T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 6 TEMMUZ 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Ülkemizde bireyler arasında, birey toplulukları arasında iletişim kopukluğu var. Seslerimiz kısık. Konuşmaya çalışsak birbirimizin dilini anlamamız zor! Yazsak, biribirimizin dilinden anlamadığımız gibi, el yazılarımızı bile okuyamıyoruz. Böyle olunca, araçlar da işe yaramıyor. Esasen onlar da sinyal vermiyor. Dilsizlerin dilini, "zebân-i bî-zebânan", öğrenmek için de kurs bulamıyoruz. Bu dili öğreteceği ilânını yapanlara başvurduğumuzda da bir süre sonra, papağan yöntemi ile bazı terimler öğrendiğimizi, fakat ne söylediğimizi bilmediğimizi görüyoruz. Kimimiz de cehl-i mürekkep içinde: Bilmediğinin de farkında değil! Bir de "cehl-i müka'ab" (cehlin küpü) var: Öğrendiği, ezberlediği terimlerin ve kelimelerin anlamını tamamen karşıt anlamı sanarak öğrenmek ve asıl anlamından habersiz olmak! - Ben sevgi insanıyım! Anam beni sevgi ile doğurmuş ve yoğurmuş! Meselâ kuzu kızartmayı, iyi bir hayat yaşamayı, gürültülü bir müzikle kadeh tokuşturmayı pek severim. İnsanları mı? Elbette! Kuzu kızartmayı sevdiğim gibi! Fakat bamyayı, şalgamı vs.yi sevmediğim gibi, her insan da sevilmez ki! Salak değil, gerçekçi olmalıyız. Üniversite'de çok akıllı, çok hergele bir hocamız vardı: "Dostluklar yok çıkarlar vardır" derdi. Herif arapsa, acemse, yunanlıysa, ermeniyse, hatta yahudiyse, gericiyse, benim de ondan çıkarım yoksa niçin seveyim? Ben salak mıyım? Eyvah! Saçlarıma ak düştü / sana ad bulamadım.. / Bu sevginin diline bir lûgat bulamadım! En-nâmûsu fil-Kaamus! Galiba şöyle bir lâf vardı: Sevgi yalan, saygı yalan! / oyuncaklarla oyalan! İşte böyle bir şey! Para, maddî nesnelerin alışverişinde tedavül vasıtasıdır. Paranın "kalb-zen"leri, kalpazanları vardır. Dil de "sevginin Hikmeti" alışverişinde kullanılıp da yeryüzüne Sevgi, Sevgi Adaleti, Sevgi Ahlâkı hâkim olmasın diye, bu alanın kalpazanları kalp akçalar basarlar. Sahtesini gerçeğinden ayıracak mihek taşı Furkan'dır. Ne var ki kalpazanlar mihek taşının bile sahtesini üretirler. Önceki kitapların tahrif edilmelerinin sebebi budur. Kur'an (Furkan) tahrif edilemez. Çünkü Yüce Sevgili'den sonra artık başka elçi ve dolayısı ile başka kitap gelmeyecektir. Eyvah ki, bilgi ve hikmet kalpazanları bu mihek taşının sahte olduğu inancını yaymışlar, bu yalana kapılmayacak olanları da -dil ile iletişimi bozdukları için Furkan'ın kullanma kılavuzunu okuyup anlayamayacak hale getirmişlerdir. Mealleri yayımlayanlar da insandırlar. İyi niyetli olanlar bile bir noktada sürçerlerse başkalarını da yanıltırlar. Esasen kalpazanlar bu alanda boş durmamışlar, "Şeriat", "cihad" gibi nice terimleri, ilâhî kelâm ile ilgisi olmayan anlamlara bağlamışlardır. Daha sonra da, bilerek ve isteyerek ortaya çıkardıkları iletişim kopuklukları ve arızaların giderilmemesi, insanlar arasında Saint François - Mevlânâ hattı gibi hatların, "zebân-i bî-zebânân" köprülerinin kurulmasının önlemek için de kendi kalpazanlık faaliyetlerinin kurcalanmasını ve iletişim ârızalarının giderilmesini yasaklamışlardır. İnsanları kendilerinin ve diğer insanların insanlık onuru bilincinden yoksun kılmak ve bu halde kalmalarını sağlamak için olanca güçleri ile çabalarlar. Onların Kamus'unda "kin"in adı Sevgi, Sevgi'nin adı: 1. salaklık 2. kin'dir. Önce yüksek sesle düşünüyorum: İlk yapacağım; "kendi"min Sevgi kaynağı ile bağlantısını kurmaktır. Bu bağlantı "Vesile" ile olur. Vesile rasul-i Ekrem'dir. (S.A.). Ehl-i Beyt sevgisi "tecezzî" kabul etmez. Bu sebeple, bu bağlantı "kaal" ile değil, "hâl" ile olur. Hâlimi değiştirmeliyim. En güzel hâl, Yüce Sevgili'nin sevgi daire ve devresinde yaşanır. Ancak bu bağlantı sağlandıktan sonra Sevgi dilinin güvenilir Sözlüğü'nün "sadr"ıma verilmesine ehil olurum. Bundan sonra da sürekli bağlantı güvencesi ancak seçilmiş örnek kişilere verilmiştir. Zulüm eylemleri derhal kısa devreye yol açar ve bağlantım kesilebilir. Birlikte düşünelim. Hayırlar feth ola, şerler def' ola!
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |