|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| S O N D A K İ K A | 21 TEMMUZ 2006 CUMA | ||
|
|
Zapsu'nun temaslarına Başkanlık Sistemi yorumu
Başbakan Erdoğan'ın Danışmanları Ahmet Davutoğlu ve Cüneyd Zapsu'nun son dönemde gerçekleştirdikleri diplomatik temaslara, emekli büyükelçilerden farklı tepkiler geldi.
İlk olarak Danışman Büyükelçi Ahmet Davutoğlu'nun Suriye'de gerçekleştirdiği temaslar, ardından da yine Danışman Cüneyd Zapsu'nun dün gerçekleştirdiği "hızlı diplomatik trafik", Türkiye'de danışmanların siyasetteki rolü tartışmalarını alevlendirdi. ABD'de de görev yapan ve Başkanlık sisteminde danışmanların rolünü yakından tanıyan iki Emekli Büyükelçi Nüzhet Kandemir ve Şükrü Elekdağ, ANKA'ya Zapsu'nun temaslarını değerlendirdi. DYP Genel Başkan Yardımcı ve Emekli Büyükelçi Nüzhet Kandemir, ABD'de Beyaz Saray ve Kongre'de danışmanların olduğunu, ancak bu ülkedeki sistemin farklı olduğunu hatırlattı. Zapsu'nun temaslarının, Türkiye'deki mevcut sistem ile çeliştiğini belirten Kandemir, Türkiye'de başkanlık sisteminin olmadığının altını çizdi. "Sistem neyse onun gereği yapılmalı" diyen Kandemir, bu tür gelişmelerin, ülkelerin yurt içi ve yurt dışındaki görünüşü için de iyi olmadığını belirtti. "ÖZAL DÖNEMİNDEKİ DANIŞMANLAR GERİ PLANDAYDI" Turgut Özal döneminde de danışmanların olduğunun altını çizen Kandemir, ancak o dönemdeki danışmanların geri planda kaldığını ve yurt dışındaki bütün temaslarda da Dışişleri Bakanlığı ve o ülkedeki Türkiye Büyükelçiliği ile temas içinde olduğunu söyledi. Eğer siyasi irade varsa bürokrasinin de ona bağlı olarak hızlanacağını belirten Nüzhet Kandemir, bürokraside hantallıkların siyasi karar eksikliğinin bir sonucu olarak oluştuğunu vurguladı. Kandemir, bu tür sorunların çıkması için siyasi iradenin, bürokratların arkasında durması ve gerekli yetkileri vermesi gerektiğini ifade etti. "YAPILABİLİR ANCAK KİŞİNİN DENEYİMLİ OLMASI GEREK" CHP Milletvekili ve emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ ise, Zapsu'nun temaslarını başkanlık sistemi ile karşılaştırmaktan çok pek çok ülkede uygulanan "back channel" (arka kanal) uygulamasının bir örneği olarak değerlendirdi. Bütün devletlerin gayrı resmi temaslarında bu tür uygulamalara giriştiğini belirten Elekdağ, böylece kamu önünde açıklanamayacak bazı tekliflerin karşı tarafa iletilebileceğini, teklif somutlaşırsa bu konuda adım atılabileceğini, somutlaşmazsa kamu önünde açıklanmadığı için başarısızlık olarak değerlendirilmeyeceğini belirtti. Elekdağ, ancak bu görevdeki kişilerin temaslarından sonra Dışişleri Bakanlığı'nı bilgilendirdiğini ve görüşmelerini rapor ettiğini, böylece kimin ne yaptığının belli olduğunu söyledi. Türkiye'de geçmişte de buna benzer uygulamaların yapıldığını kaydeden Elekdağ, ancak burada kişinin dış ilişkiler konusunda deneyimli olması gerektiğinin altını çizdi. Zapsu'nun ABD'de sarf ettiği sözleri hatırlatan Elekdağ, Başbakanlık Danışmanı'nın bu konuda yeterince deneyimli olmadığının görüldüğünü ifade etti. Elekdağ, Zapsu'nun bu konuda kullanılmasını yadırgadığını belirtti.
|
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |