T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 13 TEMMUZ 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Fehmi KORU

Aklımızı kilitlemezsek...

Türkiye topraklarının yabancılara satılmasından ürkenler olduğunu biliyoruz; Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün ara sıra yaptığı, "Bilgiler doğruyu yansıtmıyor, alarma geçmeyi hakedecek bir satış faaliyeti söz konusu değil" tarzındaki açıklamalar bile tedirginliği gidermeye yetmiyor. Bu rahatsızlığı besleyen bir başka konu da, topraklarımızın bir bölümünün bölgede oluşturulacak yeni bir devlete beşiklik edeceği korkusu; 'Kürt' sözcüğünün telâffuzuna kulakların dikilmesinin sebebi de bu korku işte.

Bazıları endişe, kaygı ve korkuları küçümsenecek sakat bir ruh hali olarak görme eğilimindeler; kalemlerinin ucuna gelen bütün küçümseyici sıfatları böyle düşünenler için kullanıyorlar. Oysa, endişe ve korkuların gerisinde, küçümseyen kalemlerin yol arkadaşlarının eşzamanlı pompaladıkları siyasî mesajlar yatıyor. Bir yandan, Sevr'i hatırlatan, Damat Ferit'ler ve Dürrizadeler'den söz eden ve bu yolla hâinlerin içimize sızmış olabileceğine, dışarıdaki efendileriyle ülkemizi parçalayacağına dair sütun sütun yazılar yayımlayan gazetelerin, bir yandan da pompaladıkları paranoyayla dalga geçmeleri çok garip.

Ülkenin yabancılar tarafından parçalanacağına ve topraklarımızın çalınacağına inananlar varsa bugün aramızda, bunun sebebi, kaygı, tedirginlik ve korkuların bazı kalemler tarafından körüklenmesidir. Türkiye'nin bölüneceğine şartlandırılan insanlar, bunun nasıl olabileceğini düşününce, akıllarına gelen ihtimalleri ciddiye alıyorlar... Bölünme korkusunu körükleyenlerin, 'yabancılara satılan topraklar' yalanına inananlar, ya da bir yerlerde yayımlanan 'bölünmüş Türkiye haritası'na karşı çıkanlarla alay etmeleri bize özgü bir çarpıklık...

Amerika'da 'Armed Forces Journal' dergisinde çıkan 'Kan Kardeşleri: Daha Mâkul bir Ortadoğu Nasıl Olabilir?' başlıklı makale bazı çevrelerde yeni kaygılara yol açtı. Nasıl açmasın: Amerikan Silâhlı Kuvvetleri (ASK) tarafından yayımlanıyor dergi; makaleyi kaleme alan kişi de eski bir asker, bir albay... Makaleye eşlik eden haritalarda 'daha mâkul bir Ortadoğu'da yer alması tavsiye edilen yeni devlet için Türkiye'den de bir parça toprak çalınıyor...

Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin (TSK) hassasiyetlerini yansıtabilecek bir kalem, dün, bu makaleye resmî ağızların neden tepki vermediğini soruyordu. Aynı yazar, Amerikan Bağımsızlık Günü'ne Genelkurmay Başkanı ve üst düzey komutanların katılmamasının o makaleye bir tepki olabileceğini de dile getiriyor. Esas tepki beklediği kişi Dışişleri Bakanı Abdullah Gül; bakanın "ABD ile imzaladığı 'vizyon belgesi'nin önem ve ciddiyetine gölge düşürmemek için suskun kaldığı" iddiasında yazar...

Özel olarak ABD'de, genel olarak Batı'da Türkiye ile ilgili hoş olmayan hesaplar içinde kişiler, örgütler, çevreler yok mu? Elbette var. Bunlar, bırakın parçalara ayırmayı, ellerine fırsat geçse ülkemizi yeryüzünden silmek de isteyebilirler. Ancak, böyleleri var diye hepimizin uykularının kaçması gerekmiyor; Türkiye kolay yenilir yutulur bir ülke değil çünkü. Ayrıca, çirkin bir çıkışa verilecek cevabın mukâbili tarafından ve hak ettiği ölçülerde verilmesi daha doğru olmaz mı?

Amerikan Silâhlı Kuvvetler Dergisi'nde çıkan çirkin makaleye cevabı, ASK ile dostane ilişkiler içerisinde olduğu bilinen TSK sözcülerinin vermesi doğrudur.

Önemli bir nokta daha var: Dergide çıkan makalenin emekli albay yazarı Ralph Peters, 'Neo-Çılgınlar' grubunun en çılgınlarından biri; Irak'a savaşın hazırlıkları sürerken Türkiye'nin de cephede yerini alması gerektiğini yazılarında kimbilir kaç kez dile getirmişti. Türkiye onun beklediği gibi cephede yerini almış olsaydı, bugün halimiz nice olurdu, düşünebiliyor musunuz? Irak batağına bulaşsaydık, eğer öyle bir proje söz konusuysa, 'topraklarımızdan başka bir devlet çıkarma projesi' daha kolay hayata geçirilebilir olacaktı. Ralph Peters gibilerin şeytanî planlarının başarılı olmasından Allah ülkemizi korumuş...

Paranoyak olmamıza lüzum yok; ancak aklımızı da kilitlememeliyiz.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi