T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
E K O N O M İ 21 TEMMUZ 2006 CUMA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Mülk satışına en büyük ilgi 'bıyıklı yabancılar'dan

Uyruk değiştiren gurbetçiler, arsa ve gayrimenkul edinmeyi sürdürüyorlar. Bu durum "Yabancılar hızla mülk alıyor" görüntüsünü ortaya çıkartıyor. Oysa taşınmaz edinen 13 bin 921 Yunan vatandaşının 12 bin 458'i Türk asıllı

Ali
Eyvaz
Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün yabancıların mülk edinmeleriyle ilgili son kanuni düzenlemeler çerçevesinde hazırladığı 25 Mart 2006 tarihli bir değerlendirme raporuna göre, Türkiye'de toprak ve bina satın alan yabancı uyruklu kişilerin büyük bölümünü vatandaşlıktan çıkarılan Türkler oluşturuyor. Türklerin işçi olarak gittikleri Avrupa ülkelerinin Türkiye'nin hemen her yerinde mülk edindikleri gözleniyor. Tapu Kadastro'nun verilerine göre, Türkiye'de taşınmaz edinen 13 bin 921 Yunan vatandaşının 12 bin 458'i Türk asıllı. Yunan vatandaşlarının aldığı 3 milyon 929 bin m2 taşınmazın 3 milyon 398 bini Türk asıllılara ait.

ALMANLAR'IN ÇORUM İLGİSİ

Raporda şöyle ilginç örnekler de veriliyor: "Örneğin Çorum'da Almanların mülk edindiğini gösteren veriler, doğumla Türk vatandaşlığını kazanmış fakat başka devletin vatandaşlığına geçmiş olan Türk soylu yabancılar olarak değerlendirilmelidir." Ayrıca Suriye vatandaşlarının Hatay'dan gayrimenkul aldıklarına ilişkin iddialara dayanak olarak, 1939'dan önce edinilmiş malları gösterdikleri de vurgulanıyor. Çünkü bu malların tamamı Hatay'ın Türkiye'ye katılması sürecinde, yani 1939'dan önce edinilmiş mallar olduğu, raporda dile getiriliyor.

Raporda dikkat çeken bir başka husus ise gerçek kişilerden çok, tüzel kişiliklerin edindiği mallara ilişkin yapılan vurguu. Yancı tüzel kişilerin mütekabiliyet ve diğer sınırlamalara tabi olmaksızın edindiği taşınmazlara dikkat edilmesi gerektiği belirtilen raporda şöyle deniliyor: Kamuoyunda bilinçli olarak belirli bölgelerimizle ilgili gerçek dışı bir şekilde Suriye ve İsrail vatandaşlarının mülk edindiği yönünde yayınlar yapılarak tartışma ortamı oluşturulmaktadır. Burada özellikle toplumun laik kesimine Suriye ve Arap-Ortadoğu ülkelerinin mülk ediniminin arttığı, karşı kesime de İsraillilerin Dicle-Fırat havzasında yer edindikleri ve bir amaç için çaba harcadıkları izlenimi verilmek istenilmektedir. Oysa ne Suriyelilerin ne de İsraillilerin bir bölgede yoğunlaşması var.

23 İsrailli ev almış

2003 yılından bu yana Türkiye genelinde ev almış olan İsrail vatandaşlarının sayısının sadece 23 olduğu belirlendi. Bunların da tamamına yakını Türkiye'den göç etmiş ve halen Türkiye'de yatırımları bulunan İsrailliler. Tapu Kadastro'nun 2003 yılı öncesini de kapsayan toplam verilerine göre ise 101 İsrail vatandaşının 139 taşınmaz aldığı görülüyor. Öte yandan İçişleri Bakanlığı, aralarında İsrail'in de bulunduğu 14 ülke vatandaşlarının Türkiye'den gayrimenkul edinmesinin ön koşulu olan "ikamet izni" şartını ve gayrimenkul sınırlamasını kaldırdı. Dışişleri Bakanlığı'nın getirdiği karşılıklılık ilkesinin Bayındırlık Bakanlığı'nca gözetileceği ve sadece başvuru sırasında "ön şart" olarak ikamet izninin aranmayacağı bildirildi. İsrail'de Türk vatandaşlarının mülk edinmelerine ilişkin resmi düzenleme ve somut uygulama yeniden incelenerek, Türkiye'deki somut uygulamanın da buna göre şekilleneceği belirtildi.

Yabancılar şirketle mülk edinmeye soğuk

Yapılan yeni düzenlemelerde yabancıların Türkiye'de şirket kurarak yatırım yapmaları karşılığında tıpkı Türk şirketleri gibi istedikleri kadar arazi ve bina alma hakları bulunuyor. Ancak yabancılar bu yolla mülk edinmeyi tercih etmiyorlar. Çünkü gerçek kişi olarak edinilmiş mallarla ilgili savaş gibi hallerde dahi uluslararası güvenceler söz konusu iken, tüzel kişilik olarak yapılan alımlarda aynı düzeyde güvence bulunmuyor ve devletin istimlak etme hakkı Türk vatandaşlarına ne ölçüde uygulanıyorsa, Türk şirketi olma özelliği taşıyan yabancı kişilerin şirket varlıklarına da aynı ölçüde uygulanıyor.

Karşılıklılık ilkesi esas kabul ediliyor

Türkiye'den taşınmaz mal edinebilmek için karşılıklılık ilkesi halen esas kabul ediliyor. Bu konuda hazırlanmış listelerde Türkiye'den kimlerin ne şartla mülk edinebileceği de açıkça ortaya konuluyor. Türkiye'den sadece bina mülkiyeti edinebilen ülkeler arasında Arnavutluk, Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Rusya Federasyonu gibi eski Sovyet ülkelerinin de yer aldığı 25 ülke bulunuyor. Öte yandan Türkiye ile arasında ancak karşılıklılık gereği mülk edinebilen ülkeler listesinde Avrupa ülkeleri, ABD, Malezya, Filipinler, Kamerun, Japonya, Kolombiya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Venezüela ve İsrail gibi 88 ülke yer alıyor. Ayrıca İçişleri ve Dışişleri'nin izniyle taşınmaz mal edinebilen ülkeler ise Cibuti, İran, Lübnan, Pakistan, Togo, Trinidad ve Tobago.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


   İş'in Sırrı

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi