T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 11 TEMMUZ 2006 SALI | ||
|
|
Aklıma takıldı, bildiğim ulaşım araçlarını tek tek not etmek istedim. Bir sakıncası yoksa bu listeye siz de bir göz atın. Başka yerde kolay kolay rastlamayabilirsiniz. Helikopter, uçak, tren, otobüs... Minibüs, otomobil, kamyon, kamyonet, TIR... Motosiklet, bisiklet, kaptıkaçtı, atv, sandal, tekne, vapur, feribot, sal... Balon, tank, teleferik, traktör, greyder, at arabası, talika, kağnı, kızak, kotika... Tramvay, metro, troleybüs, fayton, tahta araba, kaykay, patpat... Gondol, denizaltı, uzay gemisi...
Ne çok ulaşım aracımız varmış. Bunların bazıları binmediğiniz, bazıları da bilmediğiniz araçlar olabilir. Aklıma gelmeyen de çıkar belki, onu da siz eklersiniz. İçlerinde iş veya oyun amaçlı olarak yapılanlar da yer alıyor fakat netice itibariyle onlar da bir yerden bir yere götürebiliyor üstündekini. Niye otobüsten, otomobilden veya at arabasından başlamadım da ilk sırada helikopteri saydım, onu da belirteyim hemen.
Geçenlerde bir bakanımızın değerli danışmanlarından biri telefonla aradı. Alınma gücenme olmasın diye isim vermeyelim, boşuna tatsızlık çıkmasın. Hoş beşten sonra sıra esas konuya geldi. Bir gezi daveti söz konusuydu. Sayın Bakan ile birlikte birkaç yazar helikoptere binecek, Çanakkale'ye gidilecek. Oradaki program bitince aynı şekilde dönülecek. Valla ben daha geçen hafta Çanakkale'deydim diyemedim. Helikopter fikri cazip geldi.
Şu yaşıma gelmişim, daha bir helikoptere binmemişim. Bu ayıp bana yeter. Fazlası isteyenin olsun. O düşüncelerle farkında olmadan helikopter ile başlayarak, bindiğim binmediğim bütün araçları yazmaya koyulmuşum. Tahta araba dediğimi kağnı veya at arabasıyla karıştırmayın. Çocukken yapardık. Dört tekerlekli. Tekerler ceviz ağacından kesilirdi. Oturma yeri, ayak koyma yeri ve ipten direksiyonu bulunurdu. Yokuş aşağı biner, rüzgâr gibi gidersiniz. Aşağı doğru o sizi taşır, yukarı dönerken sizin onu taşımanız gerekir. İpinden tutup çekersiniz. Freni abs değildir ama idare eder.
Denizaltı ve uzay gemisine sıra geldiğinde, liste son bulmuştu. Tam o sırada bir habere ilişti gözüm. 2008'de ilk seferini yapacak uzay dolmuşu için sıraya giren Denizlili tekstilci Osman Sözkesen, ilk Türk uzay turisti olmakta kararlıymış. Biz daha şehrin üstünde bir helikopter turu atamadık, şuradan şuraya gidemedik, UFO meraklısı işadamı uzaya gitmeyi kafasına koymuş.
Helikopterle Çanakkale'ye gidemedik çünkü sayın Bakan'ın son anda başka bir işi çıkmış ve programı değiştirmek zorunda kalmış. Basın danışmanı arkadaşımız da haber vermeye fırsat bulamamış. Karşılaşınca öğrendik gezinin iptal olduğunu. Sağlık olsun ne yapalım, ısrar edecek halimiz yok. Helikopter dediğin bir ufak kabinle iki pervane, belki başka zaman bineriz, gezi mezi bahane.
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |