|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| S O N D A K İ K A | 6 TEMMUZ 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Kuzey Kore'nin füze denemesi savaş başlangıcı mı?
İngiliz basınında bugün, Kuzey Kore'nin füze denemeleri ve Pyongyang'ın bu adımının ABD ile komşularıyla ilişkilerini nasıl etkileyeceği başlıkları öne çıktı.
"Bu bir savaş başlangıcı mı, pazarlık taktiği mi, uyarı mı?" sorusunu soran gazete, "Kuzey Kore'nin füze denemeleri, uzun vadede bunlardan biri ya da tümü anlamına gelebilir. Ancak kısa vadede, dünyanın dikkatini üzerine çekme çabası olarak algılanmalıdır" ifadelerini kullandı. Gazeteye göre, Kuzey Kore lideri Kim Jong-il küçük, fakir ve diplomatik açıdan yalnız bırakılmış ülkesinin elini güçlendirmek amacıyla giriştiği provokasyonlarla tanınıyor. Guardian'a göre, dünkü füze denemeleri bu anlamda geçmişteki 3 olayla birlikte değerlendirilmeli. Gazete bu olayları, "1998'de Japonya semalarında gerçekleştirilen füze denemesi, 2003'te ülkenin Nükleer Silahların Yayılımının Önlenmesi Anlaşması'ndan çekilmesi ve 2005'te nükleer güce sahip olduğunu açıklaması, 'ki bu iddia hala testlerle kanıtlanmış değil" şeklinde açıklıyor. Kuzey Kore'nin bu 3 girişimin her birinde taviz koparmayı başardığını belirten gazete, bu tavizlerin, 2000 yılında dönemin ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright'ın ziyareti, 2003'te altılı görüşmeler ve geçen sene Washington'un, Pyongyang'da rejim değişikliğini hedeflemediğini açıklaması olduğunu belirtiyor. Füze denemelerinin temel hedefini, ABD'yi ikili görüşmelere zorlamak ve ülkenin mali sistemi üzerindeki baskıyı hafifletmek olarak tanımlayan gazete, analizine şöyle devam ediyor: "Ancak, Kuzey Kore lideri Kim Jong-il, bu kez ülkesine sempati ile yaklaşan bir avuç ülkeyi de hayal kırıklığına uğrattı. Füze denemeleri özellikle Çin'in yüzüne indirilen bir tokattır. Zira Pekin son 3 yılını, soruna diplomatik bir çözüm bulmak için harcadı. Güney Kore'nin de sabrı sınırında. Kuzey ile yakınlaşma siyaseti yürüten Devlet Başkanı Roh Moo-hyun bile füze denemelerini, Kuzey Kore'nin düşmanlarının elini güçlendirecek bir kışkırtma olarak niteledi. Bu, ABD ve Japonya ile ilgili olarak yerinde bir tespit. Şimdi iki ülkede de, müzakere ve taviz politikasını savunanların sesi kısılacaktır." "YAKINLAŞMA DURMALI"
"Birincisi, ABD'yi vurabilecek menzile sahip olduğu düşünülen Taepodong-2 füzesinin fırlatılışından 40 saniye sonra düştüğü haberi, eğer doğruysa Pentagon'u rahatlatacaktır. İkincisi füze denemeleri Çin ve Güney Kore tarafından yürütülen, Pyongyang'a taviz verme politikasının başarısız olduğunu ortaya koymuş oldu. Artık kimse Bush yönetimini tek taraflı bir politika izlemekle suçlayamaz. ABD 3 yıl boyunca Çin'in ev sahipliğinde Japonya, Rusya, Güney Kore ve Kuzey Kore'nin katıldığı altılı görüşmelerin başarıya ulaşması için çaba gösterdi." Financial Times bu tespitin ardından, sorunun çözümü için artık Güney Kore ve Çin'in insiyatif alması gerektiğini savunuyor. Bu iki ülkeyi Pyongyang'a ciddi ekonomik ve diplomatik baskı yapmaya çağıran gazete, "Seul geçen ay, Taepodong-2 füzesinin denenmesi durumunda Kuzey Kore halkına yönelik gıda yardımını kesmek gibi tuhaf bir tehdit savurdu. Güney Kore bunun yerine Kim Jong-il rejimine yönelik siyasi yakınlaşma ve ekonomik desteği kapsayan 'Günışığı' politikasına son vermelidir. Kuzey Kore'nin en önemli ticari ortağı olan Çin'e de görev düşüyor. Ayrıca Kuzey Kore'nin kışkırtmaları, Japonya'daki silahlanma ve nükleer silah geliştirme çağrılarını güçlendirecektir ki Pekin'in böylesi bir gelişmeden kaygı duyması için yeterli sebebi mevcuttur. Çin'in dün bütün gün sessizliğini koruması ve akşama doğru Dışişleri Bakanlığı'ndan gelen yumuşak tondaki itidal çağrısı gösteriyor ki, Çin'in, bırakın İran gibi krizleri çözmeye muktedir küresel bir güç olmayı, bölgesel sorunları çözmek için bile bir hayli mesafe katetmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. ÇİN'E BÜYÜK SORUMLULUK DÜŞÜYOR Kuzey Kore sorununun çözümünde Çin'e büyük sorumluluk düştüğü yorumu Times'ın başyazısında da yer alıyor. Ancak gazete Çin'in, Pyongyang'ın füze denemelerine gerekli tepkiyi göstermediği yorumlarına katılmıyor. Gazete, "En ciddi kınamalardan biri Çin'den geldi. Pekin gelişmelerden derin kaygı duyduğunu dile getirdi. Ancak bir yandan da ilgili tüm taraflara itidal çağrısı yaptı. Aslında Çin'in Kuzey Kore ile yakın ilişkileri düşünüldüğünde bu hafif gibi görünen açıklama, çok daha büyük bir tepkinin göstergesi. Çin, Kuzey Kore'nin bu girişimine öfkelenmekte sonuna kadar haklı. Daha geçen hafta Çin Başbakanı Wen Jiabao, Kuzey Kore'yi bir süredir yapacağını ileri sürdüğü füze denemesinden vazgeçmeye çağırmıştı. Çin Başbakan Yardımcısı da gelecek hafta Pyongyang'a giderek iki ülke arasındaki dostluk anlaşmasının 45. yıldönümü törenlerine katılacak. Kuzey Kore'nin füze denemeleri bu nedenlerle, sorunun altılı müzakerelerde diplomasi ile çözülmesini savunan Çin'e büyük bir darbe niteliğinde" ifadelerine yer verdi. Guardian gazetesinin "Devlet paranoyası ile kenetlenmiş bir ulus" başlıklı yazısında şu satırlar dikkat çekiyor: "Kuzey Kore lideri Kim Jong-il, dün dünya gündeminin ilk sırasına otururken, 22 milyonluk nüfusun büyük bölümü, küçük ve fakir ülkelerinin son 50 yılın en provokatif adımını attığından habersizdi. İçe dönük ve paranoyak bu ülkede, yabancı yayınları alabilecek radyo ve televizyon yasak. Dolayısıyla halkın çoğunluğu haberleri devlet radyo televizyonundan alıyor ki onlar da dün füze denemelerinden hiç söz etmedi. Kuzey Kore 1950-1953 arasındaki Kore savaşından bu yana işgal korkusunun pençesinde yaşıyor. Son derece fakir olmasına rağmen, en büyük gurur kaynağı dünyanın en güçlü ülkesine yarım yüzyıldır kafa tutuyor olması. Ancak bu durum ülke için acı bir faturayı da beraberinde getiriyor. İzolasyon ve silahlanmaya harcanan para ekonomiyi tam bir enkaza çevirmiş durumda. 1990'lardaki kıtlıktan bu yana, ülkenin kırsal bölgelerindeki milyonlarca insan gıda yardımı ile ayakta duruyor. Bu ortamda hükümetin birlik duygusunu canlı tutması giderek zorlaşıyor. Ancak dünkü füze denemelerine verilen tepkiler neticesinde, işgal korkusu yeniden canlanabilir ve Kuzey Kore halkı tekrar birlik olabilir."
|
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |