T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
S O N   D A K İ K A 14 TEMMUZ 2006 CUMA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

'24 yıl sonra bombalar yine Beyrut'a düştü'

"24 yıl sonra bombalar yine Beyrut'a düştü. Hep bu günlerden korkuyorduk. Bu kez durum çok ciddi. Nasıl sonuçlanır Allah bilir?.." Bu sözler, son iki gündür neredeyse bütün Lübnanlıların dilinde...

Endişeli gözlerle herkes birbirine "Ne olacak" diye soruyor ve "Umarız kısa surede Hizbullah ile İsrail anlaşır" diye ekliyor.

Lübnan, yıllar sonra yeniden "ateş çemberinin" içine girdi; hem de hiç beklemediği bir şekilde... Herkes mezhepler arası çatışmalara bir kıvılcımın yol açabileceği, ufak bir olayda o iç savaş günlerine dönülebileceği endişesi vardı.

Lübnanlıların en büyük korkuları, eski Başbakan Refik Hariri öldürülünce depreşti. Günlerce, aylarca, o eski iç savaş günlerine, 17 yıl süren birbirini vurma günlerine dönmek istemediklerini haykırdılar, meydanlara çıktılar, sonunda ülkeyi kendilerince yeniden düzlüğe çıkardıklarına inandılar.

KISA SÜREN SEVİNÇ

Lübnanlılar, bu yıl yeniden canlanan ülke turizminin coşkusunu yaşıyordu. Beyrut meydanlarına yine turistler akın akın geliyordu son bir aydır. Plajlarda defileler, konserler, meydanlarda eğlenceler düzenleniyordu. Yani sanki her şey, iç savaş öncesi gibiydi.

Bir zamanlar "Ortadoğu'nun İsviçre'si, Paris'i" olarak bilinen Beyrut, şaşalı günlerine dönüyor diye seviniyordu Lübnanlılar. Ama bu sevinç yine çok kısa sürdü. Üç gündür Lübnan'ın güneyden başlayarak bombalanması, insanları yeniden o eski günlere döndürdü.

Beyrut'un güneyinde bulunan köprülerin, Hizbullah'ın güçlü olduğu bölgelerin tek tek bombalanması, özellikle ikinci günden sonra Lübnanlıları endişeye sevk etti. Herkesin dilinde tek soru var: "Ne olacak şimdi?"

Beyrut sokakları, evler kaynayan kazan gibi. İnsanlar bir yandan korkuyla evlerine bir an önce giriyor. Gün içinde hep açık olan dükkanlar, mağazalar, alışveriş merkezleri artık kapalı. Beyrut sokakları sessizliğe bürünmüş durumda.

MARKETLERİN ALTI ÜSTÜNE GELDİ

Lübnanlılar, İsrail bombardımanın birinci gününde soğukkanlılığını muhafaza ederken, şimdi marketlerin altını üstüne getirmiş durumda. Marketlerde insanlar, saldırıların günlerce sürebileceği endişesiyle, çılgınlar gibi ne bulursa alıyor. Dün geceden bu yana benzin istasyonlarının önünde kuyruklar oluşuyor.

Beyrut'a turistik amaçlı gelen yabancılardan ve Lübnanlılardan oluşan binlerce kişi, bir an önce ülkeyi terk etmek için araçlarla Suriye'ye geçmeye çalışıyor. Beyrut-Şam karayolu İsrail tarafından bombalanınca, halk Şam'a gitmek için dağ yollarını kullanmaya başladı. Bir zamanlar gezi için çıkılan yollarda şimdi araçlarına bulabildiklerini dolduran Lübnanlılar, araçlarını hızla sürüyor. Herkes içine düştüğü bu durumun çıkmazı içinde.

Beyrut, yıllar önce "Gazap Üzümleri" operasyonuyla İsrail'in bu saldırısının benzerini yaşamıştı. Ancak bu kez durum çok farklı gibi gözüküyor.

Bu arada BM binasının arkasındaki bölgenin boşaltılması için İsrail uçaklarından bildiri atıldığı ve bu nedenle bölgenin tahliye edildiği gelen bilgiler arasında...

"OFİSİMİZ KAPALI, PARİS'İ ARAYIN"

Lübnanlı bir tanıdıkları, AA muhabiri ile ailesine, "Korkmayın, bizim ailenin kuzeyde dağların arasında evi var. Her odada 16 kişi kalabilir. Siz de gelir orada kalırsınız" tavsiyesinde bulunuyor.

Fransız Havayolları ofisinin telefon santralindeki bant kaydı, Lübnan'daki duruma ayna tutuyor: "Lübnan'daki son durum nedeniyle telefonlarınıza cevap veremiyoruz. Ofisimiz kapalı. Acil durum için lütfen Paris'teki merkezimizi arayın..."

  • EYÜP COŞKUN / BEYRUT (A.A)

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  • ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi