Dünya Dünya kamuoyunda cevabı verilemeyen soru Çocuğum nerede?

Doğu Türkistanlı çocuklar kamplara kaçırılıyor

Dünya kamuoyunda cevabı verilemeyen soru: Çocuğum nerede?

Çin'de Müslüman topluluklara uygulanan baskılar hızla artıyor. 2 yaşından küçük çocukların çok büyük bir kısmı ailelerinden zorla alınarak sözde 'anaokulları'na yerleştiriliyor ve bu oran neredeyse yüzde 90 civarında. Çince dışında bir dil ile iletişim kurulmasının yasaklandığı ve ihlali durumunda ağır cezalar uygulanan bu söz konusu eğitim kurumu görünümlü kamplarda alıkonulan çocuklar, Çin devletini, liderlerini ve ateist Komünist yaşam tarzını sevmek için yetiştiriliyorlar.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Yetişkinler için kurulan toplama kampları ile eş zamanlı olarak, çocuklar için de yatılı kamp sistemi uygulanıyor.   AFP
Yetişkinler için kurulan toplama kampları ile eş zamanlı olarak, çocuklar için de yatılı kamp sistemi uygulanıyor. AFP

"Çocuklarım nerede?"

Bir çok Doğu Türkistanlı Müslüman tarafından sorulan soru bu. Bir kısmı son iki yıldır bu soruyu daha çok soruyor. Çin hükumetinin gizlilik ilkesi ve medyaya uyguladığı sıkı sansür sebebiyle sadece BBC ve The Guardian gibi kuruluşlar tarafından yapılan araştırmalar konuyu daha da karmaşık hale getirdi.

The Muslim Vibe tarafından hazırlanan bir rapora göre, Çin hükümeti çocukları ebeveynlerinden ayırıyor. İki yaşından küçük çocuklar dahi 'özel anaokulu' adı altındaki kamplara götürülüyor. Çin'de Müslüman nüfusu küçük bir azınlığı oluştursa da bazı bölgelerde son iki yılda sözde 'eğitim kurumlarına' kaydedilen Müslüman çocuklarının sayısı yüzde 90 civarında.

Çin güvenlik güçleri Müslümanlara fiziksel baskıların yanı sıra psikolojik baskı da uyguluyor. nAFP
  • Bu söz konusu kurumların içerisinde ana dillerinde konuşmaları yasak. Çince dışında her hangi bir dille iletişim kuranlara ağır cezalar uygulanıyor. Çocuklar, Çin devletini, liderlerini ve ateist Komünist yaşam tarzını sevmek için yetiştiriliyorlar. Geleneksel Çin kıyafetleri giymeye zorlanıyorlar.

BBC'de daha önce yayınlanan bir istatistik, Doğu Türkistan bölgesindeki yatılı ana okulu inşaatları için, Çin devletinin 1,2 milyar dolar harcadığını gösteriyor.

Amaç: İslam kültürünün yok edilmesi

Çocuklar çok küçük olduklarından çoğu ebeveynlerini, kültürlerini veya İslam dinine ait hiç bir bilgiyi öğrenmeden büyüme tehdidi altında.

Dış dünya ile hiç bir temasa izin verilmeyen bu kurumlarda yetişen çocuklar görevli personele 'anne' ve 'baba' diye tanımaları sağlanıyor. Amaç ise tabii ki İslam kültürünün yok edilmesi.

Müslüman azınlığa bağlı çok sayıda kişinin; namaz kıldıkları, başörtüsü taktıkları veya Türkiye gibi ülkelerle ilişkili oldukları gerekçesiyle gözaltına alınıyor. Reuters

Eğitim merkezi adı altında toplama kampı

Sadece çocuklar değil aileler de dinlerinden vazgeçmeleri ve Çin devletine bağlılıklarını taahhüt etmeleri amacıyla "yeniden eğitim" veya "düşünce merkezleri" adı altında toplama kamplarına alınıyor. Müslümanlar bu kamplarda, domuz eti yemeye ve alkol kullanmaya zorlanıyorlar.

Çinli yetkililer "aşırılık yanlısı" ideolojilere yakınlık duyan veya risk taşıyan kişilerin bu tür toplama kamplarına alındığını iddia ediyor.

Camiler kapatılıyor, üniversitelere yasak geliyor

Doğu Türkistan'da Müslümanlar üzerindeki sert baskı, daha fazla bölgeye ve daha fazla gruba yayılıyor. Bölgede camilerin kapatılacağı, okulların ve üniversitelerin dini faaliyetlere izin verilmeyeceği açıklanmıştı.

Yaşananların tümü temel insan haklarının açık ihlali. Batı tarafından sürekli gündeme taşınan özgürlük değerleri ise Çin'de yaşayan Müslümanlar için geçerli değil. Çin'de dini uygulamalara hiç bir özgürlük yok. Kimse bu açık ihlal ve zulme rağmen sorumlu tutulmuyor ya da yargılanmıyor. Toplumsal adaletsizliğe karşı harekete geçmek için sadece Müslümanlar olarak değil, sadece insan olarak da bir görevimiz var.

ABD ile yaptırım krizi derinleşirse İncirlik ve Kürecik masaya gelir
Gündem

ABD ile yaptırım krizi derinleşirse İncirlik ve Kürecik masaya gelir

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'nin kuzeyinde bir terör devleti kurulmasının engellemeye yönelik başlattığı Barış Pınarı Harekatı sonrası ABD'de adeta yaptırım seferberliği ilan edildi. ABD Kongresi ve Hazine Bakanlığı ayrı ayrı yaptırım paketleri hazırladı. Şüphesiz Türkiye'nin bu yaptırımlara karşı atabileceği bazı adımlar bulunuyor. Akıllara gelen ilk seçenek ise, İncirlik ve Kürecik Radar Üssü'nün Amerikan ordusunun kullanımına kapatılması. Yenisafak.com'un sorularını yanıtlayan Türkiye'nin en kıdemli emekli büyükelçilerinden Uluç Özülker, "Yaptırım konusunda çok daha ileriye giden tutum içerisine girildiğinde, Türkiye'nin elinde kozlar ve atabileceği çok adım var. Türkiye bütün bunların altından kalkabilecek kadar güçlüdür" değerlendirmesinde bulundu.
Lavanta kokulu baba kız sevgisi
Gündem

Lavanta kokulu baba kız sevgisi

Antalya’da kamyonetin çarpması sonucu 40 gün yoğun bakımda kalan 24 yaşındaki Seda Nur’un babası Kadir Şen, kızı çok sevdiği için oluşturduğu bahçeyle umutları yeşertti. Seda Şen, “Bizimkisi lavanta kokulu bir baba kız sevgisi hikayesi. Ondan hiç vazgeçmemeyi öğrendim” dedi.
Son eser de taşınıyor
Gündem

Son eser de taşınıyor

Hasankeyf’te kültürel mirasın korunması için şu ana kadar altı eser baraj gölü alanından çıkarıldı. Taşınacak son eser Er-Rızk Camii’nin kaldırılması için de harekete geçildi. Yaklaşık bin 700 ton ağırlığa sahip camiyi kaldırma işlemi üç aşamada tamamlanacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.