T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
S O N   D A K İ K A 7 TEMMUZ 2006 CUMA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Gül: Birleşik Kıbrıs, işbirliği havzası olabilir

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, "Türkler, Yunanlılar ve Birleşik Kıbrıs'ın" bölge için işbirliği havzası olabileceğini belirterek, "Buna bizim de Avrupa Birliği'nin de ihtiyacı var" dedi.

Düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü'nde konuşan Gül, Kıbrıs ve Türkiye'nin AB üyelik sürecine ilişkin soruları yanıtlarken, "Türkler, Yunanlılar ve Birleşik Kıbrıs, AB için başka bir temel taş olabilir. Bölge için bir işbirliği havzası olabilir. (Türkiye'yi köşeye sıkıştırdık, baskı yapabiliriz) diyorlarsa bu iyi bir yol değildir" diye konuştu.

Kıbrıs konusu kronik bir sorunken, 2004 yılında çözüm fırsatı çıktığını ancak planın reddedilmesiyle fırsatın kaçtığını kaydeden Gül, sonuçta bir tarafın AB'ye girdiğini, diğerinin ise cezalandırıldığını ifade etti.

Gül, AB'nin, "aile içinde dayanışma" çerçevesinde tutum takındığını belirterek, "Ancak ailede birisi bir yanlış yaparsa ailenin çıkarına ters davranırsa uyarılmalı" dedi ve bu konuda daha fazla şantaj kabul edilmesinin mümkün olmadığını kaydetti.

Ocak ayında Türkiye'nin Kıbrıs konusunda bir plan açıkladığını hatırlatan Gül, eş zamanlı olarak bütün kısıtlamaların kaldırılmasını önerdiklerini ve bu yolla güven inşa etmeyi umduklarını ancak Türkiye'ye, "önce siz ambargoyu kaldırın" yaklaşımı gösterildiğini anlattı.

Gül, "Umarım bu problem daha ağırlaşmayacak. Biz yapıcı bir tutum içindeyiz ve çok çalışıyoruz. BM Genel Sekreteri Kofi Annan da çok çalışıyor. Bir çözüm olacağını umuyorum" diye konuştu.

"PKK KONUSUNDA ABD'DEN BEKLENTİMİZ VAR"

Bakan Gül, terör örgütü PKK konusunda bir soruya karşılık, Türkiye'nin, ABD'nin çabalarını takdir ettiğini söyledi.

Gül, PKK'yı terörist örgüt olarak ilk tanıyan ülkelerden birinin ABD olduğunu ve terör örgütü başının yakalanmasında ABD'nin gösterdiği işbirliğinin unutulmayacağını kaydetti.

Bakan Gül, "Ancak beklentilerimiz halen yüksek. Daha fazlasını bekliyoruz. Ne yazık ki Irak, PKK için bir barınak" dedi.

Dost bir ülke olarak Irak'ta PKK varlığının anlaşılmasının mümkün olmadığını belirten Gül, "Bu yüzden daha fazla beklentilerimiz var ve ABD de daha fazla şey yapacak. Söz verdiler. Şu anda mevcut bir işbirliğimiz var ama daha fazlası gerekiyor" diye konuştu.

"İRAN FIRSATI KAÇIRMAMALI"

Bakan Gül, İran'ın nükleer sorunuyla ilgili Türkiye'nin girişimlerine ilişkin bir soruyu yanıtlarken, yakında Irak'a komşu ülkeler toplantısı için bu ülkeye gideceğini hatırlattı.

Gül, bu konuda girişimde bulunmasını Türkiye'den, dostlarının talep ettiğini belirterek, AB'nin dış politikadan sorumlu yetkilisi Javier Solana ile İran'ın nükleer görüşmelerini yürüten Ali Laricani'nin bu meselenin politik kısmının direktörleri olduğunu söyledi.

Abdullah Gül, "İyimser olmak için çok neden görüyorum. İran bu fırsatı kaçırmamalı. Çok makul bir paket var ortada. Umarım bu fırsat kaçmaz ve diplomatik çözüm olur" dedi.

Türkiye'nin Suriye ile ilişkilerine yönelik bir soru üzerine Gül, "Birbirimize komşuyuz. Sınırın iki yakasında akrabaları olanlar var" diye konuştu. Bölgede istikrarın, güvenliğin ve ekonomik refahın herkesin iyiliğine olduğunu belirten Gül, herkesin bu ortamı yaratacak şekilde katkıda bulunması gerektiğini söyledi.

"IRAK'TA BARIŞÇIL ATMOSFER İSTİYORUZ"

Irak'taki durumu değerlendiren Gül, Türkiye'nin Türkmenlere daha yakın davrandığı görüşünün dile getirilmesi üzerine, "Türkiye'nin istediği, bütün farklı grupların kendi topraklarında mutluluğu ve barışçı bir atmosferdir" dedi.

Bakan Gül, Saddam rejiminden kaçan Iraklı Kürtlerin Türkiye'ye sığındığını hatırlattı ve Türkiye'nin, Irak'ta hiçbir grubun baskı altında yaşamasını istemediğini söyledi.

Kerkük'te de farklı gruplar olduğunu ve tek bir grubun, bu kentin geleceğini belirlemede rol oynamasının doğru olmayacağını ifade eden Gül, "Orası başka bir etnik mücadele mekanı haline gelmemeli. Üzerinde uzlaşılan bir plan referanduma sunulmalı" diye konuştu.

"ERMENİ MESELESİNDE İYİ NİYET GÖSTERDİK"

Bakan Gül'e, Ermeni iddialarıyla ilgili de sorular soruldu. Gül, bunları yanıtlarken, Türkiye'nin, akademisyenlerden oluşan bir grup kurarak, arşivlerini açmayı önerdiğini ve bunun bir "iyi niyet göstergesi" olduğunu belirtti.

Türkiye'de 45 bin Ermeni vatandaşının iş bulup çalıştığını ve ailesine para gönderdiğini kaydeden Gül, problem çıkaranın daha çok Ermenistan dışında yaşayan Ermeni diasporası olduğunu söyledi.

Gül, "Biz iyi bir atmosfer yaratmaya çalışıyoruz ama bu konu bize karşı bir şantaj olarak kullanılmamalı" dedi.

Savaşta yaşanan trajediler için üzüntü duyulduğunu ancak bunun şimdi siyasi bir mesele haline getirilmesinin doğru olmadığını belirten Gül, Avrupa'da sözde Ermeni soykırımı tasarılarına oy verenlerin çoğunun, konunun ne olduğunu bile bilmediğini kaydetti.

"AMERİKAN KARŞITLIĞI ABARTILIYOR"

Gül, Türkiye'de Amerikan karşıtlığı ve anti-semitizmin arttığı görüşünün dile getirilmesi üzerine de bunların çok fazla abartıldığını düşündüğünü söyledi.

Gül, "Bazı politikaları ya da politikacıları eleştirenler olabilir. Ama bu farklı bir şey. Bizim Musevi nüfusumuz var. Aynı yerde camilerimiz, kiliselerimiz, sinagoglarımız var" dedi.

Heybeliada Ruhban Okulu'na ilişkin bir soru üzerine Gül, "Dini özgürlükler demokrasinin temel prensibidir" diyerek, Türkiye'de pek çok konuda reform sürecinin devam ettiğini, sadece azınlıklar için değil herkes için "iyi niyetin" söz konusu olduğunu bildirdi.

Vakıflar yasasının TBMM'den geçmesinin beklendiğini belirten Gül, bunun birçok sorunu çözeceğini de söyledi.

Gül ayrıca, "Biz buna karşı değiliz ancak anayasanın getirdiği sınırlamalar var" diye konuştu.

Bakan Gül, Brookings Enstitüsü'ndeki konuşmasının ardından Türk toplumu temsilcilerini kaldığı otelde kabul ederek bir süre görüştü. Gül ayrıca The Washington Post gazetesi editörleriyle bir araya geldi.

  • WASHINGTON (A.A)

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  • ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi