|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| S O N D A K İ K A | 11 TEMMUZ 2006 SALI | ||
|
|
Schröder: Felâket senaryoları yazanları dinleyemeyiz
Schröder, "Şu anda biz Bulgaristan, Romanya diğer Balkan ülkeleri ve Türkiye'nin üyeliği hakkında felaket senaryoları yazanları dinleyemeyiz. Türkiye Avrupa için sadece kültürel ve politik olarak değil fakat özellikle ekonomik olarak bir zenginliktir" dedi.
Dünyanın en büyük yatırım bankalarından bir olarak bilinen Rothschild Yatırım Bankası'nın Türkiye'de temsilcilik açması nedeniyle Sait Halim Paşa Yalısı'nda düzenlenen tanıtım toplantısına katılan Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine tam destek verdi. "Türkiye ve Avrupa Birliği arasında ki müzakerelerin tek bir amacı vardır o da Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliğidir" diyen Schröder, Avrupa'da istikrar ve refahın uzun vadede güvence altına alınmasının Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin de dahil olduğu yakın komşularına Avrupa perspektifi sunması ile mümkün olabileceğini söyledi. Avrupa Birliği'nin iki üye ülkenin Avrupa Anayasası'nı reddetmesi ile önemli bir sorun ile karşı karşıya kaldığını hatırlatan Schröder, "Şu anda biz Bulgaristan, Romanya diğer Balkan ülkeleri ve Türkiye'nin üyeliği hakkında felaket senaryoları yazanları dinleyemeyiz. Türkiye Avrupa için sadece kültürel ve politik olarak değil fakat özellikle ekonomik olarak bir zenginliktir" dedi. "TÜRKİYE'NİN YAPICI POLİTİKASI SAYGINLIK KAZANDI" Geçen yıl ekim ayında tam üyelik müzakerelerinin başlatılmasının dahi bir başarı olduğunu vurgulayan Schröder, Türkiye'nin üyeliğinin dört nedenden dolayı çok önemli olduğunu söyledi. "Birincisi, Avrupalıların 1963'ten bu güne kadar Türklere verdikleri sözleri tutmaları gerekir" diyen eski Alman Başbakanı, ikinci olarak Türkiye'nin üyeliğinin güvenlik konuları açısından hem Türkiye'nin kendisi hem de Avrupa için kayda değer yararlar sağlayacağını belirtti. Avrupa Birliği değerlerine bağlı demokratik bir Türkiye'nin İslam inancı ve modern toplum değerleri arasında bir karşıtlık bulunmadığını göstermesi bakımından çok değerli olacağını vurgulayan Schröder, Türk dış politikasının ülkenin stratejik köprü pozisyonunun öneminin farkında olmasının ve Ankara'nın hem İsrail ile yakın ilişkiler kurup hem de Arap ülkeleri ile ilişkilerini iyileştirmesinin kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Türkiye'nin yapıcı Kıbrıs politikasının uluslararası alanda saygınlık kazandığını vurgulayan Schröder, adada geniş kapsamlı ve adil bir çözüm bulunmasını umduğunu belirtti. Üçüncü neden olarak Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin ekonomik potansiyelini gösteren Schröder, "Bazıları nüfus artış hızının çok yüksek olduğunu söyleyerek Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkıyorlar... Üye ülkelerin nüfus artış hızlarının negatif veya durağan olmasına karşın Türkiye nüfusunun yıllık büyüme oranının ortalama yüzde 1.5 olduğu doğrudur. Fakat birliğin ekonomik geleceği tam da bu noktada yatmaktadır. Türkiye yeni bir üye olarak mal ve hizmetler için büyüyen bir talep ile genç ve iyi yetişmiş bir nüfusu beraberinde getirecek" şeklinde konuştu. "ALMANYA TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK TİCARET ORTAĞI" Son yıllarda Türkiye'nin makro ekonomik alanda yakaladığı başarılardan övgü ile bahseden Schröder, "Avrupa Birliği değer ve kurallarının benimsenmesi Türk ekonomisinin daha da istikrarlı bir yapıya kavuşmasına yardımcı olacaktır" dedi. Schröder dördüncü neden olarak ise, Almanya'nın tarihsel bağlar nedeniyle özellikle Türkiye'yi üye olarak görmek istemesini gösterdi. Schröder, şöyle konuştu: "İki ulusun tarihi olarak yakın ve gerçekten dostane ilişkileri var. Elbette bu noktada yarım milyonu aşkın Türk kökenli insanın halen Almanya'da yaşadığını da göz önünde tutuyoruz. Bunların birçoğu artık ikinci hatta üçüncü nesil olarak Almanya'da yaşıyorlar ve Alman vatandaşlığını taşıyorlar. Almanya uzun yıllar boyunca Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı oldu. Ticaret hacmi 2005'de yüzde 7 oranında büyüyerek 21 milyar doları aştı. Halen Türkiye'de yatırım yapan yabancı sermayeli şirketler arasında 2 bin 45 şirket ile Alman şirketleri birinci sırada yer alıyor. Yani Türkiye'de yatırım yabancı her 5 yabancı şirketten biri Alman şirketi. Gelecek yıllarda özellikle ulaşım ve enerji sektörlerinde Türkiye'nin ekonomik büyümesini daha da ileri götürecek büyük altyapı projeleri alanında önemli işbirliği fırsatları var. Bunlara ek olarak çevresel koruma alanında da Alman şirketleri Türkiye için kaliteli ve güvenilir iş ortakları olacaktır. İlişkilerin diğer bir boyutun da, Almanya'nın da Türk firmaları için önemli bir yatırım alanı olduğunu görüyoruz. Almanya da sayıları 57 bine ulaşan şirketler şimdiden yaratıcı ve Türk girişimcilerini kucaklayan bir kurumsal kültür oluşturmayı başardılar. Türk geçmişine sahip fakat Almanlar tarafından yönetilen şirketler de önemli ekonomik güce ulaştılar. Bu firmaların toplam yıllık ciroları 26 milyar euroya yükseldi ve yaklaşık 300 bin kişiye iş yarattılar." "EKSİKLİKLERİN SUÇUNU TÜRKİYE'DE ARAMAK YANLIŞ" Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik müzakerelerinin zor, uzun ve sabır gerektiren bir süreç olacağının altını çizen Schröder, bu sürecin başarıya ulaşması için temel olarak Başbakan Recep Tayip Erdoğan liderliğinde başlatılan reform sürecinin devam etmesi gerektiğini vurguladı. Schröder, şöyle devam etti: "Avrupa Birliği'nin kurumsal ve yapısal eksikliklerinin suçunu Türkiye'de aramak yanlıştır. Türkiye'nin üyeliği karşısında üye toplumlarımızda görülen çekinceler ve şüpheler birliğimizin önünde yer alan en önemli sorunlardan birini yansıtmaktadır. Avrupa Birliği anayasa krizini ve diğer yapısal problemlerini çözmenin yanında daha da önemlisi global piyasalarda daha rekabetçi hale gelmenin yollarını bulmalıdır." Rothschild Yatırım Bankası'nın Türkiye temsilciliğinin açılışı nedeniyle düzenlenen toplantıya Devlet Bakanı Ali Babacan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Enerji Bakanı Hilmi Güler, Başbakanlık Başdanışmanı Cüneyt Zapsu, Rothschild Başkanı Baron David de Rothschild ve Rothschild Türkiye Temsilcisi Dr. Yılmaz Argüden'in yanı sıra çok sayıda iş adamı ve davetliler katıldı. Toplantının ardından akşam yemeğine katılan davetliler, tekneyle Sait Halim Paşa yalısından ayrıldı. Rothschild Yatırım Bankası, Türkiye'de Aycell-Aria'nın birleşmesinde ve Telsim'in satışında hükümete danışmanlık hizmeti vermişti. Rothschild, TEB hisselerinin bir kısmının BNP Paribas'a satışında Çolakoğlu ailesine, Garanti Bankası'yla ortaklıkta GE Consumer Finance'a, Denizbank hisselerinin alımında da Dexia'ya danışmanlık yapmıştı. Ünlü Rothschild ailesince kontrol edilen bankanın 25 ülkede 3 bin çalışanı var.
|
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |