T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 13 TEMMUZ 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Yasin DOĞAN

Siyasi taktikler...

Siyasi parti liderleri her gün yeni bir atraksiyonla atbaşı gittikleri liderlerden burun farkıyla öne geçme hesapları yapıyor.

Son dönemde siyaset kültürü açısından yeni olmasa da başarılı taktik ve adımlara rastlıyoruz.

DYP lideri Mehmet Ağar anketlerde barajın altında kaldığı görülen partisini yukarı çekebilmek için yoğun çaba harcıyor. Ağar'ın ilk başarılı hamlesi, son zamanlardaki oluşum çabalarından kendisini ayırarak, halkın sempatisini alan Erdoğan'a cepheden vurmak yerine karşılıklı konumlanmaya çalışmak olmuştur. Erdoğan'ın ağabeyinin cenazesine katılması insani açıdan ve siyasi nezaket noktasında iyi bir hamledir.

Ağar'ın başarılı olan siyasi reklamlarının zamanlaması ise çok yerinde değildir.

MHP lideri Devlet Bahçeli yeni siyasi oluşumlara prim vermemekle ve gençleri istenmeyen olaylara karışmaması için dizginlemekle doğru bir iş yapmıştır. Yine her türlü provokatif eylemin içinde olan avukat Kerinçsiz'i kabul etmemesi siyaseten doğrudur. Ancak DYP'nin çıkışını kesmek ve gündemde yer almak için Erdoğan'a yüklendiği söylem oldukça ağır olmuştur. "Cumhurbaşkanı da olsan MHP iktidarında seni indirip yargılayıp Yüce Divan'a göndermezsem namerdim. ... adam değilim" türü sözler siyasi ağırlığına yakışmamıştır. Bahçeli sağduyulu olmak gerektiğinde son derece itinalı ve dengeli davranıyor, ancak muhalefet yapmaya kalktığında sertleşiyor ve nezaket sınırlarını zorluyor.

CHP lideri Deniz Baykal ise son zamanlarda rejim krizi yerine yolsuzluk söylemiyle siyasal imaj üretmeye çalışıyor.

"Cumhurbaşkanı seçilebilir ama orada duramaz" mesajıyla Erdoğan'a şaibe isnat etme yaklaşımında...

Erdoğan'ın belediye başkanlığı döneminden kalan dosyası varsa zaten hapiste veya siyasi yasaklı olduğu dönemde kullanılırdı. Parti genel başkanı olmaması için her türlü operasyonun yapıldığı bir anda böyle bir dosya bulunamadığı ve Başbakanlık döneminde ciddi bir iddiayla karşılaşmadığı nazara alındığında bu çaba ancak taktik olarak kalır, netice vermez. Tüm özelleştirmelerin canlı yayınlarla yapıldığı, dev projelerin hiçbirinde yolsuzluk iddiasında bulunulamadığı, ancak kimi belediyelerin küçük çaplı işleriyle ilgili münferit hadiselerin olduğu düşünüldüğünde bu taktiklerin ne tutacağı, ne de Erdoğan'ın "Yüce Divan şantajını" ciddiye alıp politika değiştireceği beklenebilir.

AK Parti lideri Erdoğan açısından ise son dönemde ilk başarılı girişim uçakta yayın yönetmenlerine yaptığı "Benden başka biri niçin Cumhurbaşkanı olmasın?" söylemidir. Bu girişimle olumsuz atmosfer ciddi oranda dağılmıştır.

Erdoğan'ın ikinci olumlu adımı, CHP'nin yeni genel merkez binasını ziyaret ederek "iki kutuplu siyasi yapı" mesajı vermesidir.

Baykal'ın genel olarak sürdürdüğü "rejim krizi siyaseti" ve son dönemlerde başvurduğu "yolsuzluk" söylemini kırması açısından da anlamlı bir ziyaretti. Baykal bu girişimi "siyasi konuları değerlendirmedik, sadece nezaket ziyaretiydi" sözleriyle kırmaya çalışmıştır.

Baykal'ın genel taktiği ise solu geniş bir yelpazede (sağın belli kesimlerine kadar) açıp tek muhalefet olarak tepki oylarını çekebilmektir. AK Parti'ye karşı "mecburen" CHP'nin desteklenmesi çabası...

Siyasi parti liderlerinin taktikleri kadar eski liderler Demirel ve M. Yılmaz'ın taktikleri de tali bir etkiyle hesaplarda yer buluyor.

Ağar Demirel'e karşı özenli bir dil kullanırken, Demirel Ağar'a karşı daha mesafeli duruyor.

Mesut Yılmaz Mumcu'ya daha olumlu bir yaklaşım gösterirken, Mumcu, Yılmaz'la arasına mesafe koyuyor.

Ağar Demirel ile aynı karede yer almak, Mumcu ise Yılmaz ile farklı karede durmak eğiliminde...

Saadet Partisi ise AK Parti tabanının da hassas olduğu "Filistin" gibi meselelerde duygusal bir destek üretme çabasında.

Sonuç olarak tüm partiler son 100 metreye ilk grupta girebilmek için her yolu deniyor, yeni çıkışlar planlıyor. AK Parti ise az hatayla süreci devam ettirip konumunu korumanın en büyük başarı olacağını biliyor.

AK Parti sağlam durdukça diğerlerinin çabaları birbirleri arasında bir rekabet olarak kalacaktır. Erdoğan'ın son dönemlerdeki siyasi hamleleri diğer liderlerin hamlelerini savuşturmaya yetmiş gibi görünüyor. Ancak yazın daha sıcak geçeceği söylenebilir...

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi