerimde de 'sürrealist' bir etki bıraktığına emin olabilirsiniz. Finansbank'ın yeni ortağının hissedarları arasında Yunan Ortodoks Kilisesi bulunduğunu iki defa burada yazdım. Ancak okuduğum gazetelerin hiçbirinde henüz bu bilgiye rastlayamadığım için "Acaba?" diye kuşku duymadan edemiyorum... Çok satan gazeteler böylesine önemli bir ayrıntıyı vermediklerine göre acaba ben mi yanılıyorum? NBG yoksa Takis Araboglou adlı Yunan işadamının bankası ve Yunan Ortadoks Kilisesi'yle banka arasında herhangi bir ilişki yok mu? Finansbank'ın yarıya yakın hissesini hayli yüklü bir para ödeyerek satın alan Yunan bankasının yönetim kurulunda Yannina Metropoliti Theokritos'un bulunduğu bilgisi de yanlış olabilir mi? Günlerdir bu soruları zihnimde taşıyarak dolaşıyorum. Konuya değindiğim iki yazımda da aynı örneği verdim; bir kez daha tekrarlamakta ne mahzur olabilir: 1980 sonrası, Turgut Özal, Türkiye'ye Körfez sermayesi gelsin diye 'faizsiz finans kurumu' izni çıkarmıştı. O yolla ülkemize gelen kurumlardan biri, 'yerli' görüntü versin diye olacak, Türkiye Diyanet Vakfı'na (TDV) sembolik mâhiyette bir hisse ayırmıştı. Günler ve günler boyu yürütülen basın kampanyası sonucu, TDV, o ortaklıktan çekilmek zorunda kalmıştı. Finans sektöründe 'din' ile irtibatlı olmak lâiklik anlayışımıza tersti de o yüzden... Geçen hafta sonu Prag'da dolaşırken, en merkezî cadde üzerinde sıralanmış mağazalardan biri özellikle dikkatimizi çekti; tabelası üzerinde 'H&M' yazan mağaza... Grubumuzdan biri, "Bu mağazalar zinciri Türkiye'ye geliyor, ilk mağaza İstanbul/İstinyepark'ta açılıyor" dediği için... Cadde üzerindeki onca uluslararası marka arasında sadece 'H&M' mağazasını konuştuk. Aaaa! 'H&M' mağazası da kiliseyle irtibatlı değil miymiş? Hayır, Yunan Ortadoks Kilisesi ile değil... Bir tek Vatan gazetesi, "Rahiplerin ortak olduğu H&M Türkiye'ye geliyor" başlığıyla verdi haberi. Haberde, 22 ülkede 196 mağazası bulunan H&M'in 10 milyar doların üstündeki cirosuyla parmak ısırtan bir tekstil devi olduğu bilgisini bir ayrıntı daha süslüyordu: Meğer o dev mağazalar zinciri de İsveç Kilisesi ile irtibatlıymış...
Yazarlık sevindirikliği işte. Önceki gün, Harp Akademileri'nde konuşan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 'lâiklik' konusuna girdiğini fark edince kulaklarımı dikip "Dinci sermayenin Türk finans sektörüne sızma girişimleri var" demesini bekledim. Cumhurbaşkanının lâiklik açısından dinler arasında bir ayrım gözetmeyeceğini düşünerek... Ancak, 'irtica' konusuna değindi Sezer, ama Yunan Ortodoks Kilisesi'nin Finansbank yoluyla Türk finans sektörüne girişine değinmedi. Acaba, ben mi yanılıyorum? Finansbank'ın yarıya yakın hissesini alan NBG'in Yunan Kilisesi ile bir irtibatı yok mu? Ya H&M mağazalarının İsveç Kilisesi ile? İlişki varsa, neden bu ayrıntıları çok satan gazetelerde görmüyorum? Bu kuşku günlerdir içimi kemirip duruyor işte... Yazdıklarımı arşivleyen bir dostum, Finansbank konusuna değindiğim ikinci yazıdan sonra kısa bir mesaj gönderdi. Dediği şu: "Önemsediğiniz ayrıntıyı büyüterek sergilemesini beklediğiniz medya grupları, bir dostunuzun işaret ettiği gibi, reklâm beklentisiyle suskun kalıyor olabilir... Ancak benim sizden öğrendiklerime dayalı farklı bir tezim var: Konuyu büyütmeyen medya grubunun kendisi benzer bir ilişki içinde. Doğan Medya Grubu'nun ortaklık kurduğu Alman medya devi Bertelsman'ın kilise irtibatını siz yazmamış mıydınız?" Doğru vallahi. Doğan Medya Grubu (DMG) 2001 yılı ekim ayında Alman Bertelsman grubuyla işbirliği yapmaya başladığını açıklamıştı. O vesileyle yazdığım Kulis'te, dünyanın en büyük medya devlerinden biri haline gelen Bertelsman'ın, işe İncil basıp satarak başlamış 'dinî kökenli' bir kuruluş olduğunu, kurucusu Reinhard Mohn'un vasiyeti uyarı vakıf statüsünde çalıştığını belirtmiştim. Şu satırlar o Kulis'ten: "Aydın Doğan Anadolu'nun bağrından kopmuş, dinî inançları olduğunu her fırsatta tekrarlayan bir işadamı; 'dinci' bir grupla işbirliğine bu bakımdan şaşırmadım. Benim şaşırdığım, en ufak bir din kokusu alınca derhal üzerine giden bir grupla Bertelsmann'ın işbirliğine yanaşması..." O yazımın çıktığı gün Ankara'da karşılaştığım Aydın Doğan ve Ertuğrul Özkök, yalnız Bertelsman'la değil dünyanın diğer büyük medya kuruluşlarıyla da ortaklıkları olduğunu hatırlatmışlardı bana. Bildiğim kadarıyla, DMG ile Bertelsman ilişkisi o gün bugündür sürüyor. Yunan, İsveç ve Alman kiliseleri Türkiye'yi çok seviyor olmalı.
|
![]()
| ||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |