T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 11 ŞUBAT 2006 CUMARTESİ
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Resul TOSUN

Hükümete fren

AK Parti hükümetinin attığı her adım ana muhalefet ve onun paralelinde düşünenler tarafından rejim meselesi haline getiriliyor.

Bugüne kadar yapılan icraatlara hep bu evham ile bakıldı/bakıyor ve bu evham ile muhalefet yapıyorlar.

Atılan her adımda bir art niyet arıyorlar.

Kendileri vatanın öz sahibi AK parti iktidarı işgalciymiş gibi davranıyorlar.

Devleti yönetme yetkisini bizzat milletten almış bir partiyi devleti ele geçirme teşebbüsüyle itham ediyorlar.

Ne yazık ki zaman zaman bazı devlet kurumları da hükümete karşı direnme yolunu seçiyor ve muhalefet partilerinin yapamadığını bu kurumlar yapabiliyor.

En son örnek Danıştay.

Anayasanın 155. maddesine göre,"İdari mahkemelerce verilen ve kanunun başka idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii" olan Danıştay muhalefet partilerinin yapamadığı engellemeyi yaptı. Hem de şaşırtıcı bir biçimde yaptı.

"Birinci sınıf idari yargı hakim ve savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından seçilen" üyelerin oluşturduğu yüksek idare mahkemesi, danışma ve inceleme mercii. Yani milletin adelet umduğu bir kurum.

Tüpraş, Galataport ve Demiryollarında özel işletme konularından sonra sağlıkta ve eğitimde çok önemli kararların altına imza attı Danıştay.

Türkiye'nin sağlık sorunu en önemli sorunlardan biridir. Doktorlar taşraya gitmiyordu.

Doğuda güneydoğuda İç Anadolu'da acil doktor bekleyen ilçelere beldelere doktor gönderebilmek için mecburi hizmeti öngörün bir yasa çıkartıldı.

Amaç milletin sağlık sorununu çözebilmekti.

Danıştay ilgili genelgeyi durdurma kararı verdi yani iptal etti.

Bu iptalin anlamı doktor bekleyen sağlık hizmetine hasret insanlara doktor gönderilmeyecek demektir.

Üstelik yüzlerce doktor mecburi hizmeti yapmadığı için ne özel sektörde ne kamuda hiçbir yerde çalışamayacak demektir.

Yani bu iptal kararı hem doktorların elini kolunu bağlamış hem de sağlık hizmeti bekleyen bölgelere bu hizmetin gitmesine engel olmuştur!

Millet adına karar veren Danıştay şimdi millete hizmet mi etmiş oldu yoksa millete zahmet mi vermiş oldu?

Bir başka önemli sorun meslek liseleri sorunuydu.

Olağanüstü dönemde hakları ellerinden alınan meslek lisesi mezunları için fark ders vererek normal lise diploması edinme ve genel liselere geçiş hakkı veren genelgenin yürürlüğünü de Danıştayımız durdurdu.

On binlerce meslek lisesi mezun ve mensuplarını bir insani haktan mahrum bıraktı.

Millet adına karar veren Danıştay şimdi millete hizmet mi etmiş oldu?

Ülkemizde uygulanan başörtüsü yasağı din ve inanç özgürlüğüne ve hukuka aykırı bir uygulamadır. Bununla birlikte bazı hanımlar, bu hukuksuz fiili duruma boyun eğmişler, kamusal alan ilan edilen yerlerde başlarını açarak görev ifa ediyorlardı. Sokağa çıkınca başlarını yine örtüyorlardı.

Şimdi Danıştay bu hanımların sokakta da başörtüsü kullanmalarını sakıncalı bulan tarihi bir karara imza attı. Üstelik çocuklara kötü örnek oluyorlar gerekçesiyle. Yani kadınlarımızın yüzde 60'ının kötü örnek olduğunu ilan etmiş oldu böylece.

Bu karar tam bir insan hakkı ihlali. Hukuku rafa kaldıran 12 Eylül darbesinde bile böyle bir ihlal yok.

Bu kararın anayasaya, yasalara ve AİHM kararlarına aykırı olduğu gün gibi ortada. Ama Danıştay anayasal bir kurum. Oradan da böyle olağanüstü süreçleri hatırlatan hukuki olduğu çok tartışmalı kararlar çıkabiliyor.

Milli iradenin uygulamaları bazen böyle Danıştay'a da takılıyor. Yani Danıştay hükümeti frenlerken açıkça hak ihlali de yapabiliyor..

Böylece hükümet sağlık sorununda, eğitim sorununda sözde başarısız kılınıyor.

Millet seçtiği meclis üyelerinden ve kurulan hükümetten çözüm bekliyor, üretilen çözüm yolları ise kimi kurumlar tarafından böyle teker teker tıkanıyor.

Ee milli iradenin hakimiyeti öyle kolay değil. Ama sorunlar çözümsüz de değil.

Danıştay bu kararlarıyla yetki düzenlemesine muhtaç olan kurumlardan biri olduğunu böylece herkese hatırlatmış oldu!

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi