T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
S O N   D A K İ K A 28 TEMMUZ 2006 CUMA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Orhan Pamuk hakkındaki dava reddedildi

Yazar Orhan Pamuk aleyhine İsviçre'de yayınlanan bir dergideki sözleri nedeniyle açılan tazminat davasında hakim, davanın reddine karar verdi.

Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki duruşmada hakim, davanın reddini kararlaştırdı. Davacı olarak 6 kişinin yer aldığı dava dilekçesinde, yazar Orhan Pamuk'un İsviçre'de yayınlanan bir dergiye verdiği röportajda, "30 bin Kürt'ü ve bir milyon Ermeni'yi öldürdük. Türkiye'de hiç kimse bunu dile getirmeye cesaret edemiyor. Ben ediyorum" dediği ifade edilmişti.

Pamuk'un beyanlarıyla "Türk milletini topyekün itham altına soktuğu" belirtilen dilekçede, davacılardan Turgut Kobaza'nın, 1915 yılında Ermeniler tarafından yapılan katliamlarda yakınlarının büyük kısmını kaybettiği, Emine Ermiş, Nuray Yaylan, Pakize Alp Akbaba ve Fatma Terzi'nin de Güneydoğu bölgesinde meydana gelen terör olayları nedeniyle oğullarını şehit verdikleri dile getirilmişti.

Dilekçede, Avukat Kemal Kerinçsiz'in de daha önce Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesinde Pamuk hakkında açılan davada müşteki sıfatı bulunduğu ifade edilerek, 6 davacı için toplam 36 bin YTL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesi istenmişti.

"TEMYİZ EDECEĞİZ"

Davacı avukatlarından Murat İnan, yazar Orhan Pamuk aleyhine İsviçre'de yayınlanan bir dergideki sözleri nedeniyle açılan tazminat davasının reddedilmesi yönündeki kararı temyiz edeceklerini bildirdi.

Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki duruşmaya davalı Yazar Orhan Pamuk ile avukatları katılmadı. Davacıların ve müdahale talebinde bulunanların avukatları ile davaya müdahil olmak isteyen emekli astsubay Oktay Yıldırım ise duruşmada hazır bulundu.

Duruşmada söz alan Oktay Yıldırım, yıllarca olağanüstü hal bölgesinde görev yaptığını ve sakatlanıp gazi olduğunu dile getirerek, "Beyefendi, (beyefendi) demekte zorlanıyorum, '30 bin vatandaş resmi görevlilerce öldürüldü' diyerek hepimizi, toprak altına koyduğum arkadaşlarımı töhmet altında bırakıyor. Buraya gelip bu durumun sorumlusunu açıklamak zorundadır. Eğer açıklayamıyor ise dava haklarımı saklı tutuyorum" dedi.

Hakim Ayser Oktay, Yıldırım'ın sözlerini tutanağa geçirmedi. Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneği ile bazı kişiler adına davaya müdahil olmak isteyen Avukat Fuat Turgut da Pamuk'un annesinin ve kardeşinin beyanlarında "akli dengesinin yerinde olmadığını" söylediklerini ileri sürerek, Orhan Pamuk'un, akli dengesinin araştırılması için Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesini istedi.

Hakim Ayser Oktay, davaya müdahil olmak isteyenlerin taleplerini yasal koşullara uygun olmadığı gerekçesiyle reddetti. Ayrıca, Fuat Turgut'un sözlerini davaya müdahil olmadığı için tutanağa yazdırmadı.

Duruşmada söz alan davacı avukatlarından Murat İnan, daha önceki dilekçelerinde belirttikleri delillerin toplanmasını talep etti. Kararını açıklayan Hakim Ayser Oktay, gerekçesinin daha sonra açıklanacağını ifade ederek davayı reddetti.

DURUŞMANIN ARDINDAN AÇIKLAMALAR

Duruşmanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan avukat Murat İnan, mahkemenin gerekçeli kararını hazırlamasının ardından temyiz haklarını kullanacaklarını bildirdi.

Oktay Yıldırım da "Babamın tarla davasını gütmek için burada değilim. '30 bin vatandaşı resmi görevliler katletti' diyen talihsiz bir yazı için buradayım" diye konuştu.

Bölgedeki vatandaşlarla ekmeklerini paylaştıklarını, okullardaki öğretmenlere güvenlik sağlayarak çocukların eğitim almasına yardım ettiklerini ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti:

"Hiç kimseyi katletmedik. Davayı açma sebebimiz sadece budur. Orhan Pamuk '30 bin vatandaş resmi görevlilerce katledildi' dediği cümlede haklılanmıştır, ululanmıştır. Benim toprağa koyduğum arkadaşlarım Edirnekapı'dadır. Onlar aşağılanmıştır. Onların hepimizden alacağı vardır. Bu davada sadakat alacakları vardır. Borcunuza sadık olun."

Duruşma öncesinde ve sırasında adliye binasının içinde ve dışında yoğun güvenlik önlemi alan polis, adliyeye girmek isteyenleri, üst aramasından geçirdi.

Bu sırada adliye önünde toplanan, Türk bayrağı ve Büyük Hukukçular Birliği yazılı pankartlar açan grup ile İstanbul Şehit Anaları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Pakize Alp Akbaba, karara tepki gösterdi. Grup, daha sonra olaysız şekilde adliye önünden ayrıldı.

  • İSTANBUL (A.A)

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  • ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi