T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 27 NİSAN 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Şimdi Türkiye'de bir film seyrediyoruz. Aslında hepimiz bu filmi daha önce görmüştük. Son günlerde, olup bitenlerin 28 Şubat'ta benzer versiyonunu ağır bedeller ödeyerek izlediğimiz bu filmin bir tek amacı var. Siyasi iktidarı erken seçime zorlamak ve bu parlamentoya Cumhurbaşkanı seçtirmemek. 6 ay önce AK Parti iktidarına karşı başlatılan 'kuşatma' adım adım sürdürülüyor. Bundan sonra iktidarın elinin zayıf olduğu hissedilen her durumda, kriz planlayıcıları ya da 'ulusalcı' refleksin sahipleri iktidarı kuşatmaya ve yeni krizler icat etmeye devam edeceklerdir. Ancak bütün bunların bir başka cephesi daha var. Acaba, tepedeki bu "ince mühendislik planları"nın toplum vicdanındaki yansıması nedir? Bir de fotoğrafın toplumdaki görüntüsüne bakmak gerekiyor. Doğrusu, toplumda yükselen tepkilerin, geçmişten bir türlü ders almayı beceremeyen yeni "toplum mühendisleri"ni hiç de mutlu edeceğini sanmıyorum. Mesela, Şemdinli iddianamesi yüzünden, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu tarafından 'ihraç' edilen Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya olayını ele alalım. Olay o kadar açık ve net ki, o kadar göstere göstere ki... Hiç birbirimizi kandırmayalım, toplumun bu olaydan anladığı şudur: Van Cumhuriyet Savcısı, Şemdinli olayları konusunda bir iddianame hazırlamış ve bu bu iddianameden asekerler rahatsız olmuştur. Zaten rahatsızlıklarını en üst düzeyde, açıkça topluma da beyan etmişlerdir. Bu rahatsızlıkla birlikte HSYK harekete geçmiş ve jet hızıyla savcı meslekten ihraç edilmiştir. Toplumun hafızasına nakşedilen fotoğrafın özeti budur. Ve bütün bunların, "yargı siyasallaşıyor" diye açıklamaların yapıldığı, 'siyasi otorite etkisi'nin değil ama 'askeri etki'nin apaçık ortada olduğu bir süreçte gerçekleştirildiğinin altını çizmek gerekiyor. Yargıda nasıl bir 'siyasallaşma'dan bahsediyoruz dersiniz... Bir kere, siyasallaşmadan sözedebilmemiz için, en azından ortada 'siyasi irade'nin bir tavrının olması gerekmez mi? Bilakis, son günlerdeki gelişmeleri dikkatle izlediğimizde, bazı yargı temsilcilerinin 'yargı' üzerinden siyaset ürettiklerini söylemek mümkündür. Nitekim, Adalet Bakanı Cemil Çiçek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nı ima eden, "Yargı siyasallaşıyor diyenler yoksa başka bir siyasetin parçası mıdır? Bu konuda adeta bir siyasi parti lideri gibi beyanlarda bulunmak, asıl yargı üzerinden siyaset yapmak ve yeni bir muhalefet stili geliştirmektır" şeklindeki ifadelerle bu tehlikeye dikkat çekmiştir. Eğer birileri, toplum vicdanını kanatacak boyutlarda 'çatışmacı' bir ruhla gerçekleştirilen bu kuşatmalardan siyasi bir 'rant' bekliyorsa fena halde yanılıyor demektir. 28 Şubat'ta hasılat rekorları kıran bu filmin daha şiddetlisini gördük. Ve sonrasında, toplum uzun bir sabır döneminin ardından sandık önüne gelince, nasıl bir cevap verdiğini de hep birlikte gördük. Bunu, kimse bir 'rövanş duygusu' olarak algılamamalıdır. Halk, sadece sabretmiş ve gerekeni yapmıştır. Başbakan Tayyip Erdoğan, önceki gün AK Parti grubunda yaptığı konuşmada, bazı kavramların arkasına saklanarak 'millete rağmen' güç gösterisinde bulunanlara önemli mesajlar verdi: "Sadece sesi gür çıktığı için bağıranlar bu milletin bahtını karartmasın. O Türkiye'de hiç kimse kürsülere çıkıp bu millete ne yaptığına dayatmayacak. O Türkiye'de egemenlik kayıtsız şartsız milletin olacak. Duvarda değil milletin ta kendisinde olacak O günün Türkiye'sinde anayasal ilkeleri ötekilerin üstünden daha üstün saymayacak. Türkiye'yi yeniden vehimler ülkesi haline getirmek isteyenler değişim ruhuha kastedenlerdir. Hukuka kimse gölge düşüremez. Bunlar egemenliğin kayıtsız şartımız millette olduğunu bilmeyenlerdir." Benim bildiğim şudur; küçük hesap yapanlar, her zaman küçük sonuç almışlardır. Lütfen kimse, Türk halkının zekasını hafife almasın...
|
![]()
| ||||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |