Çökertme kebabı tarifi – Yemek tarifleri – Bugün ne pişirsem? 15 Haziran
ÖZGÜN

Çökertme kebabı tarifi – Yemek tarifleri – Bugün ne pişirsem? 15 Haziran

Çökertme kebabı tarifi haberimizde. Bugün ne pişirsem diye merak ediyorsanız sizlere enfes yemek tariflerinden çökertme kebabı tarifini sunuyoruz. Tüm ayrıntılarıyla hazırladığımız yemek tariflerinden çökertme kebabının enfes tadına ulaşabileceksiniz. İşte bugün ne pişirsem bölümünden en leziz yemek tariflerinden çökertme kebabı tarifi…

Haber Merkezi Diğer
Çökertme kebabı tarifi haberimizde. Ev hanımlarının en dert ettiği konulardan bir tanesi de bugün ne pişirsem oluyor. Farklı yemek tarifleri arayanlar için bizler de her gün değişik tarifler sunuyoruz. Çökertme kebabı tarifiyle bugün ne pişirsem derdine düşmeyeceksiniz. İşte sizler için hazırladığımız yemek tariflerinden çökertme kebabı tarifi…

Videolu anlatım için aşağıdaki fotoğrafa tıklayabilirsiniz.






Çökertme kebabı

2 kişilik

hazırlama süresi 1 saat

pişme süresi 45 dakika

·1 adet orta patates

·1 dilim dana antrikot

·Kızartmak için sıvıyağ

·tuz

Domates Sos

·1 adet küçük boy kuru soğan

·1 çorba kaşığı tereyağı

·1 diş sarımsak

·1 adet sivri biber

·2 adet domates

·Tuz

Servis için

·Çırpılmış yoğurt

·Kıyılmış maydanoz

Hazırlanışı

·Domates sos için soğanları kıyın

·Tavaya soğanları alın

·Tereyağını ilave edin

·Sarımsağı kıyın

·Sarımsağı ilave edin ve sotelemeye devam edin (

·Sivri biberi kıyın ve tavaya ilave edin

·Soğanlar ve biberler domates salçasını ilave edin ve kokusu çıkana kadar kavurun.

·Domatesleri rendeleyin.

·Tuzunu serpin

·çok az sıcak su ilave edin, suyunu çekene kadar yavaş yavaş pişirin

·Patatesleri kibrit çöpü doğrayın.

·kızdırdığınız sıvıyağda nar gibi kızartın.

·Antrikotu jülyen doğrayın.

·Yağlayıp kızdırdığınız ızgara tavada antrikotları pişirin.

·Tuzunu serpin

·Servis tabağına patates kızartmalarını alın

·üzerine yoğurdu yayın

·domates sosunu yayın

· kıyılmış maydanoz serpin.


Geçmiş Ramazan sofraları

Geçmiş bir iftardır şahidim benim. Kuş orucu tuttuğum, iftara az kala pideciye koşturduğum, bir kulağım ezanda “Akşam oldu ya, neden hâlâ ezan okunmuyor?" diye kızıp durduğum…

Geçmiş bir sahurdur şahidim benim. Uyandırmaya kıyamasalar da illâ kalktığım,ağzıma atılan ekmek balığını şöyle bir gevelediğim ve dedemden gecenin bir vakti tekrar tekrar Hayber Kalesi cengini anlatmasını istediğim…

Geçmiş bir yaz Ramazan'ıdır şahidim benim. “Biz her canlı şeyi sudan diri kıldık" ayetindeki gibi suyla hayat bulduğumu yeniden anladığım, gözümü kapatınca kendimi Kerbelâ'da gördüğüm ve dudaklarıma değecek sudan medet umduğum…

Geldi mübarek Ramazan

Eskiden Ramazan öncesi uzun hazırlıklar yapılır, iftarlık ve sahurluklar mümkün olduğu kadar önceden hazırlanırdı. 1 ay boyunca yenilecek her türlü gıda kilerlere önceden doldurulurdu. Sahur için ev makarnaları, erişteler, keteler, çörekler ve pastalar; iftar için iftariyelik olarak kullanılmak üzere yaz veya kış meyvelerinden reçeller, çeşit çeşit turşular, pastırmalar, sucuklar, hurma, kayısı, incir gibi kuru meyveler hazırlanır, böylece Ramazan'da bunlar için fazladan emek ve para harcanmamış olurdu.

Önemli hazırlıklardan biri de Ramazan'ın ilanıydı. İllerde kadı veya müftülerin başkanlığında birer heyet kurulup yevm-i şek (hilalin görülmesiyle Şaban ayının bitip Ramazan'ın başlangıcının tespit edildiği ve emin olunamadığı için şüpheli olduğu söylenen gün) gecesi yüksek bir tepeden ayın durumu gözlenirdi. Eğlenceye dönüştürülen ve kadı tarafından heyettekilere ziyafet verilen o gece hilâl görülür görülmez Ramazan'ın başladığı ilan edilirdi. Camilerin kandilleri yakılır, top atılır ve davulcular mahalleleri dolaşmaya başlardı.

Ramazan ayında müminleri davulla sahura kaldıran bekçiler söyledikleri manilerle hem birbirlerine sataşır, hem de isteklerini dile getirirlerdi. 1826 yılında derlenen Ramazannâme'de bu maniler bolca görülmektedir:

Ayasofya'dan al çörek

Lazımdır baklava börek

Hocapaşa'nın simidi

İftarda bulunmak gerek

Cümlesin başı ekmek

Garip yiğit harcı keşkek

Yağlı lokum, samsa börek

İftar vakti yenir tek tek

Yufka bağrın ezdi bekçi

Dünyasından bezdi bekçi

Ramazanın zâhiresin

lkbaharda düzdü bekçi.

Baklavanın alayı vardı

Osmanlı'da Ramazan'ın 15. günü çok önemliydi; çünkü o gün padişah hem haremini, hem de sivil ve askerî bürokrasiyi yanına alıp Hırka-i Şerîf'i ziyaret ederdi. Ziyaret sonrasındaki 'baklava alayı'nda her 10 askere 1 tepsi düşecek şekilde hazırlanan baklavalar törenle askerlere dağıtılırdı. Kayıtlarda bazen rikak, bazen de baklava olarak geçen ve Osmanlı'da kayıtlara geçtiği ilk tarih 1473 olan baklava, iftar ve bayram sofralarının vazgeçilmez tatlıları arasındaydı.



Ulûfe ödemelerinin yapıldığı günde ve Ramazan ayının 15'inde Hırka-i Şerîf ziyaretinin ardından yeniçerilere dağıtılan rikak baklavasının yufkaları sadeyağla kızartılır, yeniçerilere sunulanında tatlandırıcı olarak bol miktarda bal ve çok daha az oranda şeker kullanılıp içine de badem katılırdı. Yine Ramazannâme'de bu olay için söylenen bir mani bulunmaktadır:

Bu gece onaltı sayı

Gidiyor Ramazan ayı

Yeniçeri padişahtan

Aldı rikak baklavayı.

Evliyâ Çelebi'nin Seyahatnâme'sinde yazdığına göre iyi bir baklava, bir kağnı tekerleği kadar büyük ve de kat kat olmasına rağmen ufacık bir paranın ağırlığıyla çökecek kadar yumuşak olmalıydı. Çelebi, Belgrad baklavalarının aynen anlattığı gibi olduğunu belirtir ve orada yediği baklavayı yere göğe sığdıramaz.


Çökertme kebabı tarifi haberimizde. Bugün ne pişirsem diye merak ediyorsanız sizlere enfes yemek tariflerinden çökertme kebabı tarifini sunuyoruz. Tüm ayrıntılarıyla hazırladığımız yemek tariflerinden çökertme kebabının enfes tadına ulaşabileceksiniz. İşte bugün ne pişirsem bölümünden en leziz yemek tariflerinden çökertme kebabı tarifi…

Yorum

ÖNERİLEN VİDEO
Sinek küçüktür ama mide bulandırır
+

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.