T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 6 TEMMUZ 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Dün, yani 4 Temmuz Amerika'nın 'doğum günü'ydü. Siyasetçilerin, diplomatların, bürokratların, askerlerin, işadamlarının ve gazetecilerin katıldığı 4 Temmuz kutlama günü, İstiklal Marşı ve Amerikan Milli Marşı'nın okunmasıyla başladı. Biraz abartılı olmakla birlikte bolca havai fişek atıldı, şarkılar söylendi... Törende bir ara, Amerikan Büyükelçisi Ross Wilson'la sohbet imkanı buldum. Ve hemen sohbeti İsrail'in son saldırılarına çektim. Sorum şuydu: Amerika Ortadoğu'da bir 'demokrasi projesi' yürütüyor. Ancak, Amerika bizzat seçime girmesine izin verdiği Hamas hükümetine karşı ambargo uyguluyor. Filistinli bebekler ve yaşlılar ölüyor. Amerika, Filistin hükümetini ve halkını yok etmek üzere düğmeye basan İsrail'le yan yana duruyor. Böyle bir tablo karşısında, Ortadoğu halkları Amerika'nın 'demokrasi projesi'ne nasıl inanacaklar? Filistin'deki gelişmelerin 'Amerikan imajı'na zarar verdiğini kabul eden Büyükelçi Wilson, olanlardan dolayı son derece 'üzgün' olduklarını ve kesinlikle 'barış' istediklerini söylüyor. Öncelikle İsrail'li askerin kurtarılması gerektiğini belirten Wilson, "Askerin kurtarılmasından sonra, barış adımlarının atılması konusunda daha etkin bir rol alacağız ve gerekenleri yapacağız" diyor. Filistin'de, kelimenin tam anlamıyla bir 'vahşet' yaşanıyor. Bütün Filistin halkını 'potansiyel terörist' olarak gören bir anlayış üzerine bina edilen bu 'vahşet', en açık biçimiyle bir insanlık suçudur. Çünkü, Filistin halkı ambargoyla açlığa mahkum edilerek, küçük çocuklar ve yaşlılar ölüme terk edilmektedir. Acı olan, uluslararası camianın bir halkın topyekun imhasına seyirci kalmasıdır. Ama akılda tutulması gereken bir gerçek var ki, İsrail'in 'saldırgan' politikaları, Amerika'yı bütün bir insanlık nezdinde tarihin en utanç verici sayfasına yerleştirmektedir. Doğrusu, her seferinde kötü 'imajı'ndan şikayet eden Amerika'nın, İsrail için kendi kendini 'gözü kara' bir şekilde uçuruma ittiğini anlamak mümkün değildir. Sonuçta Amerika bir 'dünya devleti'dir ve doğal olarak, yeryüzündeki insanların büyük bir bölümünün 'nefreti'ne muhatap olmak istemez. Çünkü, Amerika için çıkarları hayati bir önem arzetmektedir. Ancak, özellikle Bush yönetimi döneminde yapılanlara bakınca hiç de 'dünyanın nefreti'nden korktukları gibi bir durum yok ortada. Mesela Amerika'nın Ortadoğu macerasına bakalım... Irak'ı işgal ederken de, Suriye ve İran'a yönelik planlar yaparken de hep bir 'demokrasi projesi'nden sözediyor. Ve bütün dünyayı, bu ülkeleri 'demokratikleştirme'yi hedeflediğine ikna etmeye çalışıyor. Ancak, Filistin'e yönelik politikaları hiç de ikna edici gözükmüyor. Şimdi, Filistin'de demokratik seçimlerle işbaşına gelmiş 'meşru' bir hükümet var. Ancak Amerika, seçime girmesine izin verdiği Hamas hükümetine ambargo uyguluyor, küçücük çocukların ölümüne vesile oluyor. Kaldı ki, mevcut Hamas hükümeti, kendisini radikallerden ayrıştırmak için de bir çaba harcıyor. Ancak, Amerika ve İsrail ısrarla 'ılımlı' İsmail Haniye hükümetine karşı 'şahin' politikalar uygulamakta ısrar ediyor. Çünkü, Filistin'de 'ılımlı' muhatapların olmaması İsrail'in işine geliyor. Bu yüzden de, mevcut Hamas hükümetini yok ederek Filistin'de ateşin daha da büyümesini istiyor. Böylece hem 'anlaşma masası'ndan kurtulmuş oluyor, hem de 'saldırganlığı'na yeni bahaneler üretiyor. Kısacası İsrail, Filistin'de anlaşabileceği 'makul' hükümetler değil, 'ateş' istiyor... Ancak burada anlaşılması güç olan, Ortadoğu için 'demokrasi projeleri' üreten Amerika'nın, Filistin'de 'çözümsüzlüğü' destekleyerek nasıl bir 'Amerikan imajı' yaratmak istediğidir. Hepimiz biliyoruz ki, İsrail'in Filistin halkına reva gördüğü 'vahşet' devam ettikçe, Ortadoğu halklarındaki Amerika karşıtı 'nefret' daha da artacaktır. Acaba Amerika, 'anti Amerikanizm'in yükselmesinden mutlu mu oluyor
|
![]()
| ||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |