T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 27 NİSAN 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Ülkemizde 1850 kadar avcı derneği var. Bu kadar futbol kulübümüz yok. Avcılık aslında ekonomik değere dayalı yasal bir etkinlik. Çağdaş bir MASTER PLANA bağlı doğa sevgisi ve doğa korumasıyla sürdürülebilir olabiliyor. Bütün dünyada bu böyle. Avcı doğasını korumazsa, hasat sistemi bozuksa ne avlayacak. Gerçek avcı doğasını bozanın her zaman karşısında olmuştur. Fakat ses getirememiştir. Gazetemizin geçenlerde sürmanşet yayınladığı ìZehirli Varillere Avcı Kapanıî haberinde, ülkemizde mevcut İstanbul ve Marmara ile Ege, İç Anadolu ve Trakya dahil olmak üzere dört sivil Avcılık ve Yaban Hayatı Federasyonu, illerinde Tuzla Orhanlı Beldesindeki olayla ilgili ayrı ayrı suç duyurusunda bulundukları yer aldı. Bu haberden sonra avcı sivil kuruluşlarından ve avcılardan sürekli telefon ve e-posta alıyorum. Suç duyurusuna müdahil olmak istiyorlar. Federasyonların işlemi elden takip ettiklerini duyduk. Müracaatlarının Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığında 2006/1819 Hz. no.su ile kayda alındığını öğrendik. Avcı sivil kuruluşların tepkisine gelince; 4915 sayılı yeni Kara Avcılığı Kanunu amacının sadece avlanmaya ve avcıya yönelik olmadığıdır. Bu yasa, eko sistemin ve yaban hayatının korunmasını ön planda tutuyor. Doğal ortamı zehirleyenler bu yasanın 4/4 ve 21/2 maddeleri uyarınca İKİ YILDAN AZ OLMAMAK ÜZERE HAPİS ve ÜÇMİLYARDAN AZ OLMAMAK ÜZERE AĞIR PARA CEZASINA ÇARPTIRILIYOR. Karşı taraftan bir hukukçu çıkmış iddia ediyor. Efendim yukardaki ceza maddesinin sonunda yer alan; ìFaillerin avcılık belgesi iptal edilirî hükmü, bu yasanın sadece avcılar için geçerli olduğunu göstermekteymiş. Ayrıca zehirlenen alan yerleşim alanına yakınmış ve avlanma alanı değilmiş. Dolayısıyla zehirli varilcileri bağlamazmış. Vay anasını sayın seyirciler. Peki faillerin avcılık belgesi yok ise ve avcı da değillerse, yaban hayatının konuşlanabildiği doğal yaşam ortamını zehirleyenler bu maddeye göre ceza almayacaklar mı? Kaldı ki bu ceza maddesi, ìzehirlenen doğal alan yerleşim yerine yakınsa uygulanamaz daî demiyor. Yanı başında Konaşlı deresi akıyor. Eko sistemde zehirlenen alanlar, yer altı ve yer üstünden geniş bölgelere yayılmaktadır. Avcı kendi doğal ortamını zehirler mi? Dolayısıyla bu yasa ülkemizde TÜM BİREYLERİ, KURUMLARI ve yerleşim ayrımı yapmaksızın TÜM DOĞAYI kapsamaktadır. Bölgedeki koyunların dahi otlamadığı, zayıf düştükleri, tüylerinin döküldüğü haberleri var. Aynı zarar yabanın doğal yaşam ortamı için de geçerlidir. Soruşturmayı yürüten Sayın Savcının homojen eko sistem olgusunu ve 4915 sayılı kanunu gözeteceğini umuyoruz. Ayrıca bu zehirli günleri fırsat bilip, Bakan Osman PEPE'yi ve Çevre ve Orman Bakanlığına bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünü, av sezonu kapalı da olsa avcılarla birlikte ülke çapında ìDoğaya Zarar Taraması Seferberliğiî ilan etmeye ve sürekli işbirliğine davet ediyoruz. Bakın bakalım o zaman daha neler çıkacak ve doğa kirletenler avcılardan kaçabilecekler mi?!
|
![]()
| ||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |