T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 13 TEMMUZ 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
Gökhan ÖZCAN

Gurur duymadığım şeyler

Bana sorarsanız "gurur" sözcüğü ülkemizde aşırı tüketilen sözcüklerden biri... Bir toplumun gurur duymaya bu kadar meraklı olmasını hayra işaret saymıyorum. Çok eşelemek istemiyorum ama, sanki bizim toplum olarak gurur duymaya gereğinden fazla ihtiyacımız oluyor. Bu da demektir ki, gurur duymakta zorlandığımız epeyce ahvalimiz var. Bozuk olanı düzeltmek yerine, hazırdaki gurur vesilelerini abartmaya meylediyoruz. Sonuç olarak ne böbürlenmemiz bitiyor, ne de ayıplarımız azalıyor. Yanlış şıkkı yaşamaya devam ettiğimiz sürece de bu değişmeyecek. Bu sebeple bugün kendi çapımda bir isyan başlatıyor ve hayatımın gurur duyulamayacak hallerini itiraf etmeye başlıyorum. Bu yüzleşmeye inanın toplumumuzun her bir ferdinin fena halde ihtiyacı var. Ancak bu sayede her şeyi kendi doğallığı içinde yaşayabilir, gurur sözcüğüne abanmayı da kesebiliriz.

İşte hayatımdan hiç de gurur duyamayacağım birtakım örnek hadiseler:

1.Çocukken elimdeki taşı karavanacılığıma güvenerek kiraz ağacımıza musallat olan kargaya fırlattım. Karganın tam göğsüne isabet etti. Karga yaklaşık iki dakika sersem sersem bana baktı, sonra yalpalayarak uçtu. Az sonra akrabalarını toplayarak geldi ve hep birlikte kiraz ağacımızı talan ettiler.

2.Yine çocukken evimizin yakınındaki kitapçıdan bir kartpostal çaldım. Alp dağlarından bir manzaraydı. İki gün seyrettikten sonra yine gizlice yerine bıraktım.

3.Üniversitede birkaç kere kopya çektim. Korkumdan sınavları Pembe Panter renginde bitirmeme rağmen hiç yakalanmadım.

4.Yine üniversite döneminde birkaç kez sırf anarşistlik olsun diye otobüse bilet atmadan bindim.

5. Topumu kesen yan komşumuz Hidayet teyzenin cenaze namazında sıra "iyi biliriz" bölümüne geldiğinde suskun kaldım.

6.Muhtemelen Reha Muhtar'ın bile okumuş olduğu Suç ve Ceza'yı henüz baştan sona okumadım.

7.Yazı hayatıma izlemediğim bir filmle ilgili olarak yazdığım bir kritikle başladım. Çok olumlu tepkiler aldım.

8.Ankara'da kaybolan pitonu buldum, uzun süre evimin bodrumunda cips ve kolayla besledim. Sonra bizim bodrumdan da firar etti. Sanırım ruhunda seyyahlık var.

9.Kendi yazdığım yazıları birkaç yıl sonra okuduğumda hiç hatırlayamıyorum.

10.Birkaç kilo vermek gayet iyi bir fikir olduğu halde, bugüne kadar hiçbir yaş pasta karşısında bu iyi fikre sadık kalamadım.

11.Kesinlikle iki işi bir arada yapamıyorum. Son ve acı tecrübemle sabit ki buna bisiklete binerken şarkı söylemek de dahil.

12.Sinemada film izlerken kendi aralarında fısıldaşan insanlar hakkında zihnimden ileri geri fikirler geçirdiğim çok olmuştur. Yerimden kalkıp yanlarına gitmek ve dillerini tutup çekerek gemici düğümüyle düğümlemek filan gibi...

13.Zorluk çıkardığında birkaç kez hakaretler yağdırmak suretiyle bilgisayarımın şahsiyetiyle oynadım.

14.Geçtiğimiz yaz sırf meraktan bir özel radyoyu telefonla aradım ve dünyanın bütün enginarları için Serdar Ortaç'ın bir şarkısını çalmalarını istedim. Şarkı başlar başlamaz hemen radyoyu kapattım.

15.Kurt Vonnegut Jr. adıyla romanlar yazdığımı herkesten gizledim.


Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Dizi | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi