T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 1 TEMMUZ 2006 CUMARTESİ
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Hürol BİLAL

Başkanlık profili

Konuya damardan girerek herkese ayni soruyu soralım!.. Ali Sami yen veya Saraçoğlu stadlarında oynanan Beşiktaş maçlarında, sayın Süleyman Seba, müsabakaları Galatasaray veya Fenerbahçe taraftarları ile birlikte izlese ne olur?..

Rakip seyirciler efsane başkanı taciz eder mi?.. Aralarındaki Seba'ya küfür etmeyi düşünürler mi?.

Şimdi bu soru da nereden çıktı demeyin!. Böyle saçma şey olur mu diye sakın düşünmeyin?..

Pek tabiidir ki; taraflı trafsız her futbolseverin caddede yürürken gördüklerinde bile ceketlerini ilikliyerek saygı ile selam durdukları bir kişiye, trübinlerde de ayni şekilde davranacaklarını adım gibi ben de biliyorum!.

Ama benim asıl irdelemek istediğim husus sayın Seba'nın çizdiği başkanlık profilinin Türk futbolundaki kaos ve kargaşa açısından ne denli önemli olduğu!.

Rakibe saygı duymanın, başka külüpleri karşına almayarak onları incitip rencide etmekten sakınmanın, fair play ruhuna sadık kalmanın ve de insanları peynir ekmek gibi kolayca harcamamanın kişiyi nasıl yücelttiği!..

Söyleyin Allah aşkına her başkan sayın Süleyman Seba gibi olsa, onun çizdiği profilin sınırları içinde kalsa, gerçek hayattaki dostlar, milli maçlarda yan yana oturup ay yıldızlı onbire destek veren müttefikler, lig maçlarında birbirinin kaşını gözünü yarmak için yarışır, trübinlerde bir diğerine ağıza alınmayacak galiz küfürlerle saldırırlar mı?..

Umarım, son döneminden önceki hatalarından ders alarak geçtiğmiz sezonda Fenerbahçe'ye büyük katkıları olan sayın Aziz Yıldırım, yüzüncü yılında Türk futbolunun lokomatiflerinden biri olan sarı lacivetli camiayı daha ilerilere götürür!.

Yeni döneminde her kesimi kucaklayarak tüm sporseverler gibi beni de çok rahatsız eden Fenerbahçe nefretini önlemeye çalışır!..

Öncelikle şu bir türlü anlıyamadığım Sadettin Saran fobisinden kurtulmasını dilerim sayın başkanın..Kongerede yapılan yanlışı inşallah düzeltir sayın Yıldırım!..

Aslında ben sadece basındaki yazılardan izlediğim, tüm kulüplerle iyi ilişkiler içinde olan bu genç adamı hiç tanımam.Ancak birkaç gün önce tesadüfen televizyonda okul açılışı töreninde izlediğim sevgili dostum Özbek Saran'ın oğlu olduğunu öğrenince iş değişti.Tam bir dünya beyefendisi, uygar ve muhteşem bir insan olan Özbek ağabeyimin oğlu asla ve asla Fenerbahçe'ye zararlı bir insan olmaz, olamaz!. Olsa olsa gelecekte Seba profiline uygun başkan olur!.

Kalbi kırılan bir başka değerli Fenerbahçeli de Mehmet Ali Aydınlar...Benim gibi kendisini tanıyan herkesin ittifak edeceği bir başka Seba çizgisindeki kişi. Fenerbahçe için bağışladığı milyon dolarların adından bile söz etmeyen bir gönül dostu!..

Böyle değerler kolay bulunmaz! Seba benzerleri kolay yetişmez!..

Herkes birini bile bulamazken sende ikisi var!..

Kadrini bil sevgili başkan, Fenerbahçe'nin geleceğini düşün!.. Senden sonrasını!..


Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi