T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
S O N   D A K İ K A 6 TEMMUZ 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Arınç: Cumhurbaşkanlığı seçimi, Kurtuluş Savaşı değil

TBMM Başkanı Bülent Arınç, "Cumhurbaşkanlığı seçimi, dünyanın sonu olan bir hadise değil. Bu bir Kurtuluş Savaşı falan da değil. Bu, birbirimizin gözlerini faltaşı gibi açacak bir konu değil" dedi.

TBMM Başkanı Bülent Arınç
Arınç, basın toplantısından sonra gazetecilerin Cumhurbaşkanlığı seçimi ve bu konuda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla ilgili sorularını cevapladı.

TBMM'nin 1 Ekimde 5. yasama yılına başlayacağını hatırlatan Arınç, 1980'den sonra Türkiye'de 5. yasama yılının ilk defa yaşanacağına dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Anayasamızın 77. maddesi seçimlerin 5 yılda bir yapılmasını öngörmektedir. Ama ne hikmetse 1983'den sonraki tüm seçimler erken seçim olarak gerçekleşmiştir. Bazen 4 yılda, bazen 3.5 yılda... Bu sene görüyoruz ki 5. yasama yılına başlayacağız ve bu yasama döneminin sonunun da başarı ile tamamlayacağız. Dolayısıyla Anayasaya uygun olarak, halk iradesinin de istediği doğrultuda 5 yıllık bir yasama dönemi ilk defa gerçekleşmiş olacaktır. Bu büyük bir memnuniyettir. Bu halkımızın, milletvekillerimizin ve parlamentomuzun başarısı olacaktır.

5. yasama yılı yine olağan bir yasama yılı olacaktır diyebilirim. Yani yasama ve denetim faaliyetleri tekrar bütün hızıyla devam edecektir. Milletvekillerimiz çalışmalarını yapacaktır. Ancak bu dönem için de halkımızın dikkatle takip ettiği bir seçim gerçekleşecektir. O da sayın Cumhurbaşkanımızın görev süresinin bitmesiyle yeni Cumhurbaşkanının seçilmesi konusudur."

"İÇ POLİTİKAYA YÖNELİK"

Bu konunun uzun bir süredir Türkiye'nin gündemine sokulmak ve üzerinde tartışma yapılmak istendiğini anlatan Arınç, bu tartışmaların bir kısmının iç politikaya yönelik olduğunu ve siyaset yapılmak istendiğini söyledi. Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bir kısmı da Cumhurbaşkanlığı gibi yetkileri çok bol ve güçlü bir konumda bulunan bir mevkiye kimin seçileceğinin tartışmasının yapılmasıdır. Belki bir noktada doğal karşılanabilir. Ancak, 23 Nisanda Mecliste yaptığım konuşmada vurguladığım bir konu vardı. Hepimizin bir tek anayasası var. Başka saklı, gizli, derin, rengi şu veya bu başka bir anayasa yok. 1982 yılında kabul edilen ve şu anda milletvekili seçildiğimizde de bağlı kalacağımıza yemin ettiğimiz anayasa ve onun ilkeleridir. Bu anayasada bir Cumhurbaşkanlığı makamı boşaldığında nasıl seçim yapılacağı, hangi ölçütlerde hangi şartları taşıyacağı, ne zaman kaç turda hangi şekilde bu seçimin yapılacağı çok açıkça yazılmıştır. Dolayısıyla bir makamın boşalmasına daha bir yıl gibi bir süre varken, bunun üzerinden spekülasyonlar yapmanın, bunun üzerinde iç politikaya yönelik siyaset üretmenin, kişisel kanaatimi söylüyorum; doğru olmadığını biliyorum. Bunu, bu konu sorulduğunda da bunları cevaplamaya çalıştım. Anayasa gereğince herkes üzerine düşeni yapacaktır ve parlamentomuz yeni bir Cumhurbaşkanını başarıyla seçecektir. O Cumhurbaşkanı da anayasamızın 101 ve 104. maddelerindeki özelliklere uygun bir kişi olacaktır."

ANAYASADA OLMAYAN HÜKÜMLER

Arınç, Türkiye'de cumhurbaşkanının yetkilerinin bir hayli geniş, çalışma süresinin uzun, buna rağmen sorumluluğunun sıfır olduğunu bildirerek, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in de Anayasa Mahkemesi Başkanlığı döneminde bu konulara vurgu yaptığını söyledi. Bütün bu konuların Türkiye'de konuşulup tartışılabileceğini, bilim adamları ve siyasetçilerin fikirlerini söyleyebileceklerini ifade eden Arınç, şöyle konuştu:

"Anayasada olmayan bazı yazılı konuların, anayasa hükmüymüş gibi ortaya konulmasını yadırgadığımı ifade ediyorum. Yani eşinin giyimi böyle olursa ne olur veya böyle olmazsa ne olur? Şu partiden olursa, bu partiden olursa ne olur? Filan kişi olursa nasıl olur, olmazsa nasıl olur? Herkesin Cumhurbaşkanı adayı beğenmeye başladığı, isim telaffuz etmeye başladığı, hedef gösterdiği, 'bu olmaz ama şu olabilir' dediği bir ortamın Türkiye için sadece zihinleri meşgul etmeye yönelik bir siyaset çalışması olduğunu düşünüyorum. Ama bunun Türkiye'ye, Türk siyasetine, Türkiye'nin bütünlüğüne, Türkiye'nin huzuruna çok da katkı yapmadığına inanıyorum."

"KİM ÖLE, KİM KALA"

Kendi adaylığı ile ilgili sorulara, "bu konu, bugünün konusu değildir. Bunu soracaksanız 2007 Nisanını bekleyeceksiniz. Kim öle kim kala... Daha bugünden o güne bir şey söylemek mümkün değil" cevabını verdiğini hatırlatan Arınç, "Bu, 'evet' anlamına gelir, 'hayır' anlamına gelir niyet okumaya da gerek yok" diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığına 40 yaşını doldurmuş, Anayasada yazılı şartlara uygun olduğunu düşünen herkesin adaylığını koyabileceğini ve oy alabileceğini ifade eden Arınç, şöyle devam etti:

Dolayısıyla bu dünyanın sonu olan bir hadise değil. Bu bir Kurtuluş Savaşı falan da değil. Bu, birbirimizin gözlerini faltaşı gibi açacak bir konu değil. Çok basit bir konu. Anayasa bu göstermiş, biz de bu basit olayı günü geldiğinde yerine getirmiş olacağız."

"KADROLU YORUMCUNUZ DEĞİLİM"

Arınç, bir gazetecinin Başbakan Erdoğan'ın sözlerini nasıl yorumladığını sorması üzerine de "Ben televizyonların veya gazetecilerin kadrolu yorumcusu değilim. Birisi söyleyecek siz de bunun ne anlama geldiğini soracaksınız. Ne benim konuştuklarımı bir başkasına yorumlatın, ne başkasının söylediklerini bana sorup da yorumlamamı isteyin. Ben öyle bir konumda değilim" diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda Anayasaya dikkati çeken Arınç, Başbakan Erdoğan'ın da bu özellikleri dikkate alarak söyleyeceklerini söylediğini ifade etti. Konunun gündemde kalmasını doğru bulmadığını kaydeden Arınç, konuşmalara da engel olacak bir konumu bulunmadığını belirtti.

  • ANKARA (A.A)


    Arınç: Türkiye'nin kalbi Meclis'tir

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  • ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi