T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 6 TEMMUZ 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Dünya Kupası finale doğru giderken, aldığımız notları sizinle kardeşçe paylaşmak ve kafamıza takılan soruları açıkça ortaya dökmek zorundayız. Yüce dağ başında kar boran boran... İngilizler kupadan elendi, ağlayarak ülkelerine döndüler. Brezilyalılar elendi, gözleri yaşlı ülkelerine döndüler. İspanyollar yenilince, 'oley' diyemeden ülkelerine döndüler. Arjantin takımı elendi, yine aynı... İsveç, Meksika, Ukrayna, Gana takımlarının hepsi yenilince, tıpkı daha öncekiler gibi ülkelerine döndüler.
Almanya-Arjantin çeyrek final karşılaşmasının bir bölümünü Trabzon'dan İstanbul'a dönerken havaalanı salonunda seyretmiştik. Müsiad eski başkanı Ali Bayramoğlu heyecanla bakıyordu ekrana ve "Bizim Almanya alır bu maçı" diyordu. O gün, dediği gibi oldu. Almanya'nın galip gelmesinden çok, Bayramoğlu'nun "Bizim Almanya" ifadesi kaldı benim aklımda.
Sonunda yarı final karşılaşmasında, uzatma süresinin son iki dakikasına iki gol sığdıran İtalya, Almanya'yı yendi. Şimdi söyleyin bakalım, Almanlar nereye dönsün? Dönecek yer yok. Maçların hepsi Almanya'da yapılıyor.
Bir dostumuz soruyor... "Almanya yenilince, biz de yenilmiş sayılır mıyız?" Hani, Birinci Dünya Savaşı'nda öyle olmuştu ya! Güzel soru. Bendenize göre kesinlikle biz de yenilmiş sayılırız. Hatta, Dünya Kupası boyunca yapılan bütün karşılaşmalarda yenilen her takımla beraber biz de yenilmiş sayılsak yeridir.
İki sebebi var... Birinci çünkü: Bizdeki yenilmişlik psikolojisi çok derinlerdedir. Her yenilgiden sonra, daha iyi yenilmenin peşine düştük. Düşeriz ve düşeceğiz de. Ola ki "yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer" kazanana; yani yenile yenile yenmesini öğrenene kadar...
İkinci çünkü: Kupaya katılmayı bile beceremedik. Oraya giden takımların her birinin bizden üstün olduğunu peşinen kabullenmek zorundayız. Gana'sından Avustralya'sına kadar... Ha, şu var... Katılsaydık, belki yarı finale kadar çıkabilirdik. Orası başka.
Almanya'nın kupadan elenmesiyle, bizim de yenilmiş sayılmamızın bir sebebi daha bulunduğunu söyleyebiliriz. Almanya, bizim için bir bakıma ikinci vatan demektir. Türkiye'den sonra en çok vatandaşımızın bulunduğu ülke orası. Gurbet murbet ama "Türk mahalleleri" olan bir yer. Aynı zamanda pek çokları için tek kelime Almanca öğrenmeden yaşanabilen bir ülke.
Öte yandan, Türkiye'ye gelen yabancı turistler arasında ilk sırayı Almanlar alıyor yıllardan beri. Bu durumda, kupadan elenen Almanlar, Türkiye'ye gelsinler. Gidecek başka yer mi var? Ve daha önemlisi, Alman'ın Türk'ten başka dostu mu var?
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |