|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| S O N D A K İ K A | 1 TEMMUZ 2006 CUMARTESİ | ||
|
|
'Hükümet, ekonomide doğru yolda'
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorking, Yatırım Danışma Konseyi toplantısına katılan üst yöneticilerin (CEO) hükümetin makro ekonomik politikalar açısından doğru yolda olduğu yönünde mesaj verdiklerini belirterek, "Göstergelerin doğru politikaların uygulandığını gösterdiğini ifade ettiler" dedi. Vorking, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında ve Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan'ın ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleştirilen Yatırım Danışma Konseyi'nin üçüncü toplantısını A.A muhabirine değerlendirdi. Toplantıda 2 trilyon doların üzerinde bir sermayeyi yöneten üst yönetici bulunduğunu hatırlan Vorking, şunları söyledi: "Toplantıda iki önemli mesaj vardı. Bu önemli yatırımcı grubu, Türkiye'de gerçekleştirilen reform programına yönelik olumlu görüşlerini belirterek hem geçtiğimiz yıl hayata geçirilen uygulamalardan hem de bu yıl için planlananlardan tatmin olduklarını ilettiler. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen yabancı sermaye girişi bir önceki yıla göre iki katına çıkacağı öngörülüyordu, oysa 4 kat artış gerçekleşerek 9,5 milyar doları aştı. Bu yıl için beklentiler bunun iki katına çıkacağı yönünde. 15-20 milyar dolar arası bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Üst yöneticiler hükümetin makro ekonomik politikalar açısından doğru yolda olduğu yönünde mesaj verdiler. Göstergelerin doğru politikaların uygulandığını gösterdiğini ifade ettiler." "KISA VADELİ GELİŞMELER UZUN VADELİ YATIRIMLARI ETKİLEMEZ" Vorking, toplantıdaki ikinci mesajın ise hem küresel piyasalarda hem de Türkiye'de oluşan dalgalanmalara uzun vadeli olarak bakmak gerektiği yönünde olduğunu dile getirdi. Konsey üyelerinin kısa vadedeki gelişmelere bakmak yerine uzun vadeli olarak bakıp, yatırımları buna göre planlamak gerektiğini ifade ettiklerini belirten Vorking, şöyle konuştu: "Bir başka deyişle, kısa vadeli gelişmelerin uzun vadeli yatırımlarını etkilemeyeceğini açıkladılar. Türkiye'deki faaliyetlerini arttıracaklarına, genişleteceklerine vurgu yaptılar. Özellikle yüksek teknoloji ve bankacılık sektörü alanına yönelik olumlu beklentileri var. Sonuçta dünyanın birçok yerinde dikkatlerin üzerlerinde olduğu yönetici grubun önümüzdeki yıllarda Türkiye'de yatırım planları yaptıklarını açıklaması önemli bir mesaj. Bu küresel olarak çok önemli grup, Türkiye'yi birincil yatırım ülkesi olarak görmeye devam edeceğini açıklamış oldu. Böylece Türkiye'nin iş ortamı açısından heyecan verici ve çekici bulunduğu açık olarak ifade edilmiş oldu." AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn'in "Kıbrıs konusu nedeniyle Türkiye ile üyelik müzakerelerinin askıya alınabileceğine" ilişkin açıklamasına yönelik görüşünün sorulması üzerine Vorking, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu konuyu toplantıda da görüştük, ekonomik kriterler ve politik kriterler başlıklarında. Danışma Konseyi'ne katılan CEO'lar ekonomik kriterlerle ilgileniyorlar. Türkiye'nin AB üyelik sürecini devam ettirmesini istiyorlar. Bu sürecin sonuyla değil, bu süreç boyunca gerçekleştirilecek ekonomik reformlara odaklanıyorlar. Yani onlar için AB ile Türkiye arasındaki bu tip politik gerginliklerden ziyade ekonomik iklim önemli. Bu süreçte gerçekleştirilecek ekonomik reformların yatırım ortamına sağlayacağı olumlu gelişmelerle ilgileniyorlar."
|
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |