T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 21 TEMMUZ 2006 CUMA | ||
|
|
Yüksek Askerî Şura'ya (YAŞ) iki hafta kala sergilenen telâşa bakıp "Abartmayalım" diyen benim. TMSF'den "Batan bankada 1 trilyon bono hesabınız bulunmuyor" belgesi almaya da, yakın bilinen bazı komutanların gönül macerası veya akçalı ilişkiler yüzünden istifa etmelerini bu olaya bağlamaya da gerçekten ihtiyaç yok. Hele, "Genelkurmay Başkanının kim olacağı şimdiden açıklansın" türü absürd teklifler tamamiyle yersiz. Benim bildiğim şu: Genelkurmay Başkanlığında görev değişimi geleneklere uygun olarak gerçekleşecek ve Org. Hilmi Özkök yerini Org. Yaşar Büyükanıt'a terk edecek... İki hafta sonra yapılacak toplantı belki de en sorunsuz YAŞ olacak... Baktığım pencereden gördüğüm tek 'flu nokta' olan, hakkında mahkemeden 40 yıla varan ağır ceza kararı çıkan Şemdinli dâvâsı sanığı bir astsubay hakkında sarf ettiği, "Kendisini tanırım, iyi çocuktur" sözünü neden söylediği yolunda açıklama yapsa da bu böyle olacak, yapmasa da... Org. Yaşar Büyükanıt'ın Genelkurmay Başkanı olmasının önünde, hiç değilse benim penceremden bakıldığında, herhangi bir engel görünmüyor... Bu da beni üzerinde mutlaka düşünülmesini istediğim bir konuya götürüyor: Daha önceki görev değişikliklerinde hiç rastlamadığımız bir telâş neden şimdi yaşanıyor? Önü kesilen kesilmeyen nice üst düzey komutan oldu Cumhuriyet Türkiyesi'nde, Org. Yaşar Büyükanıt o makama gelmezse yine en az kendisi kadar şerefli bir başka orgeneral aynı görevi üstlenecek; olay bu kadar açık olduğu halde, yaşanan elle tutulur derecedeki tedirginliğin sebebi ne? Bu soruya bir yığın başka sorular da eklenebilir. Benzer bir durum şimdi dinmişe benzeyen Cumhurbaşkanlığı eksenli tartışmalarda da görülmüştü. Türkiye'de Cumhurbaşkanının nasıl seçileceği ve kimlerin aday olabileceği anayasada açıkça yazılı; gelecek yılın nisan ayında Çankaya Köşkü boşaldığında kendisini o makama uygun gören başkaları gibi, anayasal şartlara sahip olduğu için Tayyip Erdoğan da aday olur ve yeterli oyu aldığı taktirde 11. Cumhurbaşkanı olarak Çankaya'ya çıkabilir. Birileri, kendilerini anayasanın ve seçme hakkının sahibi olan TBMM'nin yerine koyarak, "Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olamaz" deyip duruyorlar. Neden olamazmış, bal gibi olur... Org. Büyükanıt ile Başbakan Erdoğan elbette farklı konumlarda kamu görevlileri; biri 'atanmış', diğeri ise 'seçilmiş' durumdalar, göreve gelme biçimleri çok farklı... Atanılarak gelinen görevlerde atayanların tercihi tek belirleyici iken, seçilerek gelinen görevlerde öngörülen oyu almak yeterli oluyor. Atanma noktasına gelindiği halde tercih bir başkası için kullanıldığından atanmamak her zaman mümkündür de, seçilmesine yetecek oyu arkasında bulan birini seçtirmemek pek mümkün değildir. "Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olamaz" diyenlere, güçlü bir sesle "Neden olamazmış?" itirazında bulunan pek çıkmıyor, ama bakın, hiç değilse ben, "Önü kesilecek" endişesinin hüküm sürdüğü bir ortamda, "Lütfen abartmayın, her şey doğal akışı içerisinde gerçekleşecek, Org. Büyükanıt önünde durduğu makama atanacak" diyebiliyorum. Aksinin düşünülmesinin sebebini anlamasam, neden bazıları YAŞ toplantısından başka bir isim çıkarsa kıyamet kopacakmış gibi telâşlanırlar bilemesem de... Aklımızı başımıza toplayalım ve Genelkurmay Başkanlığı etrafında yaşanan gerilimi geride bırakalım artık; özellikle de Türkiye'nin pek çok hassas konusunun stratejik dikkat beklediği şu günlerde...
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |